İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0434 %0.2
53,7187 %-0.12
6.225,55 % 0,12
64.209,64 %-0.044
Muhalif. GÜNDEM Yargıtay'dan emsal karar: Eşinin yemeğini aşağılamak ağır kusur sayıldı

Yargıtay'dan emsal karar: Eşinin yemeğini aşağılamak ağır kusur sayıldı

Evlilik birliği içinde eşlerin birbirlerine karşı kullandığı kırıcı ve aşağılayıcı üslup, hukuki süreçlerde belirleyici bir kriter olmaya devam ediyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinin yaptığı yemekleri "zehirli ve berbat" diyerek kötüleyen, aynı zamanda evin mutfak alışverişini de yapmayan kocayı ağır kusurlu bularak yerel mahkemenin verdiği emsal niteliğindeki boşanma ve tazminat kararını onadı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

Karşılıklı hakaret iddialarıyla açılan bir boşanma davasında, Yargıtay milyonlarca evli çifti yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Şiddetli geçimsizlik yaşayan bir çift, karşılıklı iddialarla Aile Mahkemesi'ne başvurarak boşanma davası açtı. Davacı erkek, eşinin kendisine yönelik ağır ithamlarda bulunduğunu, sürekli "moruk, bunak, pislik" şeklinde hitap ettiğini ve evdeki buzdolabına kilit takması nedeniyle ikinci bir buzdolabı satın almak zorunda kaldığını öne sürerek tazminat talebinde bulundu.

Karşılıklı ağır ithamlar mahkemeye taşındı

Davalı kadın ise kocası hakkındaki iddiaları reddederek, eşinin hem kendisine hem de önceki evliliğinden olan çocuklarına yönelik kötü muamelede bulunduğunu savundu. Kadın, kocasının yaptığı yemekleri sürekli küçümsediğini ve kendisine; "Sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" ifadeleriyle psikolojik şiddet uyguladığını dile getirdi. Tarafların iddialarını ve şahitleri dinleyen Aile Mahkemesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında iki tarafın da kusurlu davranışlar sergilediğini tespit etti.

Mutfak alışverişi yapmayan kocaya ağır kusur

Mahkeme heyeti, kadının eşine yönelik hakaret içerikli sözler sarf etmesini "az kusur" olarak değerlendirdi. Buna karşılık, eşinin hazırladığı yemekleri sürekli kötüleyen, "berbat ve zehirli" diyerek aşağılayan ancak buna rağmen evin mutfak alışverişini de tam olarak yapmayan kocayı evlilik birliğinin sonlanmasında ağır kusurlu saydı. Mahkeme, çiftin boşanmasına hükmederken, ortak çocuğun velayetini babaya verdi. Ağır kusurlu bulunan kocanın ise kadına aylık 750 TL yoksulluk nafakası ile birlikte toplamda 35 bin TL maddi ve manevi tazminat ödemesine karar verdi.

Yargıtay yerel mahkemenin kararını onadı

Kocanın avukatı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşınan kararda, istinaf başvurusu reddedildi. Bölge Adliye Mahkemesi, mutfak ihtiyaçlarını karşılamayan ve eşinin emeğini aşağılayan kocanın ağır kusurlu bulunmasının hukuka uygun olduğunu belirtti. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de yerel mahkemenin verdiği kusur oranlarını ve tazminat kararını yerinde bularak tamamen onadı. Bu kararla birlikte, evlilik birliği içinde eşin emeğine yönelik sürekli küçümseyici ve aşağılayıcı ifadelerin kusur değerlendirmesinde yasal bir kıstas olduğu tescillenmiş oldu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız