Sana ne benim yılbaşımdan
Bu yılbaşı bütün Türkiye’de çok sönük geçti. Başta İstanbul olmak üzere bütün kentlerde yılbaşı kutlamaları ya hiç yapılmadı ya da son derece cılız diyebileceğimiz eğlenceler düzenlendi. Nedenini sorarsanız... AKP iktidarı yılbaşı kutlamalarının İslam dinine aykırı olduğunu düşünüyor, kültürümüze zarar verdiği inancıyla açıktan olmasa da bunları engellemeye çalışıyor.
En bariz örnek Ankara’da Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullara gönderdiği genelgeyle yılbaşı kutlamalarının yapılmamasını, okul binalarının süslenmemesi gerektiğini bildirmesiydi. Diyanet İşleri Başkanlığı da bir fetva yayınlayarak yılbaşı kutlanmasının dinimize, örf ve adetlerimize aykırı olduğunu buyurdu.
Meslektaşım Can Ataklı’dan öğrendim. Geçmiş yıllarda İstanbul’da kimi tarihi binalar yılbaşı dekorlarıyla süslendiği halde bu yıl bunlar ya yapılmamış ya da dikkat çekmeyecek biçimde olmuş. Can Ataklı merak edip sorunca şu gerçek ortaya çıkmış:
Meğer Anıtlar Kurulu bütün tarihi bina sahiplerine yılbaşı süslemeleri yapılmaması için yazı göndermiş.
Yıllardır anlatıyoruz da dinleyen kim? Yılbaşı ayrı, Hıristiyan aleminin Noel bayramı ayrı. Yılbaşı kutlamalarına karışma hakkını kendinizde nasıl görüyorsunuz? Ayrıca ülkemizde, hala bir avuç kalsalar da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Hıristiyanlar yaşıyor. Onların Noel kutlamaları sizi neden ilgilendiriyor?
Hatırlıyorum. Bizim siyasal İslamcılar yıllar önce 31 Aralık tarihini Mekke’nin fethi ilan etmişlerdi. Her 31 Aralık’ta Mekke’nin fethi kutlamaları yapıyorlardı. Ancak Hicri Takvim’e göre her yıl aylar ve günler değiştiği için 31 Aralık’ı tutturamadılar; sonunda da bu kutlamalardan vaz geçmek zorunda kaldılar.
İnsanlar kapkara bir ortamda yaşamaktan bıktı, usandı. Hiç olmazsa Yılbaşı’nda biraz olsun neşelenmek, eğlenmek, güzellikler görmek istiyor. Daha iyi anlamanız için sizlere bir kaç örnek vereyim. Geçenlerde başörtülü iki genç kız sokaktaki bir çiçek satıcısından, özellikle Noel süslemelerinde kullanılan “kokina” dediğimiz bitkiden bir kaç demet aldı. Bir başka gün bir alışveriş merkezinin çam süsleri satan dükkanında besbelli mütedeyyin olan, gene başı kapalı bir kaç kadın bir hayli alışveriş yaptı.
Ama hayır! Kendi dünyanıza, hayat tarzınıza uymayan herkesi baskı altında tutmak elinizdeki en önemli araç. Milli eğitim müdürlükleri, Diyanet’i bir yana bıraktım. Siyasal İslamcı terör örgütü IŞİD yılbaşı gecesi lokantalar ve eğlence mekanlarına bombalı saldırı düzenleyecek söylentisiyle hem mekan işletmecileri ve çalışanlarını zarara uğrattınız hem de insanlara korku salarak evlerine kapanmaya mecbur ettiniz.
Yılbaşı’nın ertesi günü olan 1 Ocak’ta da Galata Köprüsü’nde Filistin’e destek mitingi düzenleyerek oylarınızı konsolide etmeye çalıştınız. Olmuyor kardeşim. Yirmi birinci yüzyılın birinci çeyreğini geride bıraktığımız günümüzde işler artık din üstünden siyaset yaparak yürümüyor. Siz batan ekonomiyi, bir türlü frenlenemeyen enflasyonu, insanların açlık sınırında yaşamasını nasıl düzelteceksiniz, ondan haber verin.