İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2225 %0.05
51,3410 %0.39
7.115,91 % 0,04
74.059,98 %-0.054

Nar

YAYINLAMA:
Nar

“Karataşın dibinde barış,

Karataşın dibinde aşk.

Karataş, çatladı çatlayacacak!

Ben de bitmeyen kavga,

Onda yeniden başlayacak.” Hasan Hüseyin Korkmazgil.

 

Seslerini ses bilemeyenlere..

Varlıklarını bilmek ne ki, yok sayabilenlere rağmen

Yüzyıllardır hemcinslerim, kızkardeşlerim;

Seslerini müzik

Sözlerini şarkı

Dillerini yazı

Ayaklarını yol

Bedenlerini insan olarak çoğaltıyorlar.

Biriktirdikleri, susup da yuttukları ve hatta yutmaya zorlandıkları

Yutturduk sonunda diyen arada çıkan yoldan şaşıp, karşı cinsle anlaşma yapanları tenzih ederek,

Gerçekten biriktirdikleri yola koyulanlar ışık olmaya, yansımaya ve yansıtmaya devam ediyorlar.

Bu satırlar onların bu gün son günü olan Fotoğraf Sergilerine ait.

Dilan Bozyel ve Enver Sedat Kurubaş yürütücülüğünde gerçekleşecek olan sergi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bağlamında Beyoğlu'ndaki galeride farklı tanıklıkları bir araya getiren fotoğraflardan oluşuyor. 

NAR’adını verdikleri eser çalışması müşterek hem fikir ve çoğaltılmış, yalın özgürlük manifestosu adeta.

Nar Taneleri, Kum Zambakları ve Gündüz Düşleri: Çoğul Hafızaya Tanıklık Eden Sergi 12 Mart’ta açıldı.

Oradaydık

Fotoğraf Organizasyonları Derneği (FOTON İstanbul) işbirliğiyle fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel ve kültür-sanat üreticisi Enver Sedat Kurubaş yürütücülüğünde 12–18 Mart 2026 tarihleri arasında Bohem Art Gallery’de gerçekleşecek “NAR” adını taşıyan sergi çoğul bir hafızaya alan açan fotoğrafları bir araya getirmeyi amaçlıyor.

6 Mart’ta yapılan açık çağrıyla, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne dair fotoğrafların toplanması hedefleniyor. Narın tek bir kabuk içinde çok sayıda taneyi barındırması gibi, sergi de farklı deneyimleri, bakışları ve tanıklıkları bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Onlarca kadın fotoğrafçıyı bir araya getirecek olan ve 12–18 Mart 2026 tarihlerinde izleyicisiyle buluşacak olan sergi, bu tarih aralığında 12:00-17:00 saatleri arasında ziyaretçi kabul edecek.  

Fotoğraf Organizasyonları Derneği (FOTON İstanbul) işbirliğiyle fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel ve Enver Sedat Kurubaş yürütücülüğünde 12–18 Mart 2026 tarihleri arasında Bohem Art Gallery’de gerçekleşecek “NAR” adını taşıyan sergi çoğul bir hafızaya alan açan fotoğrafları bir araya getirmeyi amaçlıyor.

6 Mart’ta yapılan açık çağrıyla, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne dair fotoğrafların toplanması hedeflenmiş.. Narın tek bir kabuk içinde çok sayıda taneyi barındırması gibi, sergi de farklı deneyimleri, bakışları ve tanıklıkları bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Onlarca kadın fotoğrafçıyı bir araya getirecek olan ve 12–18 Mart 2026 tarihlerinde izleyicisiyle buluşacak olan sergi, bu tarih aralığında 12:00-17:00 saatleri arasında ziyaretçi kabul edecek. 14 Mart Cumartesi günü ise sergiye paralel olarak Ece Vitrinel moderatörlüğünde söyleşi gerçekleştirildi.

Oldukça yoğun ve araya giren peş peşe vefat haberlerinden dolayı son güne kaldığımız için affola diyoruz.

Bohem Art Gallery’de gerçekleşecek sergide çalışmalar, 8 Mart yürüyüşlerinin geçtiği sokaklardan gündelik hayatın izlerini ve kamusal hafızada yer eden anları görünür kılmayı amaçlıyor. Beyoğlu’nda düzenlenen “NAR” sergisi, bireysel anlatılar ile kamusal alanın politik hafızası arasındaki ilişkiye odaklanan bir karşılaşma alanı sunuyor.

Sergi mekânına gelen İstanbullular, Beyoğlu sokaklarında geçerek bu karşılaşma alanına ulaşacak; ayrılırken ise fotoğrafların sesini, ışığını ve hafızasını yanlarında taşıyacaklar. Bu karşılaşmanın, kamusal hafızayı yeniden düşünmek ve çoğul anlatılarla kurmak için bir davet olması hedefleniyor.
 

Sergi Tarihi: 12–18 Mart 2026 (Son gün)

Mekân: Bohem Art Gallery, İstanbul
Müeyyedzade, Lüleci Hendek Cd. No:68, 34425 Beyoğlu/İstanbul

Nar tanelerine, kum zambaklarına ve gündüz düşlerini geceye yayanlara…

Dilan Bozyel Biyografi

Dilan Bozyel, 1985 senesinde Diyarbakır’ da doğmuş bir fotoğraf sanatçısı. Annesi Kıbrıs Limasollu, babası ise Diyarbakır Liceli.

Yirmi yaşına dek doğduğu şehirde yaşamış, adeta bir kalenin içinde büyürken; dünyayı, iki farklı kültürün buluştuğu aile evinde; okuduğu kitaplar ve şiirler, dinlediği müzikler, izlediği filmler ve üç kardeşiyle birlikte oynadığı oyunlardan öğrenmiş. Kaleden dış dünyaya adımını attığı ve ailesinden uzaklaştığı ilk adımında bir soru belirmiş zihninde: “İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer?”

Bu soru, sanatçının arayış rotasını belirlemiş. Eğitimlerini Türkiye ve İngiltere’ de tamamladıktan sonra kamerası, kalemi ve not defteriyle sorusunun cevabının peşine düşmüş. Seyahatlerinde kendini asla bir turist gibi hissetmemiş; “neredeysem, oranın yerlisiyim.” diyerek tanımlıyor bu durumu. Arayışının dökümanını fotoğraflar ve notlarıyla oluşturmaya devam etmiş. 

Ortadoğu’ dan Avrupa’ ya uzanan yolculuklarında çektiği fotoğraflar ve yazdığı cümlelerle duygu durumunu tespit ederek; yaşadığı en belirgin his; dünyada en nadir rastlanan duyguya denk gelmiş; “mutluluk”.

-

Enver Sedat Kurubaş Biyografi

Enver Sedat Kurubaş, 1994 senesinde Tekirdağ’da doğan kültür sanat üreticisi. Tıpkı bir yapının taşlarını titizlikle üst üste koyar gibi, yolculuğuna Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin Sanat Tarihi ve Sosyoloji koridorlarında başlamış; ardından Marmara Üniversitesi’nde Görsel İletişim ve Dijital Medya’nın sunduğu o yeni dünyanın kapılarını aralamış.

Yolculuğu boyunca zihninde hep aynı inanç yankılandı: "Gerçek değişim, bir arada olmanın ve bağımsız kalabilmenin özgürlüğünde saklıdır." Bu inanç, onun yolculuğunun rotasını, o günün Türkiye’sinde filizlenen kolektif teşebbüslere ve bağımsız ruhların açtığı yeni alanlara çevirdi.

Dokunduğu her projede, temas ettiği her bağımsız anlatıda "oraya ait" bir hikâye kurmanın peşine düştü. Görsel bir evrenin içinde yol alırken, en çok ışığa ve ışığın yarattıklarına güvendi. Hafızanın gücüne, dünü yarına bağlayan o görünmez ama parlak köprülerin izine inanarak; bağımsız kültür üretimleriyle kendinin ve kendisine benzeyenlerin hikâyesini anlatmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız