İstanbul
Kapalı
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,4255 %0.04
55,5943 %0.76
6.600,74 %1.23
82.137,08 %0.54
Muhalif. Kurtarıldığında kitaplarını soran lise öğrencisi enkazdaki bekleyişini kaydetmiş

Kurtarıldığında kitaplarını soran lise öğrencisi enkazdaki bekleyişini kaydetmiş

Hatay’ın Antakya ilçesinde depremde yıkılan 5 katlı apartmanın enkazından 63 saat sonra çıkarılan 19 yaşındaki Gürkan Öztürk’ün cep telefonuyla yığınların arasında çektiği görüntülerde, ”genç yaşta ölmek istemediğini” söylediği anlar ve duvara taşla vurarak kurtarma ekipleriyle haberleşmesi de yer aldı Öztürk: ”Dışarıdan bağırdıklarında taşla iletişime geçmeye çalıştım. Babam, ’Ses ver, yaralıysan taşı 1 kere, değilsen 2 kere vur’ diyor. Ben de dediklerini yapıyorum”

Kurtarıldığında kitaplarını soran lise öğrencisi enkazdaki bekleyişini kaydetmiş
Okunma Süresi: 3 dk

ADANA (AA) ABDULLAH DOĞAN "Asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay'ın Antakya ilçesindeki 5 katlı apartmanın enkazından 63 saat sonra çıkarılan lise öğrencisi Gürkan Öztürk'ün yığınların arasında beklediği anlar, çektiği görüntülerde yer aldı.

Ürgenpaşa Mahallesi Altınevler Sitesi'nde, ders çalışmak için gittiği ve yalnız kaldığı dedesinin evinde depreme yakalanan 19 yaşındaki Öztürk, enkaz altında kaldı. Gencin annesi, babası ve kardeşinin bulunduğu evlerinde ise ilk depremde hasar oluşmadı.

Gözlerini yığınların arasındaki yaşam boşluğunda açan öğrenci, yaşadığı anları cep telefonuyla kaydetti.

Öztürk'ün molozlarla kaplı dar bir alanda sadece eli ve kolunun görüldüğü videosundaki ilk sözleri, "Depremin içinde kaldım. Allah'ım sen bana yardım et, inşallah herkes iyidir. Genç yaşta ölmek istemiyorum." oldu.

Artçı sarsıntıları da enkaz altında hisseden Öztürk, görüntüde duygularını şöyle dile getirdi:

"Arkadaşlar neredeyse içeride 40 dakika oldu, şu anda sanırım bacak kısmından boşluk açabildim, elimin ucuyla ileriye doğru kazdım, ne olur ne olmaz yatak kısmı çökmesin diye içini taş doldurdum. Alttan bir soğuk hava hissediyorum, sanırım bir delik açtım nefes alabileceğim. Bakalım bu depremden kurtulabilecek miyiz? Ayrıca bu depremden kurtulursam sanırım hayattaki şeylerin kıymetini daha iyi bileceğim. Daha seveceğim bir sürü insan var. Başta annem, babam, kardeşlerim, hepinizi çok seviyorum. Siz korkmayın, inşallah dışarda üzülmüyorsunuzdur. Dışarda ne yapıyorsunuz bilmiyorum ama umarım çok fazla bir şey olmamıştır. Sadece 35 eski binaya bir şey olmuştur."

Duvara taş vurarak babasıyla haberleşti

Görüntülerde, kendisini kurtarmaya gelenlere sesini duyurabilmek için eline geçen taşları duvara ve demire vuran genç, babası Ertuğrul Öztürk'ün sesini duymasıyla büyük sevinç yaşadı.

Sağlık durumu ve bulunduğu ortama ilişkin bilgileri, babasının yönlendirmesiyle taşları 1 veya 2 kez duvara vurarak veren Öztürk, enkazda kurtarma ekiplerinin işini de bu iletişim yöntemiyle kolaylaştırarak 63 saatin ardından kurtarıldı.

Ambulansa taşınırken acil servis ekipleriyle yaptığı sohbette "enkazda ders kitaplarının kalmasına üzüldüğünü" söylemesiyle dikkati çeken Gürkan Öztürk, gerekli tetkiklerin ardından ailesiyle Adana'nın Ceyhan ilçesindeki amcasının evine yerleştirildi.

"Kendimi 23 gün daha bekleyecek şekilde hazırladım"

Lise öğrencisi Öztürk, AA muhabirine, şiddetli sarsıntıyla büyük korku yaşadığını söyledi.

Depremi hissetmesiyle "yaşam üçgeni" oluşturduğunu aktaran Öztürk, "Enkazda kaldım. Dışarıdan ses alamıyorsunuz. İki gün yağmur olmuş fark edemiyorsunuz. Geceyi soğuk havadan anlayabiliyordum. Kendime hava delikleri açtım. 2030 saat boyunca beton kırdım. Kendimi, 'bulamazlar, ulaşamazlar' diye 23 gün daha bekleyecek şekilde hazırladım." ifadelerini kullandı.

Öztürk, inanılmaz bir süreç yaşadığını dile getirerek, "Zaten nefes darlığım da var. Hani nasıl bir süreç derseniz, çok inanılmaz bir şeydi. Bu duyguyu tarif edemiyorum. Korku desen değil, kaygı desen değil. Sadece dışarıda başkaları seni seviyor ya hani onlar için çıkasım geliyor." dedi.

"Kafamı telefona yaslayarak uyuyordum"

Enkaz altında farklı duygular yaşadığını anlatan Öztürk, şunları kaydetti:

"Allah'tan telefonum var, kafamı telefona yaslayarak uyuyordum. İçeride sürekli baygınlık geçiriyor, kendi kendine konuşuyorsun. Enkazda 4550 kişi varmış gibi konferans veriyordum. Dışarıdan bağırdıklarında taşla iletişime geçmeye çalıştım. Babam, 'Ses ver, yaralıysan taşı 1 kere, değilsen 2 kere vur.' diyor. Ben de dediklerini yapıyorum. 'Sağlık durumun iyi mi?' diye soruyor, taşı yanımdaki demire vuruyorum."

Enkazdan çıkma anı ve sonrasında olanları hatırlamadığını belirten Öztürk, ailesine kavuştuğu için büyük mutluluk yaşadığını sözlerine ekledi.


Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız