İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4684 %0.19
51,2648 %-0.07
6.418,21 % 2,74
66.343,02 %-3.297
Muhalif. GÜNDEM Kılıçdaroğlu: Şimdi yeni bir kamplaşma süreci başlatılmak isteniyor

Kılıçdaroğlu: Şimdi yeni bir kamplaşma süreci başlatılmak isteniyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Giresun'da partisinin grup toplantısında konuştu.

Okunma Süresi: 5 dk

"Bize katılın çünkü Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullar iyi değil. 

Biz Giresun’u ve Giresunluları şükran ve minnetle anarız. Şimdi yeni bir süreç var. Yüzyıllık süreç içerisinde pek çok acı olayla karşılaştık, büyük acılar yaşadık. Bu ülkede başbakanlar idam edildi, gencecik fidan gibi evlatlarımız idam edildi.

Şimdi yeni bir kamplaşma süreci başlatılmak isteniyor. Bütün Türkiye’ye seslenmek istiyorum: Sakın ola kamplaşmayın. Birlikte huzur içinde yaşayacağız. Hiç kimsenin kimliğini, yaşam tarzını siyasete malzeme etmeden herkese hizmet etmenin görevini, aşkını yaşamalıyız.

Türkiye’ye yeni bir iklim getirme hedefindeyim. Yeni bir amacım var. Türkiye’ye kucaklaşma iklimi gelmeli. İlk adımı attım, helalleşeceğiz dedim. 85 milyon insanla gerekirse helalleşeceğiz.  Neyin kavgasını veriyoruz?

Onun için bize katılın dedim, katılın ki yolumuz aydınlık olsun, demokratik yöntemlerle dikta yönetimini değiştirelim. Katılın ki Türkiye aydınlığı, huzuru, itibarı yeniden getirelim.

Bu ülkeyi kuranlar köylü milletin efendisidir dediler. Üreten milletin efendisidir. Köylünün ürettiği ürünü birileri elinden kapmasın diye  Toprak Mahsulleri Ofisi’ni kurdular. Çiftçi ürettiği ürünün karşılığını alsın diye.

Çiftçi ürettiği zaman 85 milyonun karnı doyacak. Fiskobirlik’i devre dışı bıraktılar. Bütün Karadeniz’e söz veriyorum, Fiskobirlik’i yeniden ayağa kaldıracağız.

Çiftçi bir anlamda birilerine teslim edildi. Giresun’da kişi başı gelir 2014’te 7 bin 58 dolarken 2020’de 5 bin 291 dolara düştü. Bunun ne anlama geldiğini herhalde bütün Giresunlular çarşıya pazara giderken fark ediyorlardır.

Giresun’da kamuya ait neredeyse bütün fabrikalar ya kapatıldı ya satıldı. Giresun açıkça cezalandırıldı bu iktidar tarafından. Yeteri kadar uzman doktor bile yok.

Burası arıcılık açısından da Türkiye’nin önemli merkezlerindendir.

Dolar 10 kat arttı, gübre 8 kat arttı ama alan bazlı fındık desteği hiç artmadı. Teşvik hiç artmadı. Burada biraz sitem edeyim… Nasıl olsa bunlar bize oy verecekler diyorlar. Buradan size sitemim var, verilen sözü tutmuyorlarsa o iktidarı değiştireceksiniz.

Milletvekili gelecek, soracaksınız, yol ne oldu? 20 yıldır yapmıyorsun. O zaman Giresunlu kardeşlerim şunu düşünecek, bunlar yapılmıyorsa seçim gelince benden oy istemeye gelince şunu soracak: Fındık fiyatını ne yaptın, yol için söz vermiştin ne oldu? Kusura bakma ben de sana oy vermeyeceğim diyecek.

Fındık sadece sıradan bir olay değildir. Fındığın kullandığı sanayinin yıllık dünyadaki hacmi 120 milyar dolar civarındadır.

Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti bu 120 milyar dolardan sadece 2 - 2,5 milyar dolarını alıyor, ham fındık ihraç ederek. Elin oğlu 120 milyar dolar kazanacak biz sadece 2,5 milyar dolar. Bu siyasetçinin öngörüsü yok demektir. Benim ürettiğim ürün başkalarının gelir kapısı oluyor da bizim açımızdan gelir kapısı olmuyor.

Koskoca Karadeniz’in fındık ürünü bir firmanın tekeline bırakılır mı? Bize katılacaksınız, bu tabloyu beraber değiştireceğiz. Bazen diyorlar mı Cehape milliyetçi mi diyorlar. CHP’nin altı okunun biri milliyetçiliktir. Biz fındık üreticisini yabancı tekellerine peşkeş çektirmeyiz, işte milliyetçilik budur. 

Bizim insanımız kazanacak. Hangi partiden olursan ol kardeşim, sen kazanacaksın! Biz onlar gibi toplumu ayrıştırmıyoruz. Tam tersine herkesin bir arada yaşamı için mücadele ediyoruz.

Türkiye’yi bekleyen tehlikeyi az önce söyledim. Bir tekelleşme gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ferero denen firma dikey bütünleşik bir yapı içerisinde büyümeye devam ediyor.

En büyük fındık ihracatçısını satın aldı ve bir numara oldu. Onun verdiği fiyat geçerli, hiçbir politikacının verdiği fiyat geçerli değil. Açıkça bir sömürü çarkıyla fındık üreticisi karşı karşıya.  Fındık fiyatını kontrol eden bu yabancı firma. Ticaret Odası, Sanayi Odası, Esnaf Odası şikayet eder.Kalkıp da Türkiye’yi bu hale sokan partiye oyu ben mi verdim, oyu veren arkadaşların düşünmesi lazım.

Memleket bir yerlere sürükleniyor denmesi lazım. Şu anda fındık piyasasını belirleyen bir firma var.

Bütün fındık üreticisi kardeşlerime açık ve net söylemek isterim. Eğer yabancı bir tekele karşı devleti yönetenler sessiz kalıyorlarsa o yabancı tekelin ortaklığını yapıyorlar demektir.

O yabancı tekele son veremezler. O yabancı tekele kim son verebilir, Bay Kemal kaldıracak, hiç endişe etmeyin. Bay Kemal’in verilmeyecek hesabı yok, verilmeyecek hesabınız varsa milletin lehine karar alırsınız.

“Bu can bu bedende kaldığı sürece sen papazı alamazsın” deyip üç gün sonra papazı veriyorsan olmaz. O nedenle Fiskobirlik’i yeniden ayağa kaldırmamız lazım.

Kanaat önderleriyle bir toplantı yaptık. Belki aranızdan bazı ailelerin çocukları da üniversite sınavlarını kazandılar, büyük kentlere gittiler, kayıt yaptıracaklar. Anne ve babaların en büyük kaygısı çocuklarının nerede kalacağı. Yurt yeteri kadar yok. Biz kendi belediye başkanlarımıza söyledik, binaları kiralayın yurt yapın, hiçbir anne babanın gözü arkada kalmasın.  20 yılda bir yurt sorununu çözemediler. Giresunlulara da 85 milyona da söz veriyorum, 1 yıl içerisinde Türkiye’nin yurt sorununu çözeceğiz.

Bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, öyle iddialı ve kararlı geliyoruz ki varan olan sorunların tamamına talibiz.

Hâlâ taşeron işçiler var. Onlara da sözüm söz taşeron belasını kaldıracağım. Öğretmenleri dövüp yerde süreklediler, ben de itiraz ettim. Öğretmeni dövemezsin! Eğer bir şey yapacaksan öğretmenin elini öpeceksin. Evlatlarımızı yetiştiren öğretmenler değil mi? Öğretmenler için farklı maaşları bitireceğiz, hakkını teslim edeceğiz. Öğretmenler gelecek endişesi taşımayacak."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız