İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
67.108,41 %0.383
Muhalif. GÜNDEM Bakan Özhaseki 6 Şubat depremlerinin maliyetini açıkladı

Bakan Özhaseki 6 Şubat depremlerinin maliyetini açıkladı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremle ilgili sonuç bildirgesini açıkladı. Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin maliyetini açıklayan Özhaseki, "3 tane hareketli fay hattı var. Biz bunu bilerek hareket etmek durumundayız" dedi.

Okunma Süresi: 6 dk

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, "Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm Şurasının Sonuç Bildirgesini", kamuoyuyla paylaştı.

Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin maliyetini açıkladı. Bakan Özhaseki, "6 Şubat depremlerinde, 100 milyar doların üzerinde bir hasar ile karşı karşıyayız. Türkiye bir deprem ülkesi. Tek çare kentsel dönüşüm" dedi.

Bakan Özhaseki'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

6 Şubat’ta yaşadığımız deprem, kayıtlara asrın felaketi olarak geçti ancak ben buna Malazgirt’ten beri yurt tuttuğumuz bu topraklarda, 1000 yılda yaşadığımız en büyük felaket, bin yılın afeti diyorum. Deprem, doğrudan 11 şehrimizi, toplamda 18 şehrimizi ve 14 milyon insanımızı etkiledi.

680 bin civarında konut, 170 bin civarında da iş yeri, depo veya ahır gibi müştemilatların yıkıldığını gördük. Mali hasar olarak bakıldığı zaman 100 milyar doların üzerinde bir hasarla karşı karşıyayız. Fakat işin manevi boyutunu ölçecek bir aygıt hala icat edilmedi. Bir çok insan da milyonlarca insan da iç acısı olarak buruk bir vaziyette yüreğimizin bir köşesinde bu acı yaşanmaya devam ediyor. Hepimizin şunu bilmesi lazım. Türkiye bir deprem bölgesi, tek çaresi var bu işin kentsel dönüşüm. Bunun dışında başka bir çare icat olmadı.

Oturduğumuz konutları, çalıştığımız iş yerlerini deprem gerçeğini bilerek sağlıklı, güvenli hale getirmekten başka hiç bir çaremiz yok. Çünkü Türkiye Himalayalar'dan başlayarak Alpler'e doğru uzanan bir çizgi sıradağların bulunduğu bölgede beş riskli ülkeden birisi gibi görünüyor. Bütün bilim insanları böyle söylüyor. İkincisi topraklarımızın yüzde 66'sı birinci ve ikinci derecede deprem bölgesinde bulunuyor. Nüfusumuzun da yüzde 71'i buralarda yaşıyor. Son yüz yıl içerisinde gerek denizlerde gerekse ana karamızda meydana gelen 6 ve üzeri deprem sayısı 226. Sadece ana karamızda son yüz yılda meydana gelen deprem sayısı ise 60'ın üzerinde. 130 binden fazla insanımızı toprağa verdik. Maddi hasar zaten yüz milyarlarca dolar ve bunu da ifade etmekte imtina ediyoruz artık.

'3 tane hareketli fay hattı var'

3 tane hareketli fay hattı var. Yüz yıllar boyunca bu fay hattının geçtiği bölgeler deprem riskinin altında birisi Kuzey Anadolu Fay Hattı, birisi aynı bölgeden başlayarak Akdeniz'e doğru inen Doğu Anadolu Fay Hattı, üçüncüsü de Ege Bölgesi. Doğa aynı şekilde hareketliliğini bu bölgelerde yüz yıllardır devam ettiriyor. Biz bunu bilerek hareket etmek durumundayız. Buna uygun tavır almak zorundayız. Doğa ile savaş olmaz, doğa ile kim savaşmaya karar verirse bir kere yenileceğini bilsin.

Türkiye genelinde yaklaşık 31 milyon konut ve 5 milyon ticari alandan oluşan toplam 36 milyon bağımsız bölüm var.

Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölüm risk altında. 2 milyon bağımsız bölümün acil dönüşmesi gerekiyor. 2012’den bugüne kentsel dönüşüm projeleriyle bugüne kadar Türkiye genelinde 2 milyon 200 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık.

Şu anda Türkiye genelinde yaklaşık 400 bin bağımsız bölümün dönüşüm süreci devam ediyor.

2012’den bugüne kadar Türkiye genelinde kentsel dönüşüm projeleri kapsamında Bakanlığımızca 480 milyar TL değerinde kaynak sağlandı.

81 ilimizde afetlere hazırlık noktasında çalışmalarımızı sürdürürken, İstanbul depreme hazırlık noktasında odak noktamızı oluşturmaktadır.

