Erdem Beliğ Zaman
[email protected]
Yasaklayın yasaklayın; böylesi daha hoş oluyor!
26 Nisan Pazar günü LGBTİ+ destekçileri, Onur Haftası kapsamında İstiklal Caddesi’nde bir yürüyüş yapmak istedi… Ayrıca bu hafta için onlarca etkinlik de tertip ettiler: tiyatrolar, sergiler, gösteriler… Bunlardan daha doğal ne olabilir ki nevinden bir cümleyle yazıma başladığım için yanılmamalı...
Yangın var!
İstanbul'un münhasır mimarisi ahşaptı. İstanbul dediysek kâr- kadim İstanbul; yani Suriçi. Binalar iç içe idi. Semtler birbirlerine dirsek temasıyla yaslanmıştı. Sonradan Yeşilçam filmlerine de aksedecek sıcak ilişkiler, mahalle havası işte bu mimarinin bir tezahürüydü.
Eğitim sistemimiz!
Bu haftasonu üniversite imtihanı yapılacak… Milyonlarca öğrenci ter dökecek; peki ama nerede gelecek? Bu eğitim sistemiyle bilmem kaç ışık yılı uzakta olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim… Lütfen sınava girecek öğrencilere kötü moral olmasın ama kendimin de içinden geçtiği (ya da onun benim içimden...
Haber sitelerinin berbatlığından bahsediliyor; peki̇ tiyatronun berbatlığından da bahsedilecek mi?
Konservatuarların bu kadar yayıldığına, öğrencilerin artık bu bölümleri şevkle tercih ettiğine, seyircinin ve salonların arttığına kanıp da Türkiye’de tiyatronun önem kazandığını düşünmeyiniz… Çünkü tiyatro uzun zamandır ülkemizde bir istihdam sahası olmaktan çıkmıştır.
Sürtüğün ve çürüğün kıymeti
Yaşamaktan bezmek hatta iğrenmek mi istiyorsunuz? İnanınız Türkiye’de bundan kolayı yoktur. Şöyle birkaç dakika siyaset büyüklerinin beyanlarını dinleyiniz, kâfi!