Avustralya ile Hawaii arasında konumlanan, toplam 26 kilometrekarelik küçük bir alana yayılan dokuz mercan adasından oluşan Tuvalu, iklim krizinin en ağır faturasıyla yüzleşiyor. Yaklaşık 11 bin kişilik nüfusa sahip olan ülkede, ana ada Funafuti’nin deniz seviyesinden yüksekliği yalnızca 50 santimetre civarında. Bu durum, adayı en küçük gelgit dalgalarında ve fırtınalarda bile savunmasız bırakıyor. Son 30 yılda bölgedeki su seviyesinin küresel ortalamanın 1,5 katı hızla yükseldiğini raporlayan bilim insanları, korkutucu bir projeksiyon sunuyor: 2050 yılına kadar Tuvalu topraklarının yarısı, 2100 yılına kadar ise yüzde 95'i tamamen sular altında kalacak.

Tarihin ilk iklim göçü antlaşması devrede
Ülke topraklarında sığınabilecekleri yüksek bir kara parçası bulunmayan Tuvalulular için uluslararası hukuk kurallarını da esneten bir tahliye süreci yürütülüyor. Tuvalu hükümeti, küresel çapta bir ilke imza atarak Avustralya ile "Falepili Birlik Antlaşması" protokolünü hayata geçirdi. Ağustos 2024'te resmen yürürlüğe giren ve 2026 yılı itibarıyla resmi yerleşim süreçleri başlayan bu antlaşma kapsamında, her yıl 280 Tuvalu vatandaşına Avustralya'da daimi ikamet ve çalışma hakkı tanınıyor. Geleceklerini garanti altına almak isteyen ada halkının büyük bir kısmı, 2026-2027 dönemi vize kuraları dahil olmak üzere bu özel programdan yararlanmak adına resmi başvurularını tamamlamış durumda.

Toprak kaybolsa da egemenlik dijital dünyada sürecek
Tuvalu'nun yaşadığı kriz, yalnızca fiziki toprak kaybıyla sınırlı kalmıyor; benzersiz bir dil, müzik ve geleneksel miras da yok olma tehlikesi taşıyor. Bu doğrultuda harekete geçen yetkililer, ülkenin sözlü tarihini, melodilerini ve kültürel pratiklerini "Sanal Ulusal Müze" projesiyle bulut altyapısına taşıyor. Öte yandan, uluslararası diplomasi tarihinde de bir ilk yaşanıyor: Avustralya ve Yeni Zelanda dahil 25 ülke, Tuvalu'nun fiziki toprakları tamamen sular altında kalsa bile ülkenin devlet statüsünü, Birleşmiş Milletler'deki oy hakkını ve zengin deniz rezervlerine sahip geniş münhasır ekonomik bölgesini tanımaya devam edeceğini taahhüt etti. Böylece Tuvalu, yeryüzünden silinse dahi egemenliğini koruyan dünyanın ilk dijital devleti olarak tarihe geçmeye hazırlanıyor.