Sinemada başarılarımız
Geçtiğimiz günlerde Cansu Dere’nin başrolünü oynadığı “Portekiz Aşkı” filminin özel davetine katıldım.
Atatürk Kültür Merkezi, Yeşilçam Sahnesinde gösterilecek film öncesi kısıtlı kontenjan gereği tek kişilik davetiyemle, İstanbul’n o muazzam atmosferine şahitlik etmekle kalmadım.
Pek çok değerimizi ve rahmetli Özkan Uğur’u bir gösterim sonrası fuayede gördüğüm, seksenli yılların ortasında Atatürk Kültür Merkezinin üst katında yer alan özel mekânda ( Bizans İmparatorluğundan başlayarak, Osmanlı İmparatorluğu ve cumhuriyet dönemini yansıtan yapılar ve geleceğe uzanan gökdelenler arasındaki zaman akışını göz önüne seren 270º’lik İstanbul manzarasıyla BİZ İstanbul’da )son derece modern düzenlenmiş alana, yıllar sonra hanımefendi duruşu ile çok beğendiğim, Ayşen İnci ile birlikte girdik.
O tek- ben tek, olduk bir çift. Birlikte masadaydık, hem yedik hem sohbet ettik.

SİHİRLİ ANNEM’ den PORTEKİZ AŞKINA
ORADAN DA AMERİKA’ya
Kendisi ile asansörden, filmin sonuna kadar birlikteydik. Filmi birlikte izledik. Çocuk izleyicilerin -Sihirli Annem- dizisinden dolayı yanına gelişini gözlemledim.
Benzer duygularda olarak, eski AKM’nin üst katında tüm gösterimlerinden sonra sanatçılarla bir araya geldiğimiz, onların ise kendisinin ifadesi ile “Sayısız oyunda rol aldım, benim için çok anlamlı burası ama eski havayı bulamıyorum” derken biraz nostalji, biraz görmek istediğim Portekiz’e gidip gitmediğini, çekim süresi üzerine sohbet ederken.
Magazincilerin çokça tanımadığı ancak birisi söylerse peşlerinden koşup soru soranlar arasında olmadığından, tanıyan ben olduğum için birlikte masamızda çok rahat ve dolayısı ile kargaşasız, sadece sanat konuştuk.
Portekiz Aşkı için çok zaman harcamadığını, çekimlerin çok keyifli geçtiğini. Portekiz’e çekimler için gitmediğini, sahnelerinin Türkiye’de gerçekleştiğini ama bir daha görmek isterdim, siz muhakkak görün. Çok beğeneceğinize eminim, dedi.
Hayalimdeki Portekiz’i anlattım. Tamamen öyle, dedi.
Ankara’da yetişmiş, ailesinde piyano geleneğinin varlık gösterdiği, çocukluk yıllarından babasının teşviki ve desteği ile sanat yolculuğuna başladığını. Eşinin katkısını ve günün *Portekiz Aşkı* filmindeki oyunculuğundan sonra ve hatta ilk gelen haber olarak, sevincini ilk benimle paylaştı.
Duru ve zarif kimliği ile etrafımızda kimselerin bizi rahatsız etmediği. Ve de “ neler yaptığı, yıllarca emeği ile kimdir” gerçeklik örgüsüne bakmaksızın, sırf fotoğraf almak ve gün içinde var olmaktan öteye gitmeyen anlayıştan çok uzaktık.
Fısıldadı bana önce. Fısıldamakla da kalmadı. DNA Derin Nitelikli Aydın Youtube kanalımıza, bunu deşifre etti.
Kendisine teşekkür ediyorum.

Çünkü tıpkı bir zamanlar aldığı sayısız ödüllere rağmen wsapp üzerinde kurulu bir sanat platformunda Bedri Baykam’n aracılığı ile “Bunu haber yapmak lâzim” denildiğinde, elimi taşın altına koymakla kalmamış.
Sayısız ödüle ve Antalya’lı olması ve Antalya’yı anlatmasına rağmen Antalya Film Festivali’ne o yıllarda seçilemeyen. Seçilemediği gibi düzgün bir açıklama bile sunulamayan Sevgi Hirchauser’n Toprak, ilk uzun metraj filmini ilk haber yaparak, hem Türkiye’de hem Uluslar arası arenada duyurulmasına sebep olmaktan. Ciddi emek vererek arkasında durduğum genç kadın yönetmenin ve ekibinin başarısını anımsadım.
Altın Portakal’dan daha prestijli Almanya’nın güneyinden almakla kalmadı, uçtu.
İnsanlar çalışıyor ama biz görmeyi bilmediğimiz gibi emeğide küçümsüyoruz.
Dedi ki Ayşen Hanım:
İlk size söylüyorum. Çok sevinçliyim. Yönetmen Metin Kuru’nun “Aile Meselesi” filmi ile 59.Houston International Film Festivalinde, iki ödülden birini bana layık görmüşler.
Bunu bile tuhaf şekilde tepki vermelerine biraz üzülen Ayşen Hanımla aynı zamanda tüm yaşadıklarımız üzerine de dertleştik.
Kalite ve emeği, bunun içinde yoğrulan bilebilir ve anlayabilir.
Mükemmellik değildir mesele.
Mesele ülkemizi temsiliyettir sanat ile birlikte.
Dedi ki: En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülüne lâyık görüldüm öyle küçümsenecek bir yer değil. WorldFest-Houston San Francisco ve New York'dan sonra Kuzey Amerika'nın ilk üç uluslararası film festivalinden biri ve aynı zamanda Steven Spielberg, George Lucas, Ang Lee, Ridley Scott, The Coen Brothers, David Lynch, Brian De Palma gibi pek çok ünlü yönetmene ilk ödüllerini veren festival.
Biliyorum Ayşen Hanım, gecikmiş olsa da hak yerini eninde sonunda bulur. Tecrübe ile sabit.
Bizim masamız, kültür masası olarak başkent Ankara sanat yolculuğundan İstanbul AKM’ye. Boğaz esintisi ve eşsiz manzarası ile Portekiz’e oradan Amerika’ya uzandı.
Başbaşa çok keyifli vakit geçirdik. Filme başlamadan da yıllar önce kendisi ile aynı castta çalışmış dostum Tekirdağ Şarköy’den bağlandı.
Ona da çok mutlu oldu.
Diyeceğim o ki “Kültür, eğitim ve ekonomi kadar en önemli meselesidir” Üstelik bu kadar ortalık kirletilip bunun da sanata emek diye sunulmaları yapılırken.
Sonra Cansu Dere ile çalışmak nasıldı? Dedim.
Kısaydı rolüm ama çok mütevazi, çok hanımefendi, çok güzel kendisi ifadesini kullandı.
Portekiz Aşkı galasında ekip eksikti ama gelip konuşsalar pek çok şey TV’de de eş zamanlı yansıyabilirdi.
Metin Kuru’nun yazdığı ve yönettiği “Aile Meselesi” filmi ekibi ise şöyle:
Ayşen İnci
Halil Ergün
Hilmi Özçelik
Ufuk Kaplan
Demet Erdem
Film, “uluslararası uzun metraj film” kategorisinde “Gold Remi “ ve Ayşen İnci ise En İyi Yardımcı Kadın oyuncu ödülüne lâyık görüldü,
Başarıları daim olsun.
AYŞEN İNCİ
Sayısız dizi, film, tiyatro oyunu dışında kitapları olan yazardır. Ayrıca yönetmen ve dramaturg olmakla birlikte Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatrosunda Yüksek Lisans yapmıştır.