İstanbul’da 6 milyon konut ve 1.5 milyon ticari alandan oluşan toplam 7.5 milyon bağımsız bölüm var.

'1.5 milyon bağımsız bölüm risk altında'

İstanbul’da 1.5 milyon bağımsız bölüm risk altında. 600 bin bağımsız bölümün acil dönüşmesi gerekiyor.

2012’den bugüne kentsel dönüşüm projeleriyle bugüne kadar İstanbul’da 800 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık.

Şu anda İstanbul’da 170.941 bağımsız bölümün dönüşüm süreci ise devam ediyor.

2012’den bugüne kadar kentsel dönüşüm projeleri kapsamında İstanbul’da 127 milyar 926 milyon TL değerinde yatırım gerçekleştirdik.

İstanbul’da başta acil dönüşmesi gereken 600 bin konut başta olmak üzere riskli 1.5 milyon bağımsız bölümü 5 yıl içerisinde dönüştürüp afetlere karşı dirençli hale getireceğiz. Ortaya koyduğumuz dört adımlı yol haritamızla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Üç gün boyunca 110 uzman ismin derin müzakere ve münazaralarından çıkan ve Türkiye’nin beka meselesi olan kentsel dönüşümde uygulanması istenen 5 ana madde şu şekildedir:

İstanbul özelinde kentsel dönüşüm salt çoğunluğa göre yani yüzde 50+1 olarak yapmalıdır

Çünkü; Türkiye’nin kalbi olan İstanbul’da 6 milyon konut ve 1.5 milyon ticari alandan oluşan 7.5 milyon bağımsız bölüm var. Bunlarında 1.5 milyonu risk taşırken 600 bini acilen dönüştürülmelidir.

Yüzde 50+1 önerisi

Sahada görülen itiraz ve sorunlara bakıldığında kentsel dönüşüm sürecinde kat maliklerinde aranan 2/3 çoğunluk formülünün revize edilmesi gerektiğinin elzem olduğu görülmüştür. Şûra’mızın önerisi ise yüzde 50+1’dir.

Çünkü dönüşüm için başlatılan rızaya uygun olarak yeni yapı için hazırlanan projenin onaylanması için de inşaat ruhsatının, bu nispette bir oranla kabul görmesi süreci hızlandıracaktır. Biz sadece sağlıksız yapıları yıkmak değil aynı zamanda yenilemek ve yerine en güvenlilerini yapmak istiyoruz.

E-devlet üzerinden bildirilmeli ve muhtarlıklarda ilan edilmelidir.

Çünkü; planlanan dönüşüm süreçleri hak sahiplerinin “Bilgim yoktu” gibi bahaneleriyle aksamaktadır.

Bu değişiklikle haber alma hakkına tam riayet edecek şekilde bilgilendirmenin bilinen ve etkili tüm yöntemlerle gerçekleştirilmesi, kentsel dönüşüm süreci esnasında sahada görülen büyük bir sorunun daha çözülmesine katkı sağlayacaktır.

Çünkü seçim öncesinde açıklanan Yarısı Bizden Kampanyası milletimizden büyük teveccüh gördü. İstanbul’un depreme hazırlanması için bir formül olarak uygulanacak Yarısı Bizden’in kanuni düzenlemeyle tescil edilmesi sürecin gerçekleşmesi ve uygulanması adına bir şart olarak karşımızda durmaktadır.

Ortaklığın giderilmesi için dava açılabilecek

Çünkü sahada gördüğümüz bir sorun da riskli yapıların depremden önce yıkılmasından sonra çıkan ortaklık davalarıdır.

Bu sorunlar yürütmeyi durdurma gibi kentsel dönüşüm sürecini etkileyen hadiselere sebep olmaktadır. Bu anlamda vatandaşların hayatlarını garanti altına alacak olan kentsel dönüşüm sürecini pozitif olarak destekleyecek şekilde arsalar için ortaklığın giderilmesi davası açılmasının uygun olduğunu düşünüyoruz.

Yine bunlarla beraber Şûra önerileri arasında; Kentsel dönüşümdeki anlaşmazlıkları çözmek için arabuluculuk sisteminin devreye alınması, Sadece kentsel dönüşüm davalarına bakan İhtisas Mahkemelerinin kurulması, Gerek afetlere karşı dirençliliği gerekse de hızlı ve güvenli inşası sebebiyle afet bölgesinde başta köy evlerinde kullanılmak üzere çelikten yapılar yaygınlaştırılmalıdır, Kamuoyu; basın ve medya yoluyla afete hazırlık anlamında güçlü bir şekilde bilgilendirilmeli, düzenlenecek programlar ve eğitimlerle farkındalık oluşturulmalıdır."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız