Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 2023 genel seçimleri öncesinde CHP'de yaşanan Cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özel, anketlerin işaret ettiği isimlerin aday gösterilmesi gerektiğini savunduğunu, ancak bu görüşü nedeniyle parti içinde uyarıldığını söyledi.
Koza TV yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına itiraz ettiğini belirterek, Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş'ın aday gösterilmesi halinde Türkiye'nin bugün parlamenter sisteme dönmüş olacağını ifade etti.
“CHP'nin işgal altında oluşunun burukluğu var”
CHP'nin kuruluş yıl dönümü etkinliğine katılmamasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Özel, partiyle ilgili yaşadığı burukluğu anlattı. Özel, CHP'nin kuruluş yıl dönümünü kutlayamamasından üzüntü duyduğunu belirterek 2023 seçimlerindeki adaylık tartışmasına da değindi.
Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Burukluk hissettirdi de orası işgal altında. Şu anda CHP'yi AK Parti yargısı kapattırdı. 4 kez üst üste seçilen genel başkanın mazbatasını yok saydı. CHP'nin bugün gerçekten bir kutlama yapamıyor oluşunun, işgal altında oluşunun yüreğimde sızısı var. Benim en başta itirazım, doğru bir Cumhurbaşkanı adayı seçseydik, ister İmamoğlu ister Mansur Yavaş biz şu an parlementer sisteme geçmiştik. Ben anketlere bakın deyince, uyarıldım 'Patron, Özgür'e bozuluyor' diye çok uyarılar aldım” dedi.
“Film çekmekle olmuyor o işler”
Özel, CHP'nin geçmiş dönem genel başkanlarının Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 50. yılındaki etkinliklere katılımını da gündeme getirerek mevcut CHP yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Özel'in açıklaması şöyle:
“50’nci yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nın, yaşayan bütün genel başkanlar, Altan Öymen o haliyle geldi Kıbrıs’a. Hikmet Çetin, ona da acil şifalar, çok seviyoruz kendisini. Murat Karayalçın. ‘Ayşe tatile çıkıyor’, Ayşe Ayata orada. Kabinenin bakanları orada. Ecevit kabinesinden iki bakan orada.. Ama bir CHP Genel Başkanı yok. 50’nci yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nın. Oralara katılmadılar. Bugün beni silsen ne olur silmesen ne olur. Ben o kadar yaptıkları kötülüğe rağmen, bir kere onları bir yerden silmemişim, her yaptığım kongreye telefonla aramışım, her bayram aramışım, Babalar Günü’nde aramışım.
Şu kadarcık bir saygısızlık. Ben bilmiyor muydum onların hepsini birden ihraç etmeyi partiden? Ne kadar kötülükler yapıyorlar, toplanıyorlar, toplanıyorlar, planlar. İzmir’den delege getirip savcıya dinletiyor götürüyor. Adama diyorum ‘Ya bunu yapıyorsun, ya’, yeminler ediyor ‘Yapmıyorum, yok öyle bir şey.’ Şimdi hepsi ortaya çıktı. O yüzden. Yani Türkiye ve dünya tarihinin en büyük haksızlığı ile karşı karşıyayız. Bugünkü haksızlık ne yani? Ama öyle film çekmekle, film çevirmekle olmuyor o işler. Milletin gönlüne girebiliyor musun? Ona bakmak lazım. Daha bugün üç tane anket var. Yüzde 4’ün üzerinde gösteren hiçbiri yok. Ki bir de millet ağız alışkanlığı, sorunca ‘Kime oy vereceksin?’ ‘CHP’ diyeni de CHP’ye yazıyorlar. O yüzden öyle film çevirmekle olmuyor o işler.”
“Patron Özgür'e çok bozuluyor” diye uyarılmış
Özel, 2023 seçimleri öncesindeki adaylık sürecinde anketlerin dikkate alınması gerektiğini söylediğini ve bu nedenle parti içinde çeşitli uyarılar aldığını anlattı.
“Benim esas yol ayrılığı doğru bir Cumhurbaşkanı adayı seçseydik şu anda ister Ekrem İmamoğlu, ister Mansur Yavaş Cumhurbaşkanıydı. Biz de Parlamenter Sistem’e ya dönmüştük ya dönmek üzereydik. Orada bugün etrafta olan kişilerin şeyiyle, o konuda ben hep ‘Anketlere bakılmalı’ dedikçe de parti içinden çok uyarı da yedim. (O dönem uyarılmış mıydınız?) Tabii, ‘Patron Özgür’e çok bozuluyor’ diye çok uyarılar aldık biz. Ben bu arada sanılanın aksine bir kez Parti Meclisine girdim. O da Kemal Bey’in listesini delerek girdim. 2013’te. Yoktum anahtar listede, kendim deldim girdim. Ondan sonra da grup başkanvekili seçildim. Hep grup başkanvekili olarak görev yaptım. Bizim partide odamız yok, Meclis’tedir bizim odamız filan. Çok belli konularda da, çok ciddi eleştirilerim de oldu, uyarılarım da oldu. Ama dışarıya bir şey söylemedik. Ama ben o sürecin yanlış olduğunu gördüm. Sonra adaylaşmadan sonra var gücümüzle elimizden gelen her şeyi yaptık” dedi.
“Mansur Yavaş'ın Erdoğan'la görüşmesinden haberim var”
Özel, Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin de açıklamalarda bulundu. Yavaş'ın görüşme öncesinde kendisini bilgilendirdiğini belirten Özel, bu konuda herhangi bir sorun yaşanmadığını söyledi.
Özel, “Butlana karşı takındığı tutum ortada” dedikten sonra Yavaş'ın Erdoğan'la görüşmesine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Mansur Yavaş'ın Erdoğan'la görüşmesinden haberim var. Bir takım projelerle ilgili randevu istediğini söylemiş, ‘bilginiz olsun’ demişti. Talepten önce söylemişti, son görüşmemizde de böyle bir görüşme olacağaını söylemişti. Haberim var, bir sıkıntı yok. Biz, Mansur Bey ile kardeşlik hukukuna sahibiz, ondan şüphem olmaz. Önceden planladığı; haberimiz ve onayımız olan bir görüşmedir.”
Kılıçdaroğlu'nun İmamoğlu açıklamasına tepki
Özel, Kılıçdaroğlu'nun Ekrem İmamoğlu için yaptığı “siyasi tutuklu değil” açıklamasını da değerlendirdi. Özel, bu yaklaşımın siyasi hesaplarla bağlantılı olduğunu savundu.
“İçimden geçenleri söylesem hakikaten bu anlayışa tüketilen her nefes israf. ‘Ben sizin için kullanışlıyım, ben devam edeyim’. Sloganlarına bakın, sözlerine bakın. ‘Ben kullanışlıyım, ben burada kalayım’ bunu söylüyorlar. Ben kime ne anlatayım. Benim bu yaklaşıma cevap vermemi bu millet israf görür” dedi.
“Butlan yönetimiyle birlikte yürüyecek bir santim yolumuz yoktur”
Olası seçim ittifakları hakkında da konuşan Özel, meşru muhalefetle iş birliğine açık olduklarını ancak “butlan yönetimi” olarak nitelendirdiği yapıyla herhangi bir iş birliği yapmayacaklarını söyledi.
“Biz muhalefetle birlikte oluruz da meşru muhalefetle birlikte oluruz. Sağdan sola herkesle birlikte olurum ama sandıktan çıkanlarla birlikte olurum. İktidarın atanmış aparatlarıyla birlikte olmam. Kılıçdaroğlu'nun elini sıktığım için insanlar bana kızdılar, ‘meşruiyet veriyorsun’ dediler. Ben meşruiyet vermemek için ‘kurultay yoksa görüşmem’ demişim. Yoksa bana neler teklif etmediler. Bizim butlan yönetimiyle birlikte yürüyecek bir santim yolumuz yoktur. Onlarla birlikte herhangi bir işbirliği yapmamız asla ve asla mümkün değil. Toplumsal herhangi bir karşılığı olmayan birileriyle cumhurbaşkanı adayını konuşmak o adayı yıpratır” ifadelerini kullandı.
Selahattin Demirtaş'ın ülke yönetiminde olmasını istediğine ilişkin açıklaması ile Ümit Özdağ'ın milliyetçi ittifak açıklamasının hatırlatılması üzerine Özel, “Tarih ders almak için var. Tarihten ders çıkarmak lazım. Üzerimize düştüğünde sorumluluk almaya, fedakarlık etmeye hazır olan, ülke için doğrusunu yapmak üzere kararlılık ifade eden bir partinin genel başkanıyım. Üstümüze düşeni yaparız” dedi.
Özel, ittifakların seçimden çok önce gündeme getirilmesinin partilerin çalışmalarını olumsuz etkileyebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Seçimden çok önce seçim işbirliklerini konuşmaya başlamak herkesin koşusunu engelliyor. Yeni parti olarak hedefimiz milletvekili seçiminde 50+1, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de 60+1'i yakalamak. Alamıyorsak seçim zamanı geldiğinde konuşulur. Biz seçim zamanı ittifak teklif ettik, adil bir yöntem önerdik. Görüştüler, reddettiler, biz de teşekkür ettik. Ama millet ittifakı sandıkta kurdu. Bir ittifak ihtiyacı varsa olgulanmış bir fikrin önünde kimse duramaz. Doğrusunu millet sandıkta yapar. Tabii ki siyaseten bazı partiler bize sert konuşmayı bir avantaj olarak değerlendiriyor olabilirler. Herkese saygım var. Ama millet izliyor, millet doğru kararı verecektir.”
Özel'den Yeni Parti'nin çalışmalarıyla ilgili açıklama
Yeni Parti'nin üye çalışmaları ve saha faaliyetleri hakkında da bilgi veren Özel, partinin kısa sürede yüksek sayıda üyeye ulaştığını söyledi. Özel, yıl sonuna kadar 1 milyon üyeye ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.
“Yeni Parti'ye online üyeilkler için en genç seçmen Güneydoğu anadolu bölgesinde. Kabataslak her üç üyenin birinin yeni, ikisinin önceki CHP üyesi olduğunu söyleyebiliriz. CHP'den istifa etmiş ve ilçe başkanları üzerinden hedef olmak isteyen üyeler var. Yılbaşına kadar 1 milyon olacak gibi gözüküyor. Dünya da çok şaşkınlıkla bakıyor. AKP ilk 1 yılda 400 bin üye yapmıştı. biz 18 günde 600 bin üye yaptık.
Yeni Parti ne yapıyor? Yarın Ardahan'a gidiyoruz. Ertesi gün Kars'tayız. Gittiğimiz yerlerde iş dünyasıyla bir araya geliyoruz. Sorunları bildiğimizi anlatıyoruz ve çözüm önerilerini konuşuyoruz. Yeni bir partinin hazırlıksız olması beklenirken biz geçmişte çok ciddi bir program kurultayı yapmışız. Programımızı Yeni Parti'ye evriltmişiz. Sokağa çıktığımızda ilk günden beri mitinge dönüyor. Göz hizasında siyaset yapıyoruz. Konuştuğumuz kadar dinliyoruz. Yani yeni nesil bir siyaset. Emek yoğun, göz hizasında, kibirsiz, makamları geçici gören, aslolanın milletin kararı olduğunu gören, millete saygılı bir siyaset. Her kongre yüzde 5 artışla üç kongre sonra eşit temsil hedefimiz var. Gençlere çok yer var. Kibir yok, yukarıdan konuşmak yok, samimiyet var, emek var. Birlikte hareket ettiğimiz kadrolar sokakta siyaset yapmayı seven, yeni nesil siyaseti içselleştirmiş arkadaşlarımız. Sahadan da çok olumlu karşılıklar geliyor. Sokakta yürüyoruz, canlı yayındayız, bu cesareti gösteren başka parti yok. Durmaya, yorulmaya hakkımızın olmadığı bir dönemdeyiz. Bu sefer ya başaracağız ya da bir daha böyle bir şansı olmayacak bu ülkenin.”
Ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, emeklilerin ve çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
“Emekliler inanılmaz öfkeli. Dertlerini dile getirene, çözüm vaad edene dört elle sarılıyorlar. Asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Böyle bir açmazın içindeyiz. Öbür taraftan çiftçi bir dokun bin ah işit. Kendi köyümden isyan yükseldi köyüme koştum. Bütün her yerde aynı sorun var; TMO'nun fiyat açıklamaması ve üretici için maliyetin altında satışa zorlanması, elinden yok pahasına ürünün çıkması.
Bu iktidarın iktidarda kalması normal siyasi yollarla mümkün değil. Onn için umutsuzluk yaymaya çalışıyor, kaybetsem de gitmem imajı yaratıyoor. Ama bir yandan da gerçek sorunları konuştuğunuzda, göz hizasında siyaset yaptığınızda millet çözeceğinize ikna oluyor. Şu anda organik siyaset dönemindeyiz. Kampanya filmlerinden ziyade millet kulağıyla duymak istiyor.
Demirel dermiş ki, "millet televizyondaki adama oy vermez, televizyondakine de oy vermez. Televizyonda gördüğünü köyde görürse oy verir.
Konvansiyonel yöntemleri kullanacağız ama her şeye rağmen esas halka birebir ulaşabilecek mekanizmaları kuracağız. Bizimle birlikte siyaset yapacak herkes seçime kadar durmadan çalışacağız.”
“Köprü ve otoyolları kamulaştıracağız”
Özel, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin eleştirilerini de dile getirdi. Özelleştirmelerin Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarına zarar vereceğini savunan Özel, iktidarın seçim ekonomisi uyguladığını öne sürdü.
“Köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin Özel, şunları söyledi: "Müflis tüccarlar senet kırdırırlar, bu hale gelmişler. Bu ülkenin orta ve uzun vadeli menfaatlerini düşünmek yerine kısa vadede kendi menfaatlerini düşünüyorlar. Bu otoyolları varsayalım ki 10 milyar TL'ye özelleştirdiler. Bu iki aylık faiz gideri Türkiye'nin. Hayrısız bir evlat gibi babadan dededen kalanı yok pahasına sattılar. Bütün özelleştirme gelirini son bir yılda faize ödediler. 15 temmuz ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü, İzmir ve Bursa çevre yollarını özelleştiriyorlar. İzmir ve Bursa'nın otoyollarının ücretsiz olan kısımları ücretli olacak artık. Özelleştirmeden sonra da fiyatlar 5 kat artacak. İstanbul'daki köprü 50 lirayken bir anda 250 lira olacak. Bunu 30 yıllık geliri 5 yıllık gelir karşılında satmak için yapıyorlar. 5 yıllık gelirini verene 30 yıllık gelirini veriyor. Bu köprü sana anandan babandan miras kalsa 5 yıllık gelire 30 yıllık gelirini verir misin. Tam da seçim ekonomisi için yapıyorlar. Çaresiz kaldılar, altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar. Gelecek nesillerin hakkını bugünkü seçime kurban ediyorlar.
Net, kamulaştıracağaız. Uluslararası tahkim engeli var diyorlar. Üzerinde yapılmış bir sözleşme olsa bile taraflardan birisi sürekli zarar etmeye zorlanamaz. Uluslararası tahkim, anlaşmaların maddelerini korur, haksızlıkları giderir. Bu kadar kötü anlaşmaları tahkim de korumuyor. Alacak olanı uyarıyorum, biz bu işte yokuz. Ona göre girsinler bu işin ihalesine."
“Düğün altınlarımızla eczanenin masraflarını ödedik”
Özel, Melih Gökçek'in servetini düğün altınlarıyla elde ettiği yönündeki hatırlatma üzerine kendi düğününde takılan altınlarla ne yaptığını da anlattı.
“Düğünden bir hafta sonra eczane açıldı. Altınlar bozuldu, eczanenin masraflarına gitti. İpek'in doğumunda takılan altınlar çalındı maalesef” yanıtını verdi.
Mikrofonları neye göre düzenledi?
Özel, sosyal medyada gündem olan mikrofonları düzenlediği görüntüler hakkında da açıklama yaptı. Masasındaki mikrofonların yerlerini neden değiştirdiğini anlatan Özel, düzen ve simetriye önem verdiğini söyledi.
“İki anka yan yanaydı, iki ANKA'yı iki kenara koydum. Bir de onlar kareydi, iki kare dışarıda oldu. Sonra yuvarlaklar yan yana olsun dedim. Bir de orada bir adaletsizlik vardı; dedim ki bari televizyonlar yan yana olsun, ajanslar yan yana olsun. TV 100'ü kenara televizyonun yanına aldım. AA'yı DHA'nın yanına koydu. ANKA iki yanda durdu. Benim masam her zaman düzenlidir. Otel odasından çıkmadan önce yatağımı toplarım ben. Yatılı okul alışkanlığı. Ben 10 yaşımdan beri yatağımı toplar çıkarım. Otel odasında da ayıp geliyor langur lungur yatağı bırakmak. Biraz başak burcu olmaya bağlıyorlar. O da doğrudur. Simetromanyaklık kadar olmasa da bir simetri düşkünlüğüm var” ifadelerini kullandı.