Muzaffer Ayhan Kara
[email protected]
Kendinizi çok abartırsanız palavra sıkıp açığa düşersiniz!.
Aşağıda 17 Temmuz 2011'de Hürriyet'teki bir haberin ele alacağım konuyla ilgili kısa bölümünü aktarıyorum:“Hillary Clinton, Temmuz 2011'de CHP lideri Kılıçdaroğlu ile Conrad Oteli'nde görüştü.
Otorite diyor ki, mutlak butlan ile kayyım ve tedbir hukuka aykırı... Bakın, nasıl...
Bugün köşemi İ. Ü. Hukuk Fakültesi'nde iki dönem dekanlık yapan, AK Parti'nin ilk iktidar döneminde ceza yasasına katkıda bulunan Prof. Dr. Adem Sözüer'e veriyor ve mutlak butlan kararına ilişkin sosyal medyada yaptığı hukuki değerlendirmeyi olduğu gibi aktarıyorum.
'Büyük suçların' karşılığı: Diploma iptali, sayısız dava ve nihayet mutlak butlan
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu saçma sapan iddialarla tutuklanıp hakkında sayısını hatırlamadığımız kadar da dava açılınca kazın ayağı gözükmüştü. İmamoğlu'na yönelik ana suçlama şuydu: CHP'yi ele geçirip, sonra da ülke yönetimini ele geçirmek.
Bir kez daha casusluk davası...
Casusluk davası hakkında yazdım ama bir kez daha yazmak farz oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu’nun iletişim danışmanı Necati Özkan ve Fuat Oktay'dan (önceki Başbakanlık Müsteşarı, Cumhurbaşkanı Danışmanı) yetki belgeli Hüseyin Gün'ün yargılandığı casusluk...
Mısırı gurutmadık, bunları unutmadık!..
Hukukun savunma kanadının ortak kanısı, böyle bir siyasi casusluk davası olmaz, olamaz, zaten görmedik de. Hakikaten de doluya koyuyorum casusluk göremiyorum, boşa koyuyorum casusluk göremiyorum ben de bu davada.