Slovenya’da 22 Mart’ta gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından başbakanlık koltuğuna oturan Janez Janša liderliğindeki yeni hükümetin, Gazze’de soykırım suçu işlemekle suçlanan İsrail’e karşı sergilediği "ılımlı" yaklaşım ülkede siyasi krize yol açtı. Janša’nın görevi devralır devralmaz başbakanlık binası önünde bulunan Filistin bayrağını indirmesi üzerine, Cumhurbaşkanı Nataša Pirc Musar devreye girdi. Musar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, indirilen Filistin bayrağının Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın cephesine asıldığını duyurdu.

Bayrak bir hafta boyunca sarayda kalacak
Filistin halkının maruz kaldığı zulme dikkat çeken Cumhurbaşkanı Musar, bayrağın bir hafta boyunca bina dışında kalacağını, sonrasında ise ofisini ziyaret eden herkesin görebileceği şekilde iç mekanda sergileneceğini belirtti. Musar, "Filistinlilere yönelik soykırım durdurulmuş değil; Gazze ve Batı Şeria'daki insanlar hala barış ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşamıyor. Bu bayrak yalnızca Filistin'de değil, dünyanın başka yerlerinde de uluslararası insani hukukun ve insan haklarının ağır biçimde ihlal edilmesinin bir sembolüdür" ifadelerini kullandı.
Seçimlere "Black Cube" gölgesi düşmüştü
Slovenya’daki bu diplomatik ve siyasi kırılmanın arka planında, genel seçimler öncesinde ortaya atılan ciddi casusluk iddiaları yer alıyor. Ülkenin köklü yayın organlarından Mladina dergisi, "Black Cube" olarak bilinen İsrailli istihbarat şirketine bağlı yetkililerin başkent Lübliyana'yı üç kez ziyaret ettiğini ve muhalefetteki Slovenya Demokrat Partisi (SDS) Genel Başkanı Janez Janša ile gizlice görüştüğünü öne sürmüştü. Casusların kendilerini yabancı bir yatırım firması temsilcisi gibi tanıtarak bazı Sloven siyasetçilerle yaptıkları görüşmeleri kayıt altına aldığı iddia edilmişti.
Eski hükümetin Filistin politikası tersine dönüyor
Dönemin Başbakanı Robert Golob, bu iddialar üzerine Avrupa Birliği'ne başvurarak genel seçimlere dışarıdan bir müdahale olup olmadığının soruşturulmasını talep etmişti. İddiaları kesin bir dille yalanlayan Janša ise "Black Cube" adını daha önce hiç duymadığını savunmuştu. Golob liderliğindeki bir önceki Slovenya hükümeti, 2024 yılında Filistin Devleti'ni resmen tanımış ve İsrail ile askeri teçhizat ticaretini tamamen yasaklamıştı. O dönem bu kararın ülkeye zarar vereceğini ileri sürerek referandum çağrısı yapan Janša’nın başbakan olmasıyla birlikte, Slovenya'nın Ortadoğu politikasında köklü bir eksen kayması yaşanacağı sinyalleri veriliyor.