İstanbul
Az bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,1451 %0.03
53,3505 %0.11
6.228,46 % -1,43
61.551,99 %-2.815

“Yüzyılın Projesi”

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
“Yüzyılın Projesi”

Son zamanlarda iç siyasette yaşananlara bakıyorum. Ülkede bunca yoksulluk, yokluk, görülmemiş hızla artan enflasyon, berbat ekonomik durum, hukukun ayaklar altına alınmasına karşın AKP’nin nasıl olup da hala iktidarda kalabildiğine, her alanda gücünü koruyabildiğine şaşırıyorum. Yoksa yıllar önce Washington’da bana söylenenler gerçek miydi?

Aradan 24 yıl geçmiş. Mayıs 2002’de ABD’nin başkenti Washington’da, dünyaca ünlü finans spekülatörü George Soros’un New Century Foundation’ın (Yeni Yüzyıl Vakfı) merkezindeyim. Oraya kadim dostum, rahmetli Prof. Dr. Mithat Melen’le birlikte gidiyoruz. Masanın çevresinde ABD eski Ankara Büyükelçisi ve vakfın başkanı Morton Abramowitz, gene ABD’nin eski Ankara Büyükelçilerinden Mark Parris ve Marc Grossman var. Mithat ve ben karşımızdakilere Türkiye’de AKP’nin yeni kurulmuş bir siyasi parti olmasına rağmen gittikçe güç kazandığını, Washington’ın da AKP’ye ciddi destek verdiğini, bunun yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Hatta bir ara şöyle bile söyledik:

“Bakın, böyle yapmaya devam ederseniz ileride sizin de, Türkiye’nin de başına büyük dertler açılacak. “ Bunun üstüne Morton Abramowitz birden ayağa fırlayarak iki eliyle masaya vurdu:

“Leyla, bilmem farkında mısın? AKP yüzyılın projesidir.”

Mithat’la ben o an donakaldık. Ne demekti AKP yüzyılın projesi? Kimin ya da kimlerin projesi?

Bugüne kadar yaşananlara bakıyorum. CHP’de Deniz Baykal’ın seks kasedinin dolaşıma sokulmasıyla birlikte genel başkanlığın değişerek pek bilinmeyen, Sosyal Sigortalar Kurumu eski başkanı Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin başına gelmesi, Ekmeleddin İhsanoğlu vakası, 2017’deki referandum, 2018 Haziranı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, akşam saat 21:00’de televizyonlardan seçim sonuçları akışının durması, Huber Köşkü’ndeki Tayyip Erdoğan’ın gecenin bir vaktinde aniden helikopterle Ankara’ya gitmesi, “Adam kazandı” olayından sonra Cumhurbaşkanlığı adaylarının arazi oluvermeleri... Son olarak da 2023’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, kaybedileceği biline biline Kılıçdaroğlu’nun “altılı masa” adaylığı... Yazdıklarımın hiç bir gizli tarafı yok. O dönemler hepsi basın ve medyada yer aldı. Bendeki gazetecilik merakı ise hiç dinmedi.

CHP’nin başına örülen mutlak butlan olayına hiç girmeyeceğim. Sadece, iyi bir hukukçu olarak bildiğim  eski CHP milletvekillerinden Atilla Kart’ın, bugünkü ucube, tek adam rejiminin temelini döşeyen 2017 referandumu sonuçları sonrasında anlattıklarını sizlere hatırlatmak istiyorum.

Atilla Kart, referandumda iki buçuk milyon mühürsüz oyun tespit edildiğini, ancak Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) bu oyları geçerli kabul etmesinin hemen sonrasında CHP Genel Merkezi’nden parti teşkilatlarına, “Sakın itiraz etmeyin, “ yazısı gittiğini söylüyor; belgesini de gösteriyor.

Kart, daha sonra 2017 referandumu sonuçlarıyla ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) CHP olarak dava açmak istediğini, başvuru dosyasını o zamanki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na gösterdiğinde şöyle bir cevap aldığını anlatıyor:

“Buyurun gidin. Ancak CHP’nin kurumsal kimliğini kullanmayın. Sade milletvekili Atilla Kart olarak baş vurun.”

Bütün bu yazdıklarım belgeli. Kılıçdaroğlu acaba hangi saikle Atilla Kart’ın CHP adına AİHM’e baş vuru yapmasını engelledi? Bir tahminde bulunabiliyor musunuz?

Aklıma takılan bir nokta da Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13 yıllık CHP Genel Başkanlığı serüveninde AKP’ye karşı girdiği her seçimi, ne hikmetse kaybedişi oldu. Tuhaf değil mi?

Bugünlerde çok sözü edilen ABD Merkez Bankası Federal Reserve Bank’ın (FED) Türkiye’ye 40 milyar dolarlık swap hattı açacağı, böylece de AKP ve Tayyip Erdoğan’ın sıcak paraya sıkışmışlık sorununu çözeceğinden söz ediliyor. Söylenenlere göre ABD Başkanı Donald Trump böylece çok sevdiği Tayyip Erdoğan ve iktidarını rahatlatıp, ona bir dönem daha iktidar olma hediyesini vermek istiyormuş. Beklemedeyim!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız