Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da düzenlenen 'Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi' başlıklı panelde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin geçmişte yaşadığı acı tecrübelerin, demokrasiye olan bağlılığı pekiştirdiğini belirten Duran, 15 Temmuz'da sergilenen duruşun, ülkenin vesayet zincirlerini kırma konusundaki kararlılığının en somut kanıtı olduğunu ifade etti.
Geçmişin izleri ve demokrasi vurgusu
Konuşmasında 27 Mayıs darbesinin yıl dönümüne ve Adnan Menderes ile bakanlarının idamına değinen Duran, siyasetçilere darağacını reva gören zihniyetin aslında milletin iradesini hedef aldığını belirtti. Yassıada'nın 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştürülmesinin, geçmişin karanlık hatıralarını silmek ve milli iradeye sahip çıkmak adına atılmış sembolik bir adım olduğunu vurgulayan Duran, Türkiye'nin bir daha asla darbelere ve darbecilere geçit vermeyeceğinin altını çizdi.

Vesayet odakları tarihe gömüldü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen siyasi mücadelenin, statükonun dayatmalarını ortadan kaldırdığını belirten İletişim Başkanı, 15 Temmuz'un bu vesayet geleneğinin son bulduğu bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Duran, geçmişte e-muhtıralardan ekonomik saldırılara kadar pek çok yöntemle Türkiye'yi hizaya sokmaya çalışan odakların, milletin iradesi karşısında başarısız olduğunu ve Türkiye'nin artık kendi geleceğine kendi kararlarıyla yön verdiğini belirtti.
Küresel vicdanın sesi Türkiye
Türkiye'nin sadece ulusal değil, uluslararası alanda da adaletsizliklere karşı durduğunu ifade eden Duran, 'Daha adil bir dünya mümkün' vizyonunun, küresel vesayete karşı bir başkaldırı olduğunu dile getirdi. Gazze'deki insani kriz karşısında Türkiye'nin sergilediği tutumun, geçmişteki vesayet mücadelelerini başarıyla tamamlamış olmanın bir sonucu olduğunu belirten Duran, İletişim Başkanlığı olarak bu haklı mücadeleyi dünyaya anlatmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.