İzmir'deki anna programına CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Ednan Arslan, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Cumhuriyet Vakfı Başkanı Dr. Alev Coşkun, Cumhuriyet yazarı Miyase İlknur, Cumhuriyet Ege Bölge Temsilcisi Mehmet Şakir Örs, Cumhuriyet Ege ve Muhalif. yazarı Muzaffer Ayhan Kara, İGC YK Üyeleri ve yerel basın temsilcileri; önceki CHP milletvekilleri Kani Beko, Musa Çam, Tacettin Bayır ile CHP il yöneticileri ve ilçe başkanları, il kadın ve gençlik kolu başkanı ile ilçe belediye başkanları yanında CHP üyeleri ve Cumhuriyet okurları katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ardından açış konuşmalarını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Tugay ve CHP İl Başkanı Güç'ün yaptığı programda İzmir Büyükşehir Belediyesi sanatçıları mini bir dinleti sunarken IzBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü de Mumcu'nun "Sesleniş" yazısını okudu. Zülfü Livaneli ve Müjdat Gezen de birer video mesajı ile izleyicilere seslendi. İzmir’deki anma programına daha sonra İGC Başkanı Dilek Gappi'nin moderatörlüğünde Dr. Alev Coşkun ve Miyase İlknur'un konuşmacı olduğu panelle devam edildi. Panelin ardından ise Dr. Coşkun ve İlknur kitaplarını imzaladı. İmza etkinliğinin gerçekleştiği fuayede ayrıca Uğur Mumcu Fotoğraf Sergisi de yer aldı.

TUGAY: "UĞUR MUMCU’YU ANMAK GERÇEĞİ SAVUNMAYI GEREKTİRİR"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Tugay açış konuşmasında Mumcu’nun kitaplarından da örnekler vererek özetle şunları söyledi.
“Karanlık köşelerde gizlenen halk düşmanlarını bir bir ifşa ediyordu. Uğur Mumcu’nun neden alçakça katledildiğini ve neden susturulmak istendiğini anlamak için, topluma ne anlatmak istediğine kulak vermemiz gerekiyor. Diyordu ki: ‘Emperyalizm, az gelişmiş ülkelere askerle değil; borçla, dinle ve iş birlikçilerle gelir.’ Hâlâ günümüze ve yakın tarihe ışık tutan Rabıta isimli kitabında ise, ‘Tarikat–siyaset ilişkileri, ulusal egemenliği parçalayan en tehlikeli bağdır’ diyordu. Terör Örgütleri ve Devlet isimli eserinde de, ‘Türkiye’de bazı örgütler, sandığımızdan çok daha uzun süredir dış merkezlerle ilişki içindedir’ şeklinde önemli tespitlerde bulunuyor ve tüm bu iddialarını belgelerle kanıtlıyordu.
O karanlık, karlı ve kanlı pazar gününün üzerinden 33 yıl geçti. Onun fikirleri ve yazıları, yıllar geçtikçe önemini daha çok gösterdi. Onu her gün daha büyük saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Onca yıla rağmen suikastın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması, hepimizin vicdanını kanatan bir yaradır. Adaletin geciktiği her gün, demokrasi biraz daha eksik kalmaktadır. Uğur Mumcu’yu anmak yalnızca bir ismi hatırlamak değildir. Onun eserleri, bugünü anlamak ve geleceğe umutla bakabilmek için tekrar tekrar okunması gereken rehberlerdir. Uğur Mumcu’yu anmak; gerçeği savunmayı, sorgulamayı gerektirir ve karanlığa karşı ışık olmayı göze almak demektir. O hakikatin bedelini ödemeyi göze aldı. Gazeteciliği iktidarın yanında değil, olması gerektiği gibi halkın yanında konumlandırdı. Bizlere, susarak değil, korkmadan konuşarak büyüyen bir miras bıraktı. Bugün onun izinden yürüyen, araştırmacı gazeteciliğin ve kaleminin onurunu taşıyan genç meslektaşları var. İnanıyorum ki bu ülke, Uğur Mumcu’nun hayalini kurduğu gibi, aklın, bilimin ve özgürlüğün egemen olduğu bir geleceğe yürüyecek. O günler gelecek. Onun ışığı hâlâ bu ülkede pek çok insanın yolunu aydınlatmaya devam ediyor. Onun varlığını hissetmek, bu ülkedeki pek çok insana hâlâ güç vermeye devam ediyor. Işıklar içinde uyusun.”

GÜÇ: "MUMCU, AYDIN DURUŞUNUN EN GÜÇLÜ SİMGELERİNDEN BİRİYDİ"
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Uğur Mumcu’nun Cumhuriyet’i ayakta tutan, hakikat arayışını gelecek kuşaklara aktaran aydın duruşun en güçlü simgelerinden biri olduğunu söyledi. “Cumhuriyet ancak onun gibi düşünen, sorgulayan ve gerçeğin peşinden yürüyen yurttaşlarla yaşar. Bugün burada yalnızca Mumcu’yu değil, karanlığa karşı kalemiyle yürüyenleri, bedel ödemeyi göze alarak gerçeğin peşinden giden Cumhuriyet aydınlarını anıyoruz. Cumhuriyet, Uğur Mumcu’lar yaşadıkça ayakta kalır” dedi.

DR. COŞKUN: "SÖYLEDİKLERİ BİR BİR ORTAYA ÇIKIYOR"
İGC Başkanı Gappi'nin modere ettiği panelde Başkan Tugay’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Dr. Alev Coşkun, Mumcu’nun meslek hayatından anekdotlar paylaştı. Coşkun, “Uğur Mumcu’yu şehit edenler bellidir. Faili meçhul dedik ama değildir. Asıl güçlerin kim olduğu biliniyor; asıl merkezi Atlantik ötesidir. Uğur’u öldürenler onlardır. Uğur Mumcu yakın dostum ve arkadaşımdı. Siyaset, tarikat, ticaret üçgeni üzerine yazı yazıyordu ve sonra bu üç kavramı birleştirerek bir kitap hazırladı. Söyledikleri bir bir ortaya çıkıyor. Uğur Mumcu sadece Atatürkçü ve aydınlanmacı bir yazar değil; Türk siyaset yapısını çok iyi özümsemiş bir siyaset bilimcisiydi” diye konuştu.

Son dönemde gazetecilik yapmanın büyük sıkıntılar barındırdığını söyleyen gazeteci Miyase İlknur, “Bu koşullarda gazetecilik yapmak hem kolay hem zor. Kusura bakmayın, hiçbirimiz Uğur Mumcu olamayız. Biz yerel güçlerle, baronlarla ve çetelerle uğraşıyoruz; o ise küresel çetelerle, küresel istihbarat örgütleriyle uğraştı. Uğur Mumcu gibi birini bulmak çok zor. Dedektifçilik oynadık, yazılarına ve fotoğraflarına baktık ama çözmek için Uğur Mumcu olmak gerekir” dedi.
