İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,1904 %0.15
50,6934 %-0.49
7.228,10 % 0,30
72.513,42 %3.005
Muhalif. GÜNDEM "Reformları en kısa zamanda gerçekleştireceğiz"

"Reformları en kısa zamanda gerçekleştireceğiz"

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Reformlar yaparak bütün krizleri aşabilmiş, güçlü bir şekilde halkıyla bütünleşen bir iktidar olarak AK Parti'nin bundan sonraki süreçte de reform iradesi sahici, kalıcı, ciddi ve tutarlı bir iradedir ve buradan asla taviz vermeden Türkiye'de reformları en kısa zamanda gerçekleştireceğiz." dedi

Okunma Süresi: 9 dk

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, internet medyası temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, günün en önemli gündem maddesinin "pandemi" olduğunu anımsatarak, dünyanın pandemi ile yeni bir döneme girdiğini ve bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlattı.

Kurtulmuş, eğitimden üretim tarzına, küresel lojistikten hukuk sistemine kadar birçok alanda dünyanın farklı bir yapılanmaya gittiğinin altını çizerek, bu dönemde dünyanın küresel ve finansal yeniden yapılanma süreçlerinin yeniden tartışılacağını kaydetti.

Kurtulmuş, "Neredeyse uluslararası kurum ve kuruluşların hemen hemen hiçbirisi fonksiyonlarını icra edememiştir. Bunların yeniden gözden geçirilmesi, daha dayanışmacı, daha yardımlaşmacı, daha sosyal, daha insani bir küresel sistemin kurulabilmesi için fikirler, öncesinde olduğundan çok daha fazla tartışılacaktır. Bu anlamda Türkiye olarak bizim bu süreçte son derece hazırlıklı, son derece güçlü bir şekilde yer almamız, hem bizim menfaatlerimiz bakımından hem de dünyanın daha hakkaniyetli, daha adil bir düzene kavuşması bakımından önemli bir katkı olacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin pandemiyle mücadeleye öncelik verirken kendi sorunlarını çözme ve önündeki fırsatları değerlendirme bakımından da sağlam adımlar attığını vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlardan biri Doğu Akdeniz'deki Türkiye'nin varlığının korunması, Türkiye'nin kendi kıyılarına hapsedilmesi istenen bir dönemde ileri adımlar atarak, özellikle Libya'nın meşru hükümetiyle yapılan anlaşma çerçevesinde Doğu Akdeniz'de mavi vatana sahip çıkılması, bununla eş zamanlı olarak, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de hidrokarbon arama faaliyetlerini de kesintisiz bir şekilde sürdürmesi Türkiye için çok önemli bir kazançtı. Hatta bu süre içinde Doğu Akdeniz ile ilgili meselelerin 'Türkiye ve komşuları' tartışması olmanın ötesine çıkartılarak, uluslararası sorunlar haline döndürülme çabalarına rağmen Türkiye bu kararlılığını ortaya koydu. Bu kararlılığın Türkiye'ye önümüzdeki dönemde  çok büyük bir avantaj sağlayacağını şimdiden görüyoruz."

"GÜNEY KAFKASLARDA KALICI ÇÖZÜM İÇİN ADIMLAR ATILDI"

Kurtulmuş, Karabağ'da 30 yıldır devam eden Ermeni işgalinin de Azerbaycan'ın kararlılığı, cesareti ve feraseti, Türkiye'nin de her platformda Azerbaycan'ın haklı davasına sahip çıkan tutumuyla oldukça olumlu bir şekilde sonuçlandığını hatırlattı.

Azerbaycan'ın Karabağ'da büyük bir zafer elde ettiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Rusya, Türkiye, İran, Azerbaycan, Ermenistan, bölge halkları olarak, bölge milletleri olarak Güney Kafkaslar'da kalıcı barışın sağlanabilmesi için adımlar atılmaya başlanmıştır. Rusya ile varılan mutabakat çerçevesinde de biliyorsunuz orada müşterek barışı sağlayacak güç harekete başlamıştır. Bu da Türkiye için uzun yıllar boyunca konuşulan önemli meselelerden birisiydi. Bu sadece Karabağ topraklarının özgürlüğüne kavuşması değil, aynı zamanda Kafkaslar'da yeni bir dengenin kurulması bakımından da hayati önemde bir adımdı ve Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıllarında elini rahatlatacak bir adımdı."

Kapalı Maraş bölgesinin açılmaması için yapılan uluslararası baskıya rağmen Türkiye'nin bu bölgeyi açtığını hatırlatan Kurtulmuş, "İnşallah bundan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimizin ekonomisine büyük katkılar verecek bir bölge olarak orası Kuzey Kıbrıs halkımıza hizmet edecektir." ifadelerini kullandı.

"SALGINLA MÜCADELE EDERKEN DİĞER MESELELER İHMAL EDİLMEDİ"

Kurtulmuş, pandemi sürecine rağmen Türkiye içinde, Suriye ve Irak'ın kuzeyinde verilen etkin mücadeleyle terör örgütlerine de diz çöktürüldüğünün altını çizdi.

Ayasofya'nın ibadete açılmasının da bu dönemde sağlandığını aktaran Kurtulmuş, bu süreçte birçok baskı, telkin ve tavsiye geldiğini ifade etti.

"Türkiye salgınla mücadele ederken, 'Zaten gündemimizin esas meselesi budur.' diyerek diğer meselelerin hiçbirisini ihmal etmemiştir." diyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, her birisi on yıllar boyunca devam eden önemli sorunların çözülebilmesi için adımlarını atmıştır. Ayrıca Yunanistan ile yeniden başlayan istişari görüşmeler, bundan sonraki süreçlerde de Türkiye'nin bu anlamda uluslararası yapıcı rolünü ortaya koyacaktır. Avrupa Birliği ile müşterek sorunların çözülmesi konusundaki kararlılığımız ve perspektifimizle adımların atılmış olması, Türkiye'nin dış politikada da elini kuvvetlendirecek bir çabadır, bir gelişmedir. Bütün bunların hepsini sürdürerek Türkiye bir taraftan sahada varlığını en güçlü şekilde sürdürecek, diğer tarafta masada gücünü, kuvvetini, tezlerini en açık bir şekilde ifade ederek yoluna devam ediyor. Amacımız bölgede barışın sağlanmasıdır. Amacımız hakkaniyete, adalete, insanlığa dair yeni bir dünyanın kurulabilmesi için öncü ve sözcü olabilmektir. Bütün bunları yaparken de içeride halkımızın daha güçlü bir şekilde bir arada olması, dostluğunu, kardeşliğini, birliğini, beraberliğini pekiştirmek ve Türkiye'yi ekonomik olarak daha güçlü, politik olarak daha huzurlu, reformlarını gerçekleştirmiş bir ülke olarak daha huzurlu, daha demokrat bir ülke haline getirmek için mücadele ediyoruz. Ben Türkiye'nin önümüzdeki dönemde önünün açık olduğunu, bu kararlılıkla ve yek vücut olarak yolumuza devam ettiğimiz takdirde Türkiye'nin gerçekten güzel, aydınlık bir gelecekle karşı karşıya kalacağına inanıyorum."

REFORM SÜRECİ

Kurtulmuş, bir taraftan sorunları çözmeye gayret ederken, diğer tarafta içeride halkın ihtiyacı ve beklentisi olan, Türk toplumunu daha ileriye götürmek için gerekli ödevleri de yerine getirmeleri gerektiğini söyedi.

Bunların başında siyasi, hukuki ve ekonomik reformlar sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesinin geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"AK Parti'nin 19 yıllık iktidarı dönemi ve Türkiye'nin 70 yıllık çok partili siyasi hayat tecrübesine baktığımız zaman, ne zaman Türkiye'de sıkışıklıklar yaşandıysa ne zaman bir takım sorunlar gündeme geldiyse bu sorunlardan çıkış yolu, buna sivil ve askeri vesayet odaklarıyla mücadele etmek dahil, 2002'de karşılaştığımız gibi önemli bazı ekonomik krizleri aşmak dahil olmak üzere söylüyorum, Türkiye'nin başvurduğu ve sonuç aldığı yol reformdur. Reformlar yaparak bütün krizleri aşabilmiş, güçlü bir şekilde halkıyla bütünleşen bir iktidar olarak AK Parti'nin bundan sonraki süreçte de reform iradesi sahici, kalıcı, ciddi ve tutarlı bir iradedir ve buradan asla taviz vermeden Türkiye'de reformları en kısa zamanda gerçekleştireceğiz."

Adalet Bakanlığının üniversite, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kişileri dinleyerek yaklaşık bir buçuk yıldır bir hukuk reformu üzerinde çalıştığını belirten Kurtulmuş, "Başta insan hakları belgesi, insan hakları eylem planı olmak üzere önemli bir paketi hazırladılar. Bu önce Beştepe'de Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında müzakereye açıldı. Arkasından partimizde, MYK'da müzakereye açıldı. Son noktaya, olgunlaşma noktasına geldi. Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Lütfi Elvan'ın da yapmış olduğu çalışmalar, iş dünyasındaki paydaşlarla müzakereler sonucu Türkiye'nin ekonomik sistemine ilişkin önemli bir reform paketi de son noktaya doğru gelmek üzeredir. Bunların içeriğiyle ilgili tartışmalar yapılacak, diğer konularla ilgili olgunlaşmalar sağlandıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanımız bunları kamuoyuyla paylaşacaktır." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesindeki fotoğrafa ilişkin de konuştu:

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesini ziyaretindeki fotoğrafa ilişkin olarak, "Benim bir siyasi kimliğim var, bir de öğretim üyesi kimliğim var. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Sayın Arif Özaydın'a yapmış olduğum ziyaret, siyasi bir ziyaret değildir, bütün konuşmalar ortadadır. Her şeyi politik malzeme olarak görmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalır, buradan bir şey çıkmaz." dedi.

Kurtulmuş, internet medyası temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, Gaziantep Üniversitesi ziyaretinde rektörlük makamına oturduğu fotoğraf konusunda bir soruya, şu karşılığı verdi:

"Gaziantep'teki 10-15 dakikayı geçmeyen ziyaretimizden nasıl böyle bir sonuç çıkardılar, bunu anlamak mümkün değil. Benim bir siyasi kimliğim var, bir de öğretim üyesi kimliğim var. Ben 2014 yılında Başbakan Yardımcısı olana kadar üniversitede ders vermeye devam ettim. Medyada -bir tanesi de Nevzat Bey'dir- bürokrasinin, üniversitenin içerisinde çok sayıda öğrencim vardır. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Sayın Arif Özaydın'a yapmış olduğum ziyaret, siyasi bir ziyaret değildir, bütün konuşmalar ortadadır. 20'ye yakın basın mensubu orayı izlemiştir ve bir kelime siyasetten bahsedilmemiştir. Kaldı ki Arif Özaydın, benim İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesindeki doktora öğrencilerimden birisidir. Ben o odaya gidip Arif Özaydın'ı ziyaret etmekten büyük bir keyif aldım, Arif Bey de hocasını makamında karşılayan bir öğrenci olarak konuşmalarına başlarken hislendi, duygulandı, gözleri yaşardı."

Ziyaretin "hoca-talebe ilişkisi içerisinde" yapıldığını belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Her şeyi politik malzeme olarak görmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalır, buradan bir şey çıkmaz. Bu, gerçekten insani durumu da politize etmeye çalışan bir şeydir. Orada ben kısa bir süre bulundum, konuşmalarım da ortadadır. Üniversitelerin asla politize edilmemesini, üniversitelerin bilim, araştırma, geliştirme yuvaları olduğunu, Gaziantep Üniversitesinin de bu özelliklerini güçlendirerek Gaziantep şehriyle bütünleşik bir şekilde çalışmaları gerektiğini anlattım. Orada bir hoca olarak bulundum. Sadece politik kimliğim yok, hoca olarak da bulundum. Bir öğrencimin öyle bir makama gelmiş olmasından duyduğum memnuniyetle o odaya gittim, Sayın Rektör Hocamız da hocasını karşılamış olmanın verdiği sevinçle, duyguyla bize yerini gösterdi. Orada kimse el pençe divan durmuyor karşımızda.

Ben bırakın politik ilişkiler üzerinden bir hiyerarşi oluşturmayı, arkadaşlar da bilirler hocayken bile öğrencilerimle aramda en ufak bir mesafe koymamayı başarmış birisiyim. Buradan böyle bir politik mesele, tartışma çıkarmak, iktidarı vurmak için 'Aman ne güzel elimize bir fırsat geçti' zannedenlere itham ederim. Bu, fevkalade kötü niyetli bir yorumdur, ufak bir ziyareti politize etme gayretidir. Meselenin aslı hoca-talebe ilişkisi içerisinde yapılan bir ziyarettir ve burada asla, bir kelime dahi politika konuşulmamıştır, bütün kayıtları ortadadır. Kaldı ki biz, kusura bakmasınlar üniversitelere nasıl siyaset sokulduğunu gayet iyi biliriz ve onlardan çok çekmiş olan bir neslin temsilcileriyiz. Dolayısıyla samimi bir dostluk ziyaretidir, hocanın talebesini ziyaretidir, talebesinin de o sevinçle hocasını karşılaması. Nihayetinde ev sahibi bize nereye otur derse oraya oturacağız. Misafir, ev sahibinin gösterdiği yere oturur. Bu, bir makamı işgal değildir. İşleri güçleri, zihinleri tersine çalışanların bu konuyu tekrar düşünmeleri ve yaptıkları nezaketsiz tavırlardan dolayı da mahcup olmalarını dilerim."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız