İstanbul
Kapalı
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1432 %0.02
50,4586 %0.46
6.359,38 % 1,73
91.626,30 %1.028
Ara

Fotoğrafını park giriş kartlarına bastıran Trump, imzasını iklim sözleşmesinden siliyor

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Fotoğrafını park giriş kartlarına bastıran Trump, imzasını iklim sözleşmesinden siliyor

Son aylarda Trump’ın adı Kennedy Center’ın cephesine kazındı. Devlet kurumlarının tabelalarına eklendi. Ulusal park girişlerinde kullanılan kartlarda, yüzü George Washington’ın yanında yer aldı. Savaş gemilerine, yatırım programlarına, resmî web sitelerine ismi verildi. Hatta para birimlerine ve anıtsal mekânlara adının kazınması için teklifler dolaşıma sokuldu.

Yani o “imza”, tabelalara kazınırken; küresel sorumluluklardan geri çekiliyor.

Amerika Başkanı Trump’ın geçtiğimiz günlerde imzaladığı kararnameyle Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletler bünyesindeki 66 kuruluştan üyeliğini ve desteğini çekti. Bu kuruluşların arasında, küresel iklim diplomasisinin omurgasını oluşturan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) de bulunuyor.

1992’de Rio’da tanıtılan, 1995’te yürürlüğe giren ve 30 yılı aşkın süredir iklim müzakerelerinin temel zeminini oluşturan bu sözleşmeden Amerika’nın ayrılması, yalnızca diplomatik bir kriz değil; gezegenin geleceğine yönelik ağır bir siyasi mesaj. Üstelik Amerika, 195 ülkenin taraf olduğu bu sözleşmeden ayrılan ilk ülke olacak.

Gerekçe ise;

“Bu kuruluşlar Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmiyor.”

Ama sorun tam da burada başlıyor. Çünkü iklim diplomasisi, ulusal egoların yarıştığı bir alan değil. İklim krizi, tek bir ülkenin çıkar hesabıyla çözülebilecek bir mesele değil. Atmosfer pasaport sormaz. Karbon milliyetçilik tanımaz. Kuraklık seçim takvimine bakmaz.

Dünya zaten gecikmiş bir yeşil dönüşüm sürecinin içinde ilerliyor. Yavaş, sancılı, çatışmalı ama kaçınılmaz bir dönüşüm bu. Çünkü ham madde krizleri, su kıtlığı, enerji güvenliği, gıda sistemlerinin kırılganlığı artık soyut rapor başlıkları değil; devlet başkanlarının, şirket yöneticilerinin, yerel yöneticilerin birebir yaşadığı gerçeklikler. Bu dönüşümü “tercih ettiğimiz” için yaşamıyoruz. Buna mecburuz.

Tam da bu yüzden, bu süreci baltalamak yalnızca politik bir pozisyon değil; tarihsel bir sorumsuzluk.

Evet Trump’ın kararı hemen yürürlüğe girmeyecek. Bir yıl sonra geçerli olacak. Ancak Trump yönetimde kaldığı sürece bu kararın geri alınması beklenmiyor. Bu da demek oluyor ki 2026 yılı, küresel iklim diplomasisi açısından son derece kırılgan, belirsiz ve çalkantılı bir yıl olacak.

Trump’ın küresel anlaşmalardan çekilme kararı, yalnızca diplomasi masalarında değil, dünya genelinde siyaset, ekonomi ve toplum psikolojisi üzerinde de dalga dalga etkiler yaratacaktır.

Neler olabilir?

1-Bu adım, küresel iklim diplomasisinde güven krizine yol açarken, bazı ülkeler için “nasıl olsa yükümlülükler gevşiyor” gerekçesine dönüşebilir.

2-İş dünyasında ise kısa vadeli bir belirsizlik ve bekle-gör hali yaratması kaçınılmaz. Ancak büyük şirketler için dönüşüm artık bir tercih değil, finansal bir zorunluluktur: su riski tedarik zincirini, iklim riski bilançoyu, karbon regülasyonları rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.

3-Bireyler cephesinde ise bu karar, bir yandan umutsuzluk ve iklim yorgunluğunu beslerken, diğer yandan sivil toplumu ve genç hareketleri daha da güçlendirecek bir kırılma noktası olabilir. Çünkü tarih gösteriyor ki, siyasi geri adımlar çoğu zaman toplumsal ilerlemenin tetikleyicisi olur.

Trump’ın adını binalara yazmak mümkün olabilir. Bilimi kararnameyle iptal edemezsiniz. Gerçekliği tabelayla değiştiremezsiniz. Tarih bize defalarca şunu gösterdi:

İsimler silinir. Tabelalar sökülür. Dönemler kapanır. Ama iklim politikalarında kaybedilen her yıl, geri gelmez. Trump kendi adını her yere kazımaya çalışırken, megalomani sınırlarını zorlayan bu tutumun geride nasıl bir dünya bırakacağını neredeyse hiç umursamıyor olmasını yorumlamak ise çok zor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *