Bilim insanlarına göre disleksi, uzun yıllardır düşünüldüğü gibi “okuma genleriyle” doğrudan ilişkili değil. Yeni bilimsel bulgular, disleksiyle bağlantılı genlerin kökeninin 430 milyon yıl öncesine, yani insanların ve balıkların ortak atalarına kadar uzandığını ortaya koyuyor.
Disleksi modern bir sorun değil
Okuma güçlüğü yaşayan çocuklar söz konusu olduğunda genetik faktörler sıklıkla gündeme geliyor. Ancak son araştırmalar, disleksiyle ilişkilendirilen genlerin modern insanla birlikte ortaya çıkmadığını, aksine çok daha eski bir evrimsel geçmişe sahip olduğunu gösteriyor.
Çalışma, University of Houston’dan Pavel Dobrynin ve Elena L. Grigorenko liderliğinde yürütüldü. Araştırmacılar, 40 yılı aşkın süredir yayımlanan bilimsel çalışmaları inceleyerek disleksiyle bağlantılı olduğu düşünülen 175 genin izini sürdü.
“Genler okuma için değil, beynin temeli için var”
Araştırmacılara göre bu genler, okuma becerisi için özel olarak evrimleşmedi. Aksine, beynin temel işleyişini sağlayan süreçlerde kritik rol oynuyorlar.
Bu genlerin; sinir hücreleri arasındaki bağlantılar, bilgi iletimi ve hafıza gibi hayati işlevlerde görev aldığı belirtiliyor. Uzmanlar, insan beyninde okuma için özel bir yapı bulunmadığını, beynin çok daha eski ve genel amaçlı sistemleri yeniden kullandığını vurguluyor.
Nöronal geri dönüşüm kavramı
Bilim dünyasında bu yaklaşım “nöronal geri dönüşüm” olarak adlandırılıyor. Buna göre okuma becerisi, insan beyninin evrimsel olarak eski sinir ağlarının, modern yaşamın bir gereği olan okuma işlevine uyarlanmasıyla ortaya çıkıyor.
Başka bir deyişle, beyin okuma için sıfırdan evrimleşmedi; mevcut sistemlerini yeni bir amaca hizmet edecek şekilde kullandı.
Neden herkes aynı şekilde okuyamıyor?
Araştırmada, disleksiyle ilişkilendirilen genlerin beyin gelişimi sırasında iki farklı aşamada etkili olduğu belirtildi. İlk aşamada beynin fiziksel yapısı şekillenirken, ikinci aşamada sinir hücreleri arasındaki iletişimin ince ayarı yapılıyor.
Bilim insanlarına göre bu süreçlerdeki küçük biyolojik farklılıklar, bazı bireylerde okuma güçlüğüne yol açabiliyor. Bunun nedeni “bozuk okuma genleri” değil, beynin temel sinirsel süreçlerindeki doğal çeşitlilik.