Kütahya, ev sahipliği yaptığı büyük bir organizasyonla somut olmayan kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına önemli bir adım attı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla, Kütahya Valiliği ve Biz Ebru Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Kütahya Yaşayan Miras Şöleni, görkemli bir kortej yürüyüşüyle kapılarını açtı. Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen yaklaşık 150 usta sanatkarın katılımıyla gerçekleşen etkinlik, şehrin tarihi dokusunu sanatla buluşturmayı hedefliyor.
Kadim medeniyetin merkezi Kütahya
Şölenin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Kütahya'nın tarihsel derinliğine vurgu yaparak, şehrin sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda bir insan hazinesi olduğunu belirtti. Yılmaz, "Kütahya, dünden bugüne uzanan değerleriyle, çini başta olmak üzere sanatın her dalında kadim bir medeniyet merkezidir. Burayı keşfetmek, geçmişe bir yolculuk yaparken geleceğe de selam göndermektir" ifadelerini kullandı.

Binlerce tescilli eser korunuyor
Kütahya Valisi Musa Işın ise şehrin 'gizli bir hazine' niteliğinde olduğunu belirterek, kültürel mirasın korunması için yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Kentte Anıtlar Kurulu tarafından tescillenmiş bin 451 eser bulunduğunu hatırlatan Işın, camilerden türbelere, hamamlardan köşklerine kadar uzanan bu zenginliğin yaşatılması için ciddi bir gayret gösterdiklerini ifade etti.
Kalkınma ve kültür bir arada
AK Parti Kütahya Milletvekili Adil Biçer ise konuşmasında şehrin son yıllarda gösterdiği kalkınma hamlelerine değindi. Tarımdan sanayiye, eğitimden turizme kadar birçok alanda gelişen Kütahya'nın, kültürel mirasını da bu gelişimle harmanladığını vurguladı. Protokol üyelerinin kurdele kesimiyle resmi açılışı yapılan şölen, üç gün boyunca geleneksel sanatların sergilendiği stantlar ve çeşitli etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.