Yazık oluyor
Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi dezenformasyonla mücadele adı altında bir yeni düzenleme getirmeye çalışıyorlar. Meclis’e sunulan ve kısa süre içerisinde yasalaşması beklenen bu yasa Türk basınının içerisinde bulunduğu sorunlu dönemde ilave sıkıntılar yaratmaktan, sansür...
Bir Pazar günü ıssız bir şehirde
Pazar öğleye doğru Edam sokaklarını arşınlıyoruz. Derler ya, in cin top oynuyor sanki. Sokaklar bomboş, dükkanlar kapalı. Refah toplumu olmak böyle bir şey herhalde. Benzer bir durumu Oslo’da da yaşamıştım birkaç sene önce. Koca şehirde sanki üç beş kişi yaşıyormuş gibiydi.
Kıbrıs’ta acınası haldeyiz…
Çoğunlukla olan bitenin Kıbrıs Türk halkına yakışmadığını, dünyanın bizim perişan halimize katıla katıla güldüğünü söyleyip dururuz ya, inanmayın. Birkaç gündür Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda, Avrupa Birliği üst düzey yetkilileriyle Türkiye ve dünya gelişmeleri konusunda sohbetler ediyorum.
Konu faiz meselesi değil
“Bağımlı toplum olmak nedir, nasıl bir şeydir? ” diye bir soru yöneltse birileri size, nasıl bir cevap verirsiniz? Zor iştir birine, birilerine bağımlı olmak.
Bir bayram sabahı
Bayram denilince aklıma hep o sabah yaşadıklarımız gelir. Bu günün Abbasi Arap kültürü sayesinde gösterişe bulanmış dini yaşam yoktu benim çocukluğumda. Hani “Paranın ve imanın kimde olduğu belli olmaz” derler ya, abartılarak dindarlık gibi zenginlik sergilemek hoş karşılanmazdı.