İstanbul
Kapalı
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7911 %0.11
55,9483 %-0.28
6.855,98 %0.79
78.018,56 %1.76
Muhalif. GÜNDEM Küresel dolandırıcılık ağının karanlık yüzü: Yalan makinesinden geçen sahte yatırımcılar

Küresel dolandırıcılık ağının karanlık yüzü: Yalan makinesinden geçen sahte yatırımcılar

İsrail merkezli uluslararası bir dolandırıcılık şebekesinin, çağrı merkezleri üzerinden kurduğu karmaşık sistem ve mağdurları nasıl tuzağa düşürdüğü ortaya çıktı.

Küresel dolandırıcılık ağının karanlık yüzü: Yalan makinesinden geçen sahte yatırımcılar
KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 2 dk

İsrail bağlantılı olduğu tespit edilen ve dünya genelinde faaliyet gösteren devasa bir dolandırıcılık şebekesinin çalışma yöntemleri, yürütülen operasyonlarla gün yüzüne çıktı. Adli kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, şebeke farklı ülkelerde paravan şirketler ve çağrı merkezleri kurarak profesyonel bir suç organizasyonu yönetiyordu. Plazalarda kiralanan ofislerde yürütülen bu faaliyetlerde, yabancı uyruklu şahıslar adına açılan şirketler üzerinden yasal bir görünüm sağlanmaya çalışıldığı belirlendi.

Kod adlar ve kurgusal hayatlar

Şebeke, işe aldığı personeli sıkı bir eğitimden geçirerek onları birer 'yatırım danışmanı' gibi konumlandırıyordu. İşe alınan çalışanlara kod adlar verilirken, mağdurların güvenini kazanmak için Oxford mezunu oldukları gibi sahte özgeçmişler oluşturulması zorunlu tutuluyordu.

Güvenlik birimleriyle bağlantılarını kesmek amacıyla çalışanlara yalan makinesi testleri uygulayan örgüt, ofis içerisindeki iletişimi de yüksek sesli müziklerle kontrol altında tutuyordu. İbranice konuşmanın yasak olduğu bu merkezlerde, dışarıdan kimsenin girmesine izin verilmiyor ve telefon kullanımı kesinlikle engelleniyordu.

Sahte kazançla gelen büyük vurgun

Mağdurları yerel numaralardan arayan şebeke üyeleri, onları sahte yatırım platformlarına yönlendirerek sisteme para yatırmalarını sağlıyordu. İlk aşamada güven oluşturmak için küçük miktarlarda para çekimine izin veren dolandırıcılar, mağdurun sisteme daha fazla para yatırmasını sağladıktan sonra hesapları eksi bakiyeye düşürerek erişimi kesiyordu.

Gerçekte hiçbir alım-satım işleminin yapılmadığı bu sistemde, elde edilen milyarlarca dolarlık suç geliri kripto varlıklar üzerinden İsrail'e aktarılıyordu. Şebekenin en dikkat çekici kuralı ise İsrail vatandaşlarının hedef alınmamasıydı; operasyonlar tamamen Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerindeki mağdurlar üzerine kurgulanıyordu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız