İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,0489 %0.01
50,2904 %-0.06
6.169,71 % 0,16
90.597,97 %-0.502
Ara
Muhalif. YAŞAM Bile bile zarar görüyoruz: İnsanlar neden sağlıksız ilişkilerden kopamıyor?

Bile bile zarar görüyoruz: İnsanlar neden sağlıksız ilişkilerden kopamıyor?

Psikolojik araştırmalar, zarar verdiği açıkça görülen ilişkilerin neden sürdürüldüğüne dair çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bağlanma stilleri, yalnızlık korkusu ve “değişir” umudu, bireylerin sağlıksız ilişkilerde kalmasının başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Sağlıksız olduğu açıkça görülen ilişkilerin sürdürülmesi çoğu zaman “sadece sevmekle” açıklanamaz. Psikolojik araştırmalar, bireylerin zarar gördüklerini bilmelerine rağmen bu ilişkilerden kopamamasının ardında güçlü zihinsel ve duygusal mekanizmalar bulunduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu dinamikler, neden bazı ilişkilerin bitirilemediğini anlamada kilit rol oynuyor.

Bağlanma stilleri ilişki seçimlerini belirliyor

Psikoloji literatürüne göre romantik ilişkilerde sergilenen pek çok davranış, çocuklukta gelişen bağlanma stilleriyle doğrudan bağlantılı.

Kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler, terk edilme korkusu nedeniyle kendilerini güvende hissetmedikleri ilişkilerde bile kalma eğilimi gösterebiliyor. Kaçıngan bağlanma stiline sahip kişiler ise duygusal mesafeyi “normal” kabul ettikleri için sağlıksız ilişki dinamiklerini daha kolay tolere edebiliyor.

Bu durum, bireyin ilişkinin sorunlu olduğunu fark etse bile kopmasını zorlaştırıyor.

Yalnızlık korkusu ve düşük öz değer algısı

Araştırmalar, düşük öz saygıya sahip bireylerin sağlıksız ilişkilere daha uzun süre katlanabildiğini gösteriyor. Bu kişiler için yalnız kalma düşüncesi yoğun bir kaygı kaynağına dönüşebiliyor.

Zamanla ilişki, mutluluk kaynağından çok bir “güvenlik alanı” haline geliyor. Birey, ilişkide gördüğü zararı ikinci plana atarken, yalnız kalmamak temel motivasyon oluyor.

“Bunca şeye rağmen bırakamam” düşüncesi

Psikolojide “batık maliyet yanılgısı” olarak adlandırılan durum da sağlıksız ilişkilerin sürdürülmesinde önemli rol oynuyor. İlişkiye harcanan zaman, emek ve duygusal yatırım arttıkça, ayrılık “her şeyi çöpe atmak” gibi algılanabiliyor.

Buna bir de partnerin değişeceğine dair umut ekleniyor. Oysa araştırmalar, kalıcı davranış değişimlerinin nadiren dış baskıyla gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Bu beklenti, çoğu zaman bireyin ilişkide kalmasını sağlayan en güçlü yanılsamalardan biri oluyor.

Uzmanlara göre en kritik nokta

Psikologlara göre sağlıksız ilişkilerden çıkabilmenin ilk adımı, yaşanan durumun yalnızca “aşk” değil, psikolojik bağlanma kalıpları, korkular ve öğrenilmiş düşünce biçimleriyle ilgili olduğunu fark etmek. Bu farkındalık, bireyin hem kendisiyle hem de ilişkileriyle daha sağlıklı sınırlar kurabilmesinin önünü açıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *