Haydarpaşa Garı …
Havada yoğun bir ayrılık kokusu vardı. Artık “iki başlarına yürüyemeyeceklerini’’ anlayan, iskandili güvenli yufka sulardan bıkıp, bundan böyle kuşkulu bir lunapark uğultusunda kolan vurmak isteyen, nereye giderse gitsin bu şehrin arkasından geleceğini bilmesine rağmen, yine de gitmek zorunda kalan...
Adı; Ayşe Nesrin…
Çamur. Vıcık vıcık, balçık gibi bir çamur. Sarı kireç taşından yapılmış küçücük istasyon binasında trenden iner inmez bastığı, istasyondan geceyi geçireceği handan bozma otele kadar yürüdüğü sözüm ona caddenin üzerini kaplamış, tek göz, karanlık ve derme çatma evlerin ötesine berisine sıvaşmış koyu...
Çiçekler önemlidir
Milyonlarca yıldır çiçeklerin dikenleri var ve milyonlarca yıldır koyunlar çiçekleri yiyorlar. Çiçeklerin hiçbir işlerine yaramayan dikenleri neden büyüttüklerini anlamaya çalışmak gereksiz bir şey mi?
‘Tuhaf Bir Kadın’dan düşler ve öyküler
Her zamankinden de daha güzel giyindi o gün. İncecik, tiril tiril beyaz bir gömlek, siyah bir etek. O günün şerefine narçiçeği rengindeki ipek fularını da taktı. Kendisi ve üzerindeki her şey temiz ve güzel olmalıydı.
Kuzguncuk’ta zaman
Kuzguncuk’ta zaman, tarihin mutlu bir döneminde donup kalmış gibi. Semt, ahşap evlerin yan yana sıralandığı dar sokakları, yalıları, cami, kilise ve sinagogları ile yüzyıllardır süren huzur dolu uykusunu sürdürüyor.