Yalova
Yalova'daki İŞID hücresi ve çevresindeki yapılanma anlaşılıyor ki-propagandası olmasın diye adını anmayacağım- iki dergi etrafında örgütlenmiş. Bu çerçevede sözde mescitler oluşturulmuş. Diyaneti bile tagut gören, kafir sayan İŞID bu kendi mescitlerini örgütlenme aracı olarak değerlendirmiş (Resmi verilere göre ülkede Yalova'dakine benzer 97 yapılanma söz konusu!).
MEĞER DEVLET İŞID HÜCRESİNE VAKIFMIŞ...
İşin ilginç yanı, devletin istihbaratı, emniyeti ve yargısı Yalova'daki İŞID yapılanmasına vakıf. Bu hücre mensupları ve çevresi geçen yıl koğuşturulmuş. Haklarında iddianame hazırlanıp mahkemeye sevkedilmiş fakat beraat etmişler! Sonra da faaliyetini sürdürmeye devam!.. Öyle ki, Yalova'daki unsurlardan Pakistan ve Afganistan’daki İŞID kamplarına gidenler bile var! Hatta bir kısmı havalimanında gözaltına alınmış çantalarında kuşku uyandıran malzemeler olunca (Bunları cuma akşamı Sözcü TV'de Barış Terkoğlu'nun açıklamalarından ayrıntılı olarak dinledik).
Dahası var; medyadaki açıklamalardan öğreniyoruz ki, Yalova'daki hücrenin unsurlarından bazılarının arası yine Yalova'daki aileleri ile çok açık. Hatta, aile yakınları bazı hücre mensuplarını resmi makamlara şikayet bile ediyor (İsmail Saymaz bu konuda ilgililerle temasına dayanarak geçen günlerde ayrıntılı bilgiler aktardı Halk TV'de)!
YALOVA'DAKİ VİCDANSIZ EVE TEDBİRSİZ GİDİLİNCE...
Eşkem köşkem, Yalova'daki İŞID hücresine gidiyor emniyet bir gece 02.00 sularında... Hücre, evdeki kadın ve çocukları kalkan yaparak polise silahla karşılık veriyor (Normalde silahları ormanda saklıyor hücre, belki de yılbaşı arefesi ya da akşamında İstanbul’da kullanmak üzere eve aldılar, bu ihtimal dahilinde. Zaten İstanbul’da aşırı önlemler vardı yılbaşı akşamı ve hemen öncesinde. Bu arada selefi örgütlerin Yalova'yı bir üs gibi seçmesinin nedeni acaba İstanbul'a da yakın olması olabilir mi? Bunu da düşünmekgerekiyor).
Sonuç, üç polis şehit, sekiz polis ve bir bekçi yaralı. Altı terörist de ölü ele geçirildi.
OLANLAR OLDU AMA ORTADA BİR DE ZAFİYET VAR
Ortaya çıkan tablodaki zafiyeti ortaya koymak ve olası başka arama ve operasyonlarda tekrarlanmamasını sağlamak gerekiyor. Madem yüze yakın İŞID hücresi var yurt çapında, bu önemli.
Yalova'daki İŞID hücresine gece 02.00 sularında terörle mücadele personeli olmayan emniyet mensuplarıyla, bir kısmı emeklilik çağındaki polisle, bekçiyle gidilmemeliydi. Denilebilir ki, o evin hücre evi olduğu ve cephanelik haline getirildiği bilinmiyordu... Öngörülmeliydi, tedbirli gidilmeliydi. Hücre evinden silahlı karşılık gelince ve kayıplar verilince istek üzerine özel harekat ve jandarma takviyesinin geldiği anlaşılıyor. Oysa, belalı olma ihtimali yüksek bir yere aramaya da gidilse tam teçhizatlı özel harekat polisleri (miğferli, çelik yelekli, gece görüş dürbünlü vb) ile gidilmeliydi. İnsaf ve vicdandan yoksun, kadın ve çocukları bile kalkan olarak kullanan bir güruh var karşınızda. Evde İŞID mensuplarının olduğu malum...
Şehit polislerimize Yüce Tanrı'dan rahmet, kederli ailelerine, meslektaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralı emniyet mensuplarına da şifa diliyorum. Ancak yukarıda belirttiğim hususta da düşünmek, durumu iyice değerlendirmek şart. Umuyorum ki İçişleri Bakanlığı da, MİT de insaf ve vicdan yoksunu teröristlere karşı ortadaki zafiyeti masaya yatıracaktır.