Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Bitlis'in Ahlat ilçesinde bir araya geldi. Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen toplantı, saat 17.10'da başladı ve yaklaşık 1,5 saat sürdü. Toplantının ardından Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, konuşmasına Ahlat halkına teşekkür ederek başladı. Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümüne dikkat çeken Erdoğan, "Ahlatlı kardeşlerimizle beraberiz. Anadolu'nun kapılarını açtığımız şanlı zaferin 955'inci sene-i devriyesinde aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bulunmanın heyecanı içindeyiz" dedi. Sultan Alparslan ve Malazgirt mücahitlerini rahmetle anan Erdoğan, 7 yıl önce Ahlat'tan dönerken trafik kazasında hayatını kaybeden Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'a da Allah'tan rahmet diledi.
Kabine Ahlat'ta üçüncü kez toplandı
Cumhurbaşkanı, Ahlat'ın tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "12'nci yüzyılda nüfusu 300 bini aşan Osmanlı padişahlarının ataşehri olarak ziyaret ettiği Ahlat'ın tarihimizdeki yeri ve önemi anlaşıldıkça milletimizin Ahlat ve Malazgirt'e yönelik ilgisi de katlanarak artıyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan, kabine toplantılarının Ahlat'ta geleneksel hale geldiğini belirterek, "Cumhurbaşkanı kabinesi olarak üçüncü kez bugün Ahlat'ta toplandık" dedi.

Toplantıda dış politika, ticaret, güvenlik ve terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere kritik başlıkların ele alındığını aktaran Erdoğan, ekonomideki gelişmelere de değindi. "Adeta bir kriz fırtınası yaşadığımız bu sancılı dönemi popülizme tevessül etmeden milletin ve ülkenin kaynaklarını büyük bir özenle koruyarak, dinamik bir süreçte başarıyla yönetmenin çabasındayız" diyen Erdoğan, İran-Amerika geriliminin küresel ekonomiye etkilerinin zamanla azalacağını söyledi.
Terörsüz Türkiye'ye tam destek
Erdoğan, TBMM'de kabul edilen milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme yasasına işaret ederek, "Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazeletmiş, çok ciddi güç kazanmıştır" dedi. 467 evet oyuyla kabul edilen yasaya destek veren tüm milletvekillerine teşekkür eden Erdoğan, "Türkiye'nin hiçbir sorunu çözümsüz değildir" mesajını verdi.
Cumhurbaşkanı, sürece ilişkin herkesi dikkatli olmaya çağırdı: "Herkesin bu süreçte çok daha özel bir dil kullanması, yük olmak yerine yük almaya odaklanması milletimizin hassasiyetlerini kaşıyacak fevri söylem ve eylemlerden uzak durması büyük önem arz ediyor." Medya kuruluşlarına da seslenen Erdoğan, "Sırf daha fazla görüntülenmek, daha fazla reyting ve etkileşim almak uğruna böyle hayati bir meseleyi enfekte etmeye kimsenin hakkı yoktur" ifadelerini kullandı.

Herkesi çözümün parçası olmaya davet etti
Erdoğan, terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda herkesi ortak çabaya katılmaya çağırdı: "Gelin, Türkiye'yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim. Gelin sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye'mizin üstünden hep beraber kaldıralım." Sürece katkı sunanların tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacağını belirten Erdoğan, süreci zora sokanların da tarih karşısında mesul olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı, dış politikada Türkiye'nin kararlılığını vurgulayarak, "Türkiye kendi vatandaşlarıyla birlikte hiçbir ayrım yapmadan bölgesindeki herkes için barış, herkes için kalkınma istedikçe cinayet şebekelerinin kan ve çatışma üzerine kurulu planları bozuluyor" dedi. Kendisine ve Türkiye'ye yönelik kirli kampanyaları, bozulan planların bir tezahürü olarak değerlendirdiğini ifade etti.
"Türkiye'nin dış politikasını millet belirler"
Erdoğan, Türkiye'nin köklü devlet geleneğine dikkat çekerek, "Biz kime, neyi, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi gayet iyi biliriz. Her zaman altını çiziyorum, biz bakkal dükkanı değil, dünyanın en büyük ülkelerinden birini, Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyoruz" dedi.

Türkiye'nin küçük hesaplara prim vermeyeceğini belirten Erdoğan, "Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk Milleti belirler. Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı, bölgesel barış ve istikrar vurgusu yaparak, "Bizim amacımız etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır. Bizim gayemiz bizim bölgemizin her karışında adalet, güvenlik ve refahın tesis edilmesidir" dedi. Suriye'den Irak'a, Lübnan'dan Filistin'e, Körfez'den Afrika'ya, Balkanlardan Kafkasya'ya kadar gönül coğrafyasının tamamında kardeşliği yüceltme mücadelesi verdiklerini söyleyen Erdoğan, "İnşallah bu mücadeleyi zaferle taçlandırana dek elimizin ulaştığı her yerde çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.