Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, katıldığı bir televizyon programında ailesinin yıllardır süren hak mücadelesine ve babasının mirasını koruma çabalarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Taşınan ismin sorumluluğunu ailece üstlendiklerini belirten Manço, Barış Manço'nun sadece bir sanatçı olmadığını, aynı zamanda koca bir nesli yetiştiren kültürel bir figür olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, babasının adını ve değerlerini geleceğe taşımak adına Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sürekli olarak dirsek teması içinde olduklarını ifade etti.
"Adaletsizce evimizden çıkarıldık"
Ailenin sembolü olan ve kamuoyunda Barış Manço Evi olarak bilinen mülkün 2002 yılında haczedildiğini hatırlatan Doğukan Manço, o dönem yaşanan süreci büyük bir haksızlık olarak nitelendirdi. Duygusal ve hukuki anlamda çok adaletsiz bir süreçle karşı karşıya kaldıklarını belirten Manço, o yıllarda henüz kredi kartı bile alamayacak durumda olduğunu, ancak o gün o evi geri almak için kendine bir söz verdiğini dile getirdi. Yıllar boyunca ailesi ve yakın çevresiyle birlikte bu amaç uğruna mücadele ettiğini söyleyen Manço, yoğun bir çalışma temposuyla evi yeniden satın alabilmek için gereken parayı biriktirdiğini açıkladı.
Resmi müze statüsü için üçlü birleşme gerekiyor
Evin geleceğine dair planlarını da paylaşan Doğukan Manço, mekanın mevcut durumdaki hukuki ve bürokratik engellerine dikkat çekti. Alanın şu an halk arasında müze olarak anılmasına rağmen resmiyette "müze" sıfatını taşıyamadığını belirten Manço, yasal mevzuata göre bir yerin müze tescili alabilmesi için mülk sahibinin, işletmecinin ve içerideki envanter sahibinin aynı çatı altında birleşmesi gerektiğini ifade etti.
Şu anki tabloda evdeki tüm kişisel eşyaların ve envanterin aileye ait olduğunu, mülkiyetin bir devlet bankasında bulunduğunu, işletmeyi ise belediyenin yürüttüğünü belirten Doğukan Manço, bu üç yapının birleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Evin zorla alınan aileye geri dönmesi ve ölümsüz bir müze haline gelmesi için çalışmaları hızlandırdığını söyleyen Manço, bu projenin hayata geçmesiyle babasının ruhunun şad olacağına inandığını sözlerine ekledi.