Fransa ve sinema
Frankofoni Film Festivali, 2026 edisyonu için açılış günü 05.03.2026 Perşembe günü, İstanbul Frannsız Kültür Merkezi salonunda, sabah ilk olarak meslektaşlarım ile birlikte bir basın toplantısına katıldık.

Geçtiğimiz yıllarda aksaklıklara uğrayan ve bu festivali doğal ve gerçekten bu işe inanmış insanlarla yürütmeyi tercih eden komite bu yılki seçkisini çok şık hazırlamış. Nedenin kadın inceliğinin olması. Festivalin başlayacağı hafta Dünya Emekçi Kadınlar Gününe rastlayacağı için festivalde toplamda yüzde 45 oranda, dünyadan ülkemizde henüz görülmemiş filmleri ile birlikte KADIN YÖNETMEN bulunmakta.

Açılış filmi olarak seçilen ve geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivalinde yine açılış filmi olan Partir un jour (Bir Gün Ayrılmak) /Amelie Bonnin 2025 yapımı filmi seçilerek, toplamda iki yönetmenle İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerde aynı zamanda başlayıp (5 Mart 2026) ama İstanbul’da daha uzun sürecek festival, 19 Şehir, 30 İlçe de sinema severlerle buluşacak. Her yıl giderek artan ve hibrit şekilde çalışarak, gerçekten “Sinema Festivali” isteyenlere ulaşmayı hedefleyerek uluslararası bir seçkiyi bizlerle buluşturmaya hazırlar.
Basın toplantısında yapılan açıklamada bir sürprizde, Othon Sinema ve Atlas 1948 ile işbirliği içinde, Agnès Varda’nın L’une chante l’autre pas adlı filminin restore edilmiş versiyonunun gösterileceği özel bir gösterim de düzenlenecek olması. Yüzde 45 Kadın Yönetmen, Kadın oyuncu ise yüzde 70 olarak festival kapsamındaki seçilen seçkiler arasında yer almakta.
Bu bilgiler ışığında, gerçeklere dayanan ve büyük bir insanlık duygusuyla dolu filmleriyle tanınan Fransız-Belçikalı yönetmen Olivier Meys ise Fransızca’yı kaderleri birbirine bağlayan ortak dil olarak kullanan, kendine özgü tarzda bir coming-of-age filmi L’été de Jahia’yı (Jahia’nın Yazı) sunacak.
Sabah ilk şanslı izleyiciler olarak basın toplantısı ardından festival kapsamında ülkemizde olan ve aynı zamanda akşam 19.30 da sinemaseverlerle yeniden filmi ile buluşacak olan, Juliette Armanet ve Bastien Bouillon’un oynadığı, karşı konulmaz bir romantik müzikal komedi ve dramı son derece yumuşatılmış olan Partir un jour (Bir Gün Ayrılmak) filminin yönetmeni Amelie Bonnin ile bizleri buluşturdu.

Eşi ve çocukları, bitmeyen sorularımızdan dolayı bahçede beklerken ne kadar sıcak ve samimi bir Kadın Yönetmen ile tanışmanın mutluluğunu yaşadık. Kendiside, filmi henüz fazla seyahat etmediği için bu anlamda heyecanlı olduğunu ifade etti. Akşam 19.30 seansı ve açılış, yönetmen Amelie Bonnin takdim, tebrik törenini de Sayın Büyükelçi ile yine birlikte izledim.
Aşırı kalabalık vardı. Bizim basın toplantımız ardından çocuklar içinde gösterim yapıldı. Zaten festival gençlere ulaşmayı hedef edinmiş. Çok da iyi yapmışlar. Basın toplantımız çıkışında bana da heyecanla:
-Film nasıldı? Yönetmen de buradaymış,
Diyen gençlerin, mutluluğu görülmeye değerdi.
Festivalleri gerçekten bu anlama ulaştığında çok önemsiyorum. Üstelikte sıcacık bir aile, hayaller ve gerçeklikler filmi ile karşılaşacaklar.
Ve bana kalırsa hepsi son derece nitelikli. Göreceğiz. Deneyimlerimiz, aktaracağız.

Amelie BONNİN-2025-Leave On Day
Bende gençlere çok önem veririm. Yıllardır nerede olursa olsun, hep önceliğim olmuştur.
Fransız Kültür Merkezi tarafından Fransa, İsviçre, Belçika, Kanada ve Lüksemburg Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Fransızca dilini ve Frankofon ülkeler ile Uluslararası Frankofon Örgütü’nün üye ve gözlemci ülkelerinin kültürlerini tanıtmayı amaçlıyor. Bu ortaklık, sanatın ve kültürel çeşitliliğin tanıtımında uluslararası işbirliğinin önemini vurguluyor.
Herkesi bu sürükleyici ve keyifli deneyimi yaşamaya davet ediyorlar.
Açılış filmi benim gözlerimi doldurdu. Yazacağım. Duyguyu bütünüyle seyirciye en naif dille aktarabilen, son derece mütevazı ve bu görücü halinde “O yüzden sizlerin görüşleriniz benim için son derece önemli. Birde siz basınsınız” dedi.

Bu güzel deneyim için öncelikle organizasyon komitesi ve İstanbul Fransız Kültür Merkezinin nazik davetlerine tekrar teşekkür ederim.
Gerek filmlerle buluşmak, harika bir duygu.
İnsanın bütün yorgunluğunu almış olmasının yanında umut veriyor. Bilhassa kadın yönetmenlerin sesleri harika!
Varlıklarının, başarılarının artarak katlanmasını ve bizlerle buluşmasını canı gönülden diliyorum.
