Nursun Erel
[email protected]
Örtmenlerim sizi çok seviyorum
Geçenlerde hoş bir hanımefendi ile tanıştım. Duruşu, gülümseyişi ve şık kıyafetini zarafetle taşıyışı çok şey anlatıyordu. Henüz isimlerimizi bilmiyorduk ama hemen sordu: -İkizler burcu musunuz?
Tek adam rejiminden kurtuluş var mı?
Geçenlerde bir meslektaşımla sohbet ettik. Biraz sıkıntılı göründü gözüme, “bir derdi mi var? ” diye merak ettim, soramadım, kahve içerken sohbet gelişti, geçmişe döndü, anlattı:“Zor durumdaydık… Ülkeyi demokrasiden uzak, baskıcı bir diktatör yönetiyorsa mutlu olunabilir mi?
Yolsuzluklardan yolsuzluk beğen!
Size mutlu bir pazar günü dilerim, bakıyorum koltuğunuza uzanmış, kahvenizi yudumluyorsunuz, henüz kara kış kapıyı çalmamış, yün hırkayla idare ediliyor, sarman kedi de yanınızda, mırıl mırıl… Eh, biraz bana da kulak verir misiniz? -A, mutlu pazar dedin ya… Keyfimizi kaçırmazsın inşallah?
Nasıl inanalım?
Taksim’de yaşanan olay sonrasında haberleşme olanaklarımız kısıtlandığı için hepimiz dikkatimizi “sorumlu makamlar”a çevirdik. Taksim’de neler oluyordu? Bu felaket neden önlememişti? Nasıl yaşanmıştı? Kimlerin marifetiydi? Bombacı Ahlam (Arapçada -rüyalar- anlamına geliyormuş!
Avrupalı gazetecilerin “lüks” dertleri
Geçtiğimiz günlerde Tiran’daydım, Balkan ülkelerinde medya sektörünün tartışıldığı bir konferansa katıldım, Avrupa’nın her yerinden meslektaşlarımla buluştum, iki gün süren oturumlarda konuşmacılar, “Covid döneminde büyük kayba uğrayan basın-medya sektörü nasıl ayağa kaldırılabilir?