Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen "Mevlid-i Nebi Haftası Programı"na katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında Müslümanların şahsi, iş, aile ve toplumsal ilişkilerinde güzel ahlakı rehber edinmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Kur'an ve sünnetin kılavuzluğunda ahlak-ı hamidiyyeyi, ahlak-ı haseneyi hayatımızın merkezine koymak durumundayız. Bu inancı ve bu kararlılığı her birimizin kuşanması gereklidir. Fakat bu anlayışı öncelikle kendi hayatımıza hakim kılmamız gerekir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi Efendimizin örnek ahlakıyla tanıştırmamız, onları Resul-i Kibriya'nın temsil ettiği değerlerle buluşturmamız hayati bir meseledir. Ancak bu şekilde kalplerimizde filizlenen, ailemizde yeşeren ve milletimizde boy veren kıymet hükümlerini bütün insanlığa ulaştırabiliriz."
"Gazze dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevrildi"
Aktörler ve senaryolar değişse de iyi ile kötünün mücadele ettiği tarihi bir sürecin yaşandığını belirten Erdoğan; Filistin'den Lübnan'a, Sudan'dan Somali'ye kadar geniş bir coğrafyanın yıllardır kriz, savaş ve istikrarsızlıkla mücadele ettiğini dile getirdi.
Erdoğan, sivillerin hedef alınmasına tepki göstererek şunları kaydetti:
"Her şeyden habersiz, masum yavrular göz göre göre hedef alınıyor. Dünyayı tanımadan, daha ne olup bittiğini anlamadan bebekler, çocuklar toprağa düşüyor. Kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları, yardım görevlileri savaş ve çatışma ortamlarında değil, sivil yerleşim yerlerinde bombalarla katlediliyor. Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze'de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor. Sadece Filistin'de milyonlarca kardeşimiz en temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde de çok zor şartlar altında hayatta kalmanın mücadelesini veriyor."
"Siyonizmin yayılmacı emellerine karşı insanlık cephesi adına uyarıyoruz"
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1,3 milyon insanın evini terk etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Dört binden fazla sivilin hayatını kaybettiğini, 12 bini aşkın kişinin yaralandığını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İsrail'in savaş bağımlısı, mevcut hükümeti, komşularından başlayarak tüm bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemek için her türlü tahriki deniyor. Siyonizm denilen radikal, işgalci, soykırımcı ideoloji sadece komşularının huzuruna kastetmiyor. Bölgesel barışı ve insani değerleri savunan herkesi hedef alıyor. Biz de siyonizmin yayılmacı emellerine dikkat çekerken bunu kendimiz için değil, hangi inanca mensup olursa olsun bölgedeki tüm halklar adına, insanlık cephesi adına yapıyoruz."
"Tarihte yapılan sessizlik hatası bugün tekrarlanıyor"
Geçmişte yaşanan soykırımlara karşı sergilenen uluslararası duyarsızlığın bir benzerinin bugün yaşandığını belirten Erdoğan, küresel kurumların yetersizliğini eleştirdi:
"Yakın tarihte Hitler'e, Pol Pot'a ve diğer gözü dönmüş zalimlere yönelik sessizliğin bedelini maalesef siviller ödemek zorunda kaldı. Hitler'in toplama kamplarında, Pol Pot'un ölüm tarlalarında farklı kökenden, farklı inançlardan milyonlarca insan soykırıma uğradı. Ne yazık ki o dönemde insanlık olan biteni seyretmekle kaldı. Bugün aynı hata Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da tekrarlanıyor. Soykırım şebekesinin bu kural tanımaz, hukuk tanımaz, ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyada gerekli reaksiyon gösterilmiyor. Ne küresel yapılar ne de uluslararası toplum dün olduğu gibi bugün de katliamların önüne geçecek güçlü bir irade ortaya koyamıyor."
"İttifakta hayır vardır anlayışıyla hareket etmeliyiz"
İslam dünyasının kendi gücünü inşa etmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kenetlenme çağrısında bulunarak şunları söyledi:
"Şu gerçeğin artık fark edilmesi gerektiğine inanıyorum. Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız. Biz güçlü olmak, caydırıcı olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz. Bunun için 'İttifakta hayır vardır' diyor, hem kendi içimizde hem de İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz. Asırlar boyunca tarihe yön, cihana nizam vermiş Ümmet-i Muhammed'in bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz. Müslümanlar olarak, birbirimize inanarak, birbirimize dayanarak, omuz omuza, yürek yüreğe vererek istikbale hep beraber yürüyelim istiyoruz. Bütün çabamız ittifak ve ittihadın sağlanması içindir. Bütün gayretimiz coğrafyamızda huzur ve güven ikliminin inşası içindir. İnşallah gücümüzün yettiği kadar vahdet için, uhuvvetin tesisi için, İslam aleminin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi için elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz."
Siyaset anlayışlarını Türkiye'de de 86 milyonun kardeşliğini pekiştirme temeli üzerine kurduklarını belirten Erdoğan, "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasıyla icra edilen program vesilesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın tüm kademelerinde görev yapan personele teşekkür etti.