İstanbul
Açık
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6020 %0.01
51,4043 %-0.19
6.609,42 % -1,42
69.026,00 %2.596
Muhalif. GÜNDEM CHP’li Türeli’den Mehmet Şimşek’e: Hazine'nin kur zararının Merkez Bankasına devredilmesine neden karşı çıkmadınız?

CHP’li Türeli’den Mehmet Şimşek’e: Hazine'nin kur zararının Merkez Bankasına devredilmesine neden karşı çıkmadınız?

Bütçe komisyonun CHP’li sözcüsü, İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, faiz giderleri üzerinden yüklendiğiKur Korumalı Mevduat konusunda bakan Mehmet Şimşek’e, “Aslında hepimizin ödediği vergilerden, elinde büyük ölçüde kur korumalı mevduat sistemi tutan insanlara bir transfer olduğunu görüyoruz. Bu bir servet transferidir. Hazinenin kur zararının Merkez Bankasına devredilmesine neden karşı çıkılmadı? Kur zararı bütçede gözükmeyecek” dedi.

Okunma Süresi: 5 dk

Muhalif. Ankara

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nun dünkü oturumunda, Hazine ve Maliye Bakanlığının yanı sıra çeşitli kuruluşların 2024 yılı bütçeleri kabul edildi. Bütçe komisyonun CHP’li sözcüsü, İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, faiz giderleri üzerinden yüklendiği Kur Korumalı Mevduat konusunda bakan Mehmet Şimşek’e, “Aslında hepimizin ödediği vergilerden, elinde büyük ölçüde kur korumalı mevduat sistemi tutan insanlara bir transfer olduğunu görüyoruz. Bu bir servet transferidir. Hazinenin kur zararının Merkez Bankasına devredilmesine neden karşı çıkılmadı? Kur zararı bütçede gözükmeyecek” dedi. Döviz cinsinden garantilerin doğru olmadığı ve bütçe içinde ciddi bir kara delik oluşturduğuna dikkat çeken Türeli’nin konuşmasından bazı bölümler şöyle:

“2006 yılından sonra da açık enflasyon hedefi tutturulamadı”

Beklentileri yönetmek için son derece düşük belirlenen hedef enflasyona göre ücret düzenlemelerinin belirlenmesi yanlış ve ücretli geçinen kesim için büyük bir kayıptır. Ayrıca altı ayda bir verilen enflasyon farkı da bu kaybı telafi etmemekte vatandaşın alım gücü her geçen gün enflasyon karşısında erimektedir. Hedef enflasyona bakıldığında bu yeni bir olgu da değildir. 2002 yılından 2006 yılına kadar örtülü, 2006 yılından sonra da açık enflasyon hedefi rejimi uygulanma ancak neredeyse hiçbir yılda bu hedefe ulaşılamadığı görülmektedir.

“Döviz cinsinden garantilerin verildiği böyle bir model kabul edilemezdir”.

Kamu sabit sermaye yatırımlarının millî gelirden aldığı pay gittikçe azalmaktadır. 2002 yılında kamu sabit sermaye yatırımlarının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 4,8 iken, 2022 yılındaki payı 3,6'ya düşmüş, 2024'te de bu öngörü yüzde 3,4 olmuştur. Kamunun bu ülkede ciddi anlamda yapması gereken işler vardır. Temel anlamda, ülkedeki fiziki ve sosyal altyapı yatırımları kamu eliyle yapılmalıdır. Özel sektörün "dış ticarete konu olan sektörler" dediğimiz özellikle imalat sanayisi ve diğer sektörlerde uzmanlaşmasına ihtiyaç vardır. Bu uzmanlaşma ile hem üretim hem de ihracat artacaktır. Ancak Kamu-Özel İşbirliği modeliyle, kamu, altyapı yatırımlarını bırakıp, özel sektöre yaptırmaya başladı. Bu doğru değildir. Kamu-Özel İşbirliği özellikle yoğun teknoloji gerektiren, spesifik işlerde olabilir. Ancak bu model gün geçtikçe yaygınlaşmakta ve bu durumun portresi gittikçe büyümektedir. Bugünkü değer hesabına göre bu yatırım devlet tarafından yapılsa maliyeti ne olur veya bunu belli bir faiz oranında özel sektör yapsa maliyeti ne olur şeklinde, fizibilite çalışmaları yapılmamaktadır. Bu sözleşmeler nedeniyle yapılan ödemeler bizim vergilerimizden karşılanmaktadır. Bu sözleşmeler görülmek istendiğinde ise ticari sır denerek kamuoyuna açıklanmamakta ve denetime sunulmamaktadır. Döviz cinsinden garantilerin verildiği böyle bir model kabul edilemezdir.

“Kur zararını büyük ihtimalle para basarak karşılayacak”

Faiz giderlerine de baktığımız zaman bu seneki bütçede, bütçe giderleri 2024 yılında yüzde 69 artarken faiz giderleri yüzde 94,1 artıyor bu çok yüksek. Ayrıca burada kur korumalı mevduatla ilgili bir şey göremedik. Kur korumalı mevduat sisteminde Hazinenin üstlendiği kur zararı ve Merkez Bankasının üstlendiği kur zararı vardı fakat Meclis açıldıktan sonra temmuz ayında gelen bir torba kanunla Hazinenin kur zararları Merkez Bankasına devredildi. 2022 yılındaki toplam Hazine ve Merkez Bankası kuru zararı 165 milyardı, 2023'ün ilk altı ayında 150 milyar olarak gerçekleşti. Merkez Bankası Başkanı geldiği zaman sunumda bu rakamı verdi ama sonraki aylardaki artışın çok fazla olduğunu biliyoruz. Çünkü özellikle döviz kurundaki artış seçim sonrasında oluştu. Şu anda da Merkez Bankasının analitik bilançosundan baktığımızda 750 milyar lira civarında olduğu ve yıl sonunda da trilyona ulaşması beklenmekte.

Sonuç olarak elinde büyük çapta mevduat olanların, Türkiye'nin mevduat sistemine, insan yapısına baktığımızda bir avuç olduğunu ve toplam mevduatın yüzde 1'inin altında olduğunu düşündüğümüzde, aslında hepimizin ödediği vergilerden, elinde büyük ölçüde kur korumalı mevduat sistemi tutan insanlara bir transfer olduğunu görüyoruz. Bu bir servet transferidir ve bunu kabul etmiyoruz. Hazinenin kur zararının Merkez Bankasına devredilmesine neden karşı çıkılmadı? Kur zararı bütçede gözükmeyecek. Aslında bütçe açığı gerçekte burada gösterdiğiniz rakamlardan daha yüksek olmasına rağmen burada yok. Bir de Merkez Bankası bunu nasıl yapacak? Kur zararını büyük ihtimalle para basarak karşılayacak. Bir taraftan Hazine ve Maliye Bakanı olarak "En önemli hedeflerden birinin enflasyonu düşürmek olduğunu" söylüyorsunuz. Ancak Merkez Bankası para bastığı zaman enflasyon yükselmeyecek mi? Bu sistem doğru bir sistem değil. Öyle bir şey yaratıldı ki âdeta ekonominin ortasına atılmış bir saatli bomba gibi, ancak şimdi de nasıl tasfiye edelim gibi stratejiler geliştirilmeye çalışılıyor.

--

TBMM Plan Ve Bütçe Komisyonu Üyesi  CHP’li Rahmi Aşkın Türeli kimdir?

İktisatçı, Plancı; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını ABD’de Güney Kaliforniya Üniversitesi Ekonomi Bölümünde yaptı.

Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatında planlama uzmanı olarak çalıştı. ODTÜ’de öğretim görevlisi olarak ekonomi dersleri verdi. Bir bankanın ve portföy şirketinin yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Türkiye ekonomisinin makroekonomik dengeleri, kriz, sanayileşme, tarım, işsizlik ve yoksulluk üzerine yapılmış çalışmaları ve yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır.

Mülkiyeliler Birliğinde II. Başkanlık, Onur Kurulu Üyeliği ve Mülkiye Araştırma Merkezi Kurucu Başkanlığı görevlerini yürüttü. İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği ve Ege illeri dernek ve vakıflarının oluşturduğu EGEM platformunun başkanlığını yaptı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız