İstanbul
Parçalı az bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4919 %0.08
51,7712 %0.63
6.712,35 % 0,59
68.660,32 %1.779
Muhalif. GÜNDEM Prof. Dr. Sözbilir: Bölgede henüz kırılmamış çok sayıda fay parçası var

Prof. Dr. Sözbilir: Bölgede henüz kırılmamış çok sayıda fay parçası var

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ile Hatay'ın Defne ilçesi merkez üslü yaşanan depremlerin çok segmentli kırılmaya örnek olduğunu, son 100 yılda bu ölçekte gerçekleşen ender depremler olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.

Okunma Süresi: 2 dk

Sözbilir, Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nce düzenlenen "6-20 Şubat Maraş ve Antakya Depremleri Bize Ne Diyor?" konulu çevrim içi eğitime katıldı.

6 Şubat'ta 7,7 büyüklüğündeki Pazarcık ile 9 saat sonra 7,6 büyüklüğündeki Elbistan merkezli depremlerin ardından 20 Şubat'ta Defne merkezli 6,4 büyüklüğünde bir ana deprem yaşandığını hatırlatan Sözbilir, depremlerin ardından bölgede farklı dallardan birçok bilim insanıyla çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

Depremleri değerlendiren Sözbilir, şunları kaydetti:

“Birinci depremde Pazarcık, Amanos, Erkenek ve Narlı segmenti birbirini tetikleyecek şekilde çok kısa sürede kırılarak 7,7 büyüklüğündeki depremi oluşturdu. Bundan 9 saat sonra da Sürgü Fayı bir transfer niteliğinde çalışarak oradaki stresi yan taraftaki faylara iletti ve Doğanşehir ve Çardak fayı birlikte kırılarak 7,6 büyüklüğündeki depremi meydana getirdi. Özellikle ilk depremde ciddi anlamda yıkım olmuştu ama ikinci depremde, ilk depremde yıkılmayan binalar da yıkıldı. 20 Şubat'ta ana depremler sınıfında değerlendirilen üçüncüsü Defne'de 6,4 büyüklüğünde bir deprem daha oldu. Bu tür büyük ölçekli, çok segmentli kırılma dediğimiz mekanizma dünyada birkaç yerde gözlenmiş ama bu ölçekte son 100 yılda ender depremlerden biri olarak kayıtlara geçmiş oldu. Bölgede, bu sistemin içerisinde henüz kırılmamış çok sayıda fay parçası da var.”

Sözbilir, bölgede yaptıkları zemin ölçümlerinde 7,7 büyüklüğündeki depremin 7,3 metre, 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremin de 6,6 metre uzunluğunda yer değiştirmelere neden olduğunu saptadıklarını söyledi.

Can ve mal kaybını arttıran nedenler

Sözbilir, depremden sonra çeşitli üniversitelerden farklı dallardaki bilim insanlarının çalışmaları sonucu ortaya konan görüşlerin hemen hemen ortak olduğunu dile getirdi.

Diri fay üzerinde yapılaşma, zemin sıvılaşması ve yapı denetimi yetersizliğinin can ve mal kaybını arttıran nedenler olarak dikkat çektiğini kaydeden Sözbilir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapı denetimi yetersizliği çok önemli bir parametre olarak karşımıza çıktı. Jeolojik zemin etütlerindeki denetim yetersizliği, yapının yapılma sırasındaki ve bittikten sonraki denetim yetersizliği günümüzde en çok konuşulan konulardan bir tanesi oldu. Bana göre Türkiye'de yapı denetimi ciddi anlamda çökmüş durumda. Mutlaka bunun düzeltilmesi gerekiyor diye düşünüyorum."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız