İngiltere’den kıdemli veteriner hemşiresi Jane Davidson’a göre kedilerin hafızası, köpeklerden oldukça farklı bir yapıya sahip. Kediler anılarını yalnızca yüzlerle değil; fiziksel mekânlar, sesler, kokular ve günlük rutinlerle birlikte saklıyor. Bu sayede bir koku ya da ses, yıllar önce yaşanan güven duygusunu saniyeler içinde yeniden canlandırabiliyor.
Danimarka’daki Aarhus Üniversitesi tarafından yapılan ve 375 kedi ile köpek sahibini kapsayan araştırma da bu görüşü destekliyor. Çalışmada, kedilerin belirli olayları ve mekânları yıllar sonra bile hatırlayabildiği belirlendi. Uzmanlar bu durumu “otobiyografik hafıza” olarak tanımlıyor.
Üç ay, bir ömürlük bağ için yeterli
Sosyal medyada milyonlarca izlenmeye ulaşan güncel paylaşımlar ve uzman görüşleri, kedilerin sahiplerine olan duygusal bağlılığının sanılandan çok daha derin olduğunu gösteriyor. Veteriner hekim Iryna Smyrnova’ya göre bir kedinin sahibiyle yalnızca üç ay geçirmesi, o kişiyi hafızasına kazıması için yeterli.
Smyrnova, özellikle sevgi dolu ve istikrarlı bir ortamda yaşayan kedilerin, sahiplerini yıllarca hatta ömür boyu unutmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre sahip, kedi için sadece “mama veren kişi” değil; aynı zamanda güven ve huzurun kaynağı.
Terk edilen kedilerin uzun süre aynı yerde beklemesi de bu güçlü bağın ve koku temelli hafızanın en hüzünlü kanıtları arasında gösteriliyor.

Kediniz sizi özlediğini nasıl belli eder?
Uzmanlara göre kediler, kısa süreli ayrılıklarda sahiplerini unutmuş gibi görünse de aslında yaşadıkları şey özlem duygusu. Konuşamadıkları için bu duyguyu davranışlarıyla ifade ediyorlar.
Kediniz evde yokluğunuzda şu belirtileri gösteriyorsa, sizi özlüyor olabilir:
Koku arayışı: Sizin kokunuzun yoğun olduğu yatak, kıyafet veya çamaşır sepetinde yatması.
Rutin değişikliği: İştahsızlık, oyun oynamaya isteksizlik veya içine kapanma.
Stres belirtileri: Normalden fazla miyavlama, eşyaları tırmalama ya da alışılmadık yerlere tuvalet yapma.
Uzmanlar, bu davranışların kedinin dünyasındaki en büyük güven kaynağının eksikliğinden doğan kaygının dışa vurumu olduğunu belirtiyor.