İstanbul
Kapalı
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0788 %0.18
51,2246 %0.02
7.250,40 % 0,96
70.302,30 %-2.48

Sağcılık solculuk

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Sağcılık solculuk

Fransız ihtilali yapıldıktan sonra Meclis açıldı. O zaman toprak ağaları ve zenginler Meclisin sağ tarafında oturdular. Geriye kalan ihtilalciler, işçiler emekçiler ise meclisin sol yanında oturdular. Sağcı, solcu lafının kökeni işte oradan geliyor.

Ancak Türkiye’de özellikle 50’li yıllarda sağcılık dindarlık, muhafazakarlık gibi gösterilmeye çalışıldı. Sağcılık dindarlık olarak algılandığı gibi solculuk da dinsizlik gibi algılandı. Dünyada böyle bir anlayış yok. Oysa Ülkemizde nice solcular var namazını da kılar, Kuranını da okur, solculuğunu da yapar. 1960’lı yıllardan beri hep sağcılar iktidarda oldu. Serbest rekabeti bilmeyen sağcılar çıktı. Sağcılık solculuk bölünmeye giden aptalca bir kavram. Bunlara takılıp kalmamak lazım…

Adamın toprağı yok, bankaya borcu var 3 çocuk okutuyor ama ben sağcıyım diyor.

2000’lerin başında Amerika’da muhafazakarlığın tarihini araştırmıştım. Muhafazakârlar yüzde 80’i kendi fikrinden başka bir fikri kabul etmeyen savaşçı ve savaştan yana olanlar olarak görülmekte.

Tanımlar kafayı karıştırıyor. Türkiye’de AKP’li olanlar, Belçika’da Sosyalist oluyorlar. Neden böyle yapıyorsunuz dediğimizde ben çıkarıma bakarım demekte.

Çalıyorlar ancak ben ona bakmam iş yapıyorlar ya ben ona bakarım diyorlar. Mantık aynı mantık. Emeğin karşılığı verilmeli ve kâğıda dökülmeli. Elimden gelirse Aileleri evlilik öncesi bir yıl eğitime tabi tutarım.

CHP Cumhuriyetin ve Demokrasinin teminatı olarak görülmekte. Ancak CHP politikalarını gözden geçirerek öz değerlerini ön plana alarak onun üzerinde politikalar geliştirmeli.

İletişimde CHP’nin sorunu var. CHP’yi Vatansever, dini ayrı siyaseti ayrı tutan, Atatürkçüler yönetmeli. CHP’ye AKP’den oy gelmez. CHP’de renklilik çeşitlilik adına yönetime katılanlar oldu. Bunlar CHP ruhuyla örtüşmez. Bunlara dikkat etmeli. CHP Halkın isteklerine kulak vermesi, sosyal sorunları dile getirerek önce kendi kitlesine yönelik politikalar üretmeli.

Ülkemizi gerici güçlere karşı top yekün korumamız Cumhuriyetimizi korumamız hepimizin sorumluluğundadır. Bu duygularla hareket ederek, günün şartlarına göre bilimsel verilerle çalışmalar yapılmalı. Tarihe bakarak geleceği yönetemezsiniz.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız