İstanbul
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1791 %0.08
55,4009 %-0.02
6.542,72 %-0.76
84.908,47 %-2.27
Muhalif. Garanti BBVA’nın ana sponsoru olduğu ”Dünya Su Günü Buluşması” gerçekleşti

Garanti BBVA’nın ana sponsoru olduğu ”Dünya Su Günü Buluşması” gerçekleşti

Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Akten: ”2023’te Garanti BBVA olarak su yönetimi ve altyapıları için yaklaşık 500 milyon lira finansman sağladık”

Garanti BBVA’nın ana sponsoru olduğu ”Dünya Su Günü Buluşması” gerçekleşti
Okunma Süresi: 3 dk

İSTANBUL (AA) Garanti BBVA, su kıtlığına dikkat çekmek amacıyla Çevre TV ve Ekonomi Gazetecileri Derneği işbirliğiyle gerçekleştirilen Dünya Su Günü Buluşması'nın ana sponsoru oldu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde "Barış için Sudan Faydalanmak" temasıyla düzenlenen buluşmada Türkiye'de suyun mevcut durumu, riskler, risk yönetimi ve suyun verimli kullanımıyla ilgili çözüm önerileri akademisyenler, kamu, iş dünyası, STK temsilcileri ve gençlerin katılımıyla değerlendirildi.

Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Akten, günümüzde dünyanın çok sayıda su sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirterek, "Herhangi bir sektöre daha fazla su tahsis etmek diğer ekonomik kullanımlar, kamusal su temini ve gıda güvenliği gibi kritik alanlara daha az su kaynağı ayrılması anlamına gelebilir. Türkiye'nin de günümüzde ve gelecekte su stresi açısından dezavantajlı bir ülke olduğunun altını çizmek gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Dünya Kaynakları Enstitüsü'nün araştırmasına göre, Türkiye ve yakın coğrafyada 2050'ye kadar etkin su yönetimi stratejilerinin hayata geçirilmemesi sonucu GSYH'nin yüzde 10'u kadar bir kaybın ortaya çıkabileceğinin altını çizen Akten, "Bu stratejilerin gerçekleştirilmesi durumunda ise bu kayıp yüzde 6 ile sınırlandırılabilir. Aradaki yüzde 4'lük fark, 2050 ye 200 milyar dolar gibi ülkemiz açısından çok önemli bir değeri kaybetmemek anlamına geliyor. Emisyonları azaltımını her geçen gün daha da fazla konuştuğumuz bir dönemde suyun yeteri kadar öncelik görmemesini ise büyük bir problem olarak görüyorum." açıklamalarında bulundu.

"Garanti BBVA olarak fosil yakıtlardan uzaklaşarak yenilenebilir enerji projelerini önceliklendiriyoruz"

Akten, su risklerinin en ön planda olduğu projelerin enerji projeleri olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

"Türkiye'de suyun yüzde 10'undan fazlasının kullanıldığı enerji sektöründe fosil yakıtlardan enerji üreten santraller, yüksek emisyon yoğunluklarının yanı sıra yoğun su tüketiminin de başlıca sebebi. Biz de Garanti BBVA olarak fosil yakıtlardan uzaklaşarak yenilenebilir enerji projelerini önceliklendiriyor ve 2014 yılından bu yana proje finansmanı kapsamındaki yeni elektrik üretimi projelerinde sadece yenilenebilir enerjiye finansman sağlıyoruz.

2023 sonu itibarıyla finansmanına dahil olduğumuz rüzgar enerjisi santralleri ile pazar payımız 2917 MW ile yüzde 24,6 ve güneş enerjisi santrallerinin ise 2486 MW ile yüzde 21,3 oldu, ülkemizin yenilenebilir enerji yatırımlarına sağladığımız kümülatif finansman tutarı ise 6,4 milyar doları aştı. Bunun yanı sıra 2023'te Garanti BBVA olarak su yönetimi ve altyapıları için yaklaşık 500 milyon lira finansman sağladık. En büyük hissedarımız BBVA da bu alanda öncü aksiyonlar alan bir banka olarak su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek amacıyla 2022 yılında 'su ayak izi kredisi'ni geliştirdi.

Sürdürülebilir finans alanında ticari bankaların daha çok azaltım temelli projelere yoğunlaştığını vurgulayan Akten, "İklim adaptasyon projeleri de iklim krizinden kaynaklı etkileri azaltma açısından kritik öneme sahip. Bankaların bu konuda sürekli kendini geliştirmesi ve bilim temelli çalışmaları temel alarak bu projelerin finanse edilmesini sağlaması gerekiyor. Özellikle Türkiye'nin yeşil taksonomisi ile ilgili çalışmaların belli bir seviyeye gelmesiyle uluslararası kaynaklardan faydalanan azaltım projelerine ek olarak adaptasyon projelerinin uluslararası sürdürülebilir finans kaynaklarından faydalandırılmaya başlaması son derece önemli olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız