Ohio Üniversitesi öncülüğünde yapılan yeni bir araştırma, insan sağlığı açısından şimdiye kadar önemsiz kabul edilen İnfluenza D virüsünün insanlara fark edilmeden bulaşabileceğini ortaya koydu. Virüsün belirti göstermeden yayılabilme potansiyeli, uzmanları uyarıyor.
İnfluenza D ilk kez 2011’de tespit edilmiş ve bugüne kadar çoğunlukla sığır ve domuzlarda görülmüştü. İnsanlarda ciddi bir tehdit oluşturmadığı düşünülüyordu; ancak yeni çalışma, virüsün uzun süredir insan popülasyonuna “sessizce” sızıyor olabileceğini öne sürüyor. Çalışmada, hastane acil servislerinin havası, yoğun bir havalimanı ve çiftlik çalışanlarının burun sürüntülerinde virüsün genetik izleri tespit edildi.
Laboratuvar deneyleri, İnfluenza D’nin insan akciğer hücrelerinde hızlı bir şekilde çoğalabildiğini ve bağışıklık sisteminin erken uyarı mekanizmalarını baskılayabildiğini gösterdi. Bu durum, kişilerin hastalığı fark etmeden virüsü taşıyıp yayabilmesine imkân tanıyor.
Araştırmacılar, virüsün şu anda insanlar arasında doğrulanmış bir yayılım zinciri oluşturmadığını belirtse de, saha ve laboratuvar verilerinin, virüsün insan dokusuna uyum sağlama kapasitesinin sanılandan yüksek olduğunu gösterdiğini söylüyor. Bu nedenle İnfluenza D, artık yalnızca hayvancılıkta görülen bir patojen değil, “yakından izlenmesi gereken meşru bir pandemi tehdidi” olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, özellikle hayvanlarla insan temasının yoğun olduğu ortamlarda gözetim sistemlerinin güçlendirilmesinin ve olası genetik değişimlerin erken tespit edilmesinin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.