Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli'nin Derince ilçesinde kadınlarla bir araya gelerek ekonomik kriz, sosyal güvence ve istihdam politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ev içinde karşılıksız verilen emeğin sosyal güvenceye kavuşturulması amacıyla TBMM’ye kanun teklifi sunduklarını hatırlatan Özel, iktidara geldiklerinde ev kadınlarının primlerinin devlet tarafından karşılanacağını ve emeklilik hakkı tanınacağını ifade etti.
Ev kadınlarının sigorta primini devlet üstlenecek
Ev kadınlarına yönelik emeklilik projesinin detaylarını aktaran Özel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"İki türlü savunduğumuz iş var. Biri, geçmişten bir koçan buluyor mesela. ‘Tütün ürettik’ diyor. O aradakini banka kredi veriyor, ödüyor, maaş bağlanıyor filan. Ya da bir gün bile sigortalılık olsa arayı borçlanma hakkı veriliyor. Ev kadınları için de böyle bir şey yapılsın diye bir çalışma yapılmıştı. Ama benim biraz önce bahsettiğim ve seçime doğru Yeni Parti’nin duyuracağı ev hanımlarına, evde olup, çocuk bakan, yaşlısına veya engellisine bakan ya da evin işiyle meşgul, bir yerde çalışamıyor, istekleri halinde, başvuruları halinde onların sigortasının önemli kısmının devlet tarafından ödenip, ev hanımlarının evde emekli olabilmesini sağlayacağız.
Eğer mahallede kreş yoksa, eğer çocuğunu bırakamıyorsa ‘Sorumluluk devlette’ diyoruz biz. Bir iş arıyorsun ve sana iş bulamadıysak ‘Sorumluluk devletin’ diyoruz. Ya da çok sayıda çocuğu, engellisi ya da hastası var evde. O yüzden kreş de olsa kurtarmıyor çünkü çok çocuğu, engellisi var, yaşlısı var. Ödenecek sigorta priminin tamamını ev hanımı için biz ödeyeceğiz. İşe başvurup giderse tamam. Başvurdu ve iş bulamıyorsak, sorumluluk devletin. ‘Çocuğumu kreşe bırakacağım’ diyor ama kreş açmadıysak mahalleye, sorumluluk devletin. Ev hanımlarını evdeki çalışmalarından emekli edecek bir proje hazırlıyoruz. Şimdi bunu duydular. İnşallah yaparlar, bize kalmaz erkenden. Biz nerede bir proje söylesek ‘Biz de yapacağız’ diyorlar. Memnun da oluyorum ama sonra yalan çıkıyor. Vatandaşlık temel geliri diye bir şey var. ‘Biz de yapacağız’ dediler ama adı benziyor sadece. Biz yapacağız inşallah."
"MESEM kapsamında büyük bir emek sömürüsü var"
Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulaması altındaki öğrencilerin çalışma koşullarını eleştiren Özel, öğrencilerin haftanın beş günü iş yerinde, yalnızca bir günü okulda geçirmesinin emek sömürüsü olduğunu vurguladı. Çıraklıkta geçen sürelerin emeklilik hesabına dahil edilmemesine ve iş güvenliği eksiklikleri nedeniyle yaşanan can kayıplarına tepki gösterdi.
Okul güvenliği için 110 bin uzman çavuş modeli
Uyuşturucu kullanımı ve okullardaki güvenlik açığına yönelik şikayetleri dinleyen Özel, iktidara gelmeleri durumunda hayata geçirilecek yeni güvenlik modelini açıkladı. Görev süresini tamamlayan ve disiplin cezası bulunmayan uzman çavuşların özel pedagojik ve iletişim eğitimlerinden geçirilerek okullarda görevlendirileceğini belirten Özel; ilk aşamada 65 bin, devamında ise toplam 110 bin uzman çavuşun istihdam edileceğini söyledi.
"Devlet kendisi asgari ücretin altında maaş ödüyor"
Engelli bakım aylığı alan bir yurttaşın yaşadığı sıkıntıları aktarması üzerine devletin belirlediği standartlara kendisinin uymadığını savunan Özel, "Devlet birisine maaş bağlıysa kendi ne ilan ediyor, asgari ücret diye bir şey var. Mesela şuradaki bakkal birini çalıştırsa ve asgari ücretin altında maaş verse cezası var. Devlet kendisi asgari ücretin altında maaş ödüyor. Olacak iş değil" dedi.
Bir şehit annesinin sağlık hizmetlerinde ve ilaçta fark ücreti ödediğini belirtmesi üzerine Özel, Meclis'te bu durumun inkar edildiğini ifade ederek, "Bunu biz Meclis’te söyleyince kabul etmiyorlar ve diyorlar ki ‘Yok, alınmıyor. Şehit aileleri ilaç parası, muayene parası vermiyor.’ Güya alınmıyordu ama işte şehit annesi ‘600 lira verdim de geldim’ diyor. Çünkü diyor ki ‘Yazılan en ucuzu. O da piyasada yok.’ ‘Aradakini ver, üstünü ver…’ Doktor ilaç yazmaya korkuyor, çünkü performans kriteri var. Annem bu benim en bildiğim iş, Allah nasip etsin ilk bu işi halledeceğiz" şeklinde konuştu.
"Nüfus düşüşünün tek sebebi ekonomik kaygılar"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişteki nüfus politikalarına ve "en az üç çocuk" çağrılarına değinen Özel, ülkedeki geçim sıkıntısının demografiyi doğrudan etkilediğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Türkiye’nin de bu mahallenin sorunu da ekonomi. Birincisi ