Dünyanın bütün çiçekleri
Toplumsal şiirler içinde en sevdiğim iki şiirden birisidir. Ceyhun Atuf Kansu’nun “Dünyanın Bütün Çiçekleri” şiiri. Tıpkı onu hatırlatır nitelikte, on yıldır çabalayan ve sessiz sedasız, gürültüsüz ama farkındalıkla yol alan –Bütün Çocuklar Bizim Derneği-2015 yılında, okulların açılmasına yakın zamanlarda, Batman’da birinci sınıf öğrencilerine fayda sağlamak amacı ile niyetlenilen ve içine zamanla, Şanlıurfa’dan Soma’ya, ve içlerinde altı kişilik ekiple çalışırlarken, bir yandan da durmadan derneğe isim ararken, tekrarlayıp durdukları isim, ışık olur. –Bütün Çocuklar Bizim- ile yola koyulurlar. Kenet olmuş tertemiz niyetleri, emekleri ile dernek çatısı altında çalışmalarını, bizleri de içine katarak bugünlere kadar sevinçle getirdiler.
Bana hiç yabancı değil. Çydd çatısı altında yıllarca eğitim birimi sorumlusu ve farklı şekillerde bağımsız olarak da görev almış. Öncesinde bireysel olarak tıpkı Kastamonu (Çay Cevher)’da bir birleştirilmiş, o zamanlar 16 kişi, yaş farkı var ve hepsi tek bir göz sınıfta. Üstelikte tuvaleti dışarıda. Onlarla buluşmam üzerinden yirmi sene geçti, hâlâ hayatımın en güzel, en samimi, en gerçek anı olduğunu söyleyebilirim. Ben koşulsuz sevginin ilk gerçek emarelerini o muazzam köy çocuklarının, yoksunlukları arasında boynumdan beni koklamalarında, beni resmettikleri sarı uzun saçlı, elinde bir değneği olan bir pamuk prenses yahut sindirella. Hayal genişliği sonsuz onlarda, orada tattım. Onların bazıları mesleğinde ilerlerken kimisi anne bile oldu. Hâlâ resimleri, mektupları bugün bile okusam ağlatır.

CÜNEYT CEBENOYAN
İşte BÜTÜN ÇOCUKLAR BİZİM DERNEĞİ ile tanışmamda, Cüneyt Ağabeyi kaybettikten sonra oldu. Sıcak bir Ağustos ayında, herkes yaz tatiline çekilmiş ve biz toplasan beş kişi olamayan sinema yazarları olarak Beyoğlu Sinemasında, İzlanda yapımı –Ritüel Filmini izledik. Bazıları ki içinde Cüneyt Ağabeyde vardı, hoşça kal dedi. Yeni sezona kadar. Ama onu biz, BirGün’den alkışlarla uğurlayacakmışız.
O gün, bu gündür o an sevgili kızı Elif’n “Babamı yaşadığı zorluklar, acılarla değil gülümsemesi ile hatırlayın” deyişi aklıma gelir. Onu gördüğüm mavi-gri tshirt yahut bembeyaz gömleği ardında henüz tanışma imkânım olmamış, Ayşegül Hanımın sırrı olacağını sonradan öğrendiğim. Büyük bir sevgi, büyük bir bağ ve büyük bir sanat düşü.
Elbette içinde o saflık dünya çocuklarımız.
Aradan geçen yıllarda kaç kişiyiz kaldık, diye sorgulamam. Hayat böyle bir şey. Ve giderekte hoyratlaşan. Ama eski Beyoğlu Sineması içerisinde en son izlediğimiz kişileri de, BirGün gazetesi önünde olanları da gayet iyi hatırlıyorum. Ne yazık ki jüri üyeleri dışında bizden birilerini görememem, aslında hayıflandırmadı. Silkelenmemiz ve hatırlamamız gereken onca şey varken; yer yer ekonomik gidişata, eğitime sığınırken nasıl olsa, illâ ki bir şey bulunacaktı.
Dalgınlığımı, kırık ayağımın sendeleyen ve sızlayan yanı ile yüreğimin sızdırışlarına katık ettim. Ve kafamı kaldırdım, karşımda sıralar üstünde bir Cüneyt Cebenoyan, bu video içindeki emeği göstermeye çalışan ise sevgili eşi Ayşegül Cebenoyan.
Sevgili Leyla Tekbulut, başta olmak üzere yıllardır devam eden çalışmalarını, bu yıl ilk kez birincisi düzenlenen -10.yıl etkinlikleri kapsamında, CÜNEYT CEBENOYAN ÇOCUK VE SİNEMA BULUŞMALARI’2025 Kısa Film Yarışması Ödül Töreninde takdim ettiler.
Ayşegül Cebenoyan, ödülleri takdim ederken hem kurmaca, hem belgesel dalında dereceye girenleri sundu, konuşmalarla birlikte. Çocuk işçileri, kız çocuklar, kadınlar ve birbirinden farkındalıklı duygu dolu yaklaşımlardan esinler izledik, sonrasında. Toplam altı seçkiydi.
Ve ödül töreni, ismi yakın zamanda kaybettiğimiz -Kadir İnanır Yerleşkesi- olarak verilen- İstanbul Sinema Ofisinin, o güzel atmosferinde takdim edildi.
Sevgili Cüneyt Ağabeyin o güzel yüreğinin; yine yine yeniden sonsuzlukta ve elbette çocuk saflığında genişleyecek. Kitlelere ulaşacak olması, muazzam bir his.
Onu saygıyla, özlemle anarken –Bütün Çocuklar Bizim Derneğinin-göstermiş olduğu farkındalığa, sonsuz alkış ve naçizane bu yazımla katkıda bulunuyorum.
Kim bilir, yüreklerimiz bir ve aynı yola baktığımız için nerede, ne şekilde daha da faydamız olur? Onu da hayat yine gösterir.
Ne mutlu ekibe! Emeklerinize sağlık!
Bu vesile ile tüm katılımcıların, değerli yönetmenler ve filmlerinin yolları açık olsun. Dereceye girenler ve girmesinde katkısı olan jüri ise şöyle:

BELGESELLER :
1.Gezen Oğlak, Şenol Çöm
2.Dilber,Sezer Baydar
3.İyi Günler İlerde, Feyzi Baran
Belgesel Jürisi:
Emel Çelebi; Belgesel film yönetmeni, Documentarist Belgesel Film Festivali Yöneticisi
Bahriye Kabadayı Dal; Belgesel film yönetmeni, Belgesel Sinemacılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
Esin Küçüktepepınar; Film eleştirmeni, SİYAD Yönetim Kurulu Başkanı
KURMACALAR:
1.Mori, Yakup Tekintangaç
2.Benim Küçük Hikâyem, Aram Khachaturian
3.Çekiliş, Muhammet Emin Altunkaynak
Kurmaca Jürisi:
Ali Erdemci; Yönetmen
Azize Tan; Ayvalık Uluslararası Film Festivali Yöneticisi
Alin Taşçıyan; Film eleştirmeni, FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu) Başkan Yardımcısı