Paris’e gelişlerin sayısını unuttum, bu kentin beni böylesine ve sürekli çekmesindeki en büyük etken sevgili “yarım asırdan fazladır arkadaşım” Ayşegül… O kadar eskiye dayanan anılarımız var ki… Yaşamda acı-tatlı ne varsa, hep paylaştık.
Pandemi sonrası ilk dış seyahatim!
Ne İstanbul çıkışı, ne Paris girişi, “aşılı mısın? Ateşin- öksürüğün var mı? Sağlıklı olduğunu kanıtla, belgeni göster” diyen olmadı, maskeler filan kenara atılmış, rahatça gezeceğiz anlaşılan.
-Neler yapmalı acaba?
Louvre (*) desen, yıllar içinde her köşesini gezdim, belki tekrar gider, “yüzüne pasta fırlatılan Mona Lisa’nın morali düzelmiş mi?” Diye bir bakarım. Ooo bilet fiyatları uçmuş! (Tabii, başarılı ekonomi yönetimimiz sayesinde bize göre!!!)