Türkiye ile Suudi Arabistan Krallığı arasındaki diplomatik ve ticari ilişkileri taçlandıracak önemli bir adım resmiyet kazandı. 6 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı kapsamında imzalanan vize muafiyeti anlaşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla 13 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan Al-Suud tarafından imza altına alınan mutabakat, iki ülke arasındaki resmi heyetlerin geçiş süreçlerini ve bürokratik prosedürleri tamamen ortadan kaldırıyor.
Anlaşmanın yasal dayanağı ve kapsamı
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre söz konusu onay; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 18’inci maddesi ile 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2 ve 3’üncü maddeleri uyarınca gerçekleştirildi. Toplam 12 maddeden oluşan anlaşma, mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesi doğrultusunda diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden muaf tutulmasını sağlıyor. Bu düzenleme kapsamında, her iki ülkenin diplomatik misyon üyeleri ile yeşil pasaport sahibi vatandaşları karşılıklı seyahatlerinde herhangi bir vize işlemine tabi tutulmayacak.
İkili ilişkilerde yükselen iş birliği trendi
Son dönemde lojistik, demir yolu ve dış ticaret gibi birçok stratejik alanda ortak ortaklıklar kuran Türkiye ve Suudi Arabistan, bu yeni hamleyle diplomatik kanallardaki akışkanlığı en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor. Anlaşma metninde, iki ülke arasındaki özel ilişkilerin derinleştirilmesi, ikili ilişkileri geliştirme çabaları ve vatandaşların hareketliliğinin kolaylaştırılması yönündeki karşılıklı arzunun altı çizildi. Ekonomi ve diplomasi analistleri, yürürlüğe giren vize muafiyetinin özellikle son aylarda ivme kazanan ticari ve lojistik mutabakatları operasyonel anlamda çok daha pratik ve hızlı bir boyuta taşıyacağını öngörüyor.