Haluk Şahin
[email protected]
Yekpare ve çok parçalı: Washington Meydan Savaşı’na hazırlanıyor
1980’li yılların başında ABD başkenti Washington’da bir yandan üniversitede hocalığa devam ederken bir yandan da fiilen Cumhuriyet Gazetesi’nin Washington muhabirliğini yapıyordum. Bazen sabahları gün ağarmadan telefonunum çalardı. Uykumu bölüp, açardım.
Tufan ve Neksus: Peki şimdi ne olacak?
İnsan denen canlı türünün dünya gezegenindeki serüvenlerini anlatan Sapiens kitaplarıyla tanınan antropolog-tarihçi Yuval Noah Harari’nin Neksus adlı kitabını öncelikle ve özel bir ilgiyle okudum.
102. Yıl ve Akdenizlileşme: Bu yaz Ege’de neler öğrendik?
Tarih Deniz’inde Cumhuriyet teknesiyle yolculuğumuzun 102. miline giriyoruz. Fırtınalardan, dalgalı denizlerden geçtik, hala sallanıyor, zaman zaman su alıyoruz. Ama batmadık, satılmadık, korsanların eline düşmedik. Bunlar kutlamaya değer başarılardır. Kutlu olsun! 100.
Basın kampında tartıştık: Şimdi ne yapmalıyız?
Birincisi geçen yıl yapılan BAMAD Basın Kampı’na gittiğimde, düzenleyiciler, etkinlik için seçtikleri slogan olan “Yol arıyoruz! ” hakkında ne düşündüğümü sormuşlardı. “Fazla iddialı! ” demiştim. “Kurumlar yıkıldı, büyük depremlerin ardından enkazda yol bulmak zordur.
Büyük teknoloji şirketleri hizmette sınır tanımıyor: Cep telefonunuza ötemazi düğmesi
Sosyal medya çıktığından beri iyice güçlenen “yanlışları düzeltme” refleksinize yenilip hemen, “Hayır, ötemazi değil; ötenazi! ” demeyin! “Ötenazi”, yani, dışardan yardım alarak kendi hayatına son verme, onu biliyoruz. Burada “ötemazi” kelimesi bilinçli olarak kullanılıyor.