Faruk Bildirici
[email protected]
“Mescid-i Aksa biblosu” dedikleri şekerlikti!
İktidar medyası, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın Ankara ziyaretini ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmesini, ele alınan konular ile sonuçları yerine “subliminal mesajlar” ve “vücut dili” üzerinden okumayı yeğledi.
Aleni çarpıttı Cem Küçük…
Avrupa ülkeleri içinde medya özgürlüğüne yönelik en ağır ihlâllerin yaşandığı iki ülkeden biri Türkiye. Öbürü de savaş koşulları altındaki Ukrayna. Bu saptama, MFRR’nin (Medya Özgürlüğü Acil Müdahale) hazırladığı “Medya İhlâlleri İzleme Raporu”nda yer alıyor.
Savaş çığırtkanlığı ve şiddet pornografisi
Gazeteci olarak genellemeci yaklaşımlardan nefret etmişimdir. Şurası doğru. “Batı medyası”nın büyük bölümü İsrail’in, Gazze’deki fütursuzluğunu, çoluk çocuk demeden silahsız masum insanları bombalarla hedef almasını güya “savunma hakkı” olarak görüyor; öyle aktarıyor.
Yargı skandalının içler acısı serencamı
AKP öncesi Türkiyesinde olsaydı, İstanbul Anadolu Başsavcısı İsmail Uçar’ın HSK’ye gönderdiği ve adliyedeki rüşveti anlattığı mektubu yayımlandığında ortalık ayağa kalkardı. O mektubu yazan savcıyı ve suçlanan yargıçları, o sabah adliye önünde gazeteci ordusu karşılardı.
Hangi ölüm diğerinden daha değersiz?
Filistin Yönetimi’nin Britanya Büyükelçisi Husam Zomlot, BBC televizyonunda sunucuya “Bizi İsrailliler öldüğünde davet ediyorsunuz. Son iki ay içinde 200’den fazla Filistinli öldürüldüğünde davet ettiniz mi beni? ” sorusu vicdanı kararmamış her gazeteciyi kahreder.