Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim müfredatında gerçekleştirdiği kapsamlı yeniliklerle birlikte ders kitaplarında kullanılan yapısal ve tarihsel kavramlarda köklü değişiklikler yaptı. Yapılan düzenlemeyle hem tarih ve coğrafya derslerindeki terminoloji literatüre uygun şekilde güncellendi hem de çağın gereksinimlerine yönelik dijital ve psikolojik başlıklar sisteme entegre edildi.
Tarihsel ve coğrafi terimlerde milli eksen
Yeni müfredat doğrultusunda hazırlanan tarih ve coğrafya ders kitaplarında, gelenekselleşmiş birçok ifadenin yerine yeni tanımlamalar getirildi. Buna göre, ders kitaplarında uzun yıllardır yer alan “Orta Asya” ifadesinin yerine artık “Türkistan”, “Bizans” yerine ise “Doğu Roma İmparatorluğu” ya da “Doğu Roma” terimleri kullanılmaya başlandı.
Avrupa merkezli tarih anlayışının bir parçası olarak görülen “coğrafi keşifler” ifadesi yeni dönemde “sömürgecilik politikaları” olarak değiştirilirken, “Tehcir Kanunu” yerine de resmi kayıtlara uygun şekilde “Sevk ve İskân Kanunu” ibaresi yerleştirildi. Coğrafya kitaplarının belirli bölümlerinde “Ege Denizi” yerine “Adalar Denizi” tanımına yer verilirken; Türkiye'nin denizlerdeki, hava sahasındaki ve doğadaki haklarını içeren “Mavi Vatan”, “Gök Vatan” ve “Yeşil Vatan” kavramları da müfredatın temel unsurları haline getirildi.
Yapay zekâ ve dijital dünya ders kitaplarında
Teknolojik gelişmeler ve modern toplumun ihtiyaçları da yeni eğitim programının merkezinde yer aldı. Matematik dersi içeriklerine “algoritma ve bilişim” konuları dahil edilirken, sosyoloji derslerinde geleceğin dünyasını şekillendiren yapay zekâ, algoritmik ayrımcılık, dikkat ekonomisi ve toplumsal ilişkileri düzenleyen akran nezaketi gibi başlıklar işlenmeye başlandı.
Sağlık bilgisi ve trafik kültürü derslerinde ise modern çağın en büyük sorunları arasında gösterilen sosyal medya bağımlılığı, siber zorbalık ve teknolojik stres konularına geniş yer ayrıldı. Ayrıca tıp ve bağımlılık literatürüne uyum amacıyla kitaplarda artık "kimyasal bağımlılıklar" ifadesi tercih ediliyor.
Psikolojik sağlamlık ve yeni ölçme dili
Öğrencilerin bireysel gelişimlerini desteklemek amacıyla psikoloji derslerinin içeriği de zenginleştirildi. Kitaplara psikolojik sağlamlık, travma sonrası büyüme ve duygu yönetimi gibi doğrudan öğrenci genel sağlığını gözeten konular eklendi.
Türk dili ve edebiyatı derslerinde ise çağdaş iletişim kanallarını, video ve etkileşimli içerikleri kapsayan “çok modlu metin” kavramı kullanılmaya başlandı. Eğitim sisteminin ölçme ve değerlendirme dilinde de yapısal bir değişikliğe gidilerek, eski programlarda yer alan “kazanım” ifadesinin yerini bundan böyle “öğrenme çıktısı” tanımı aldı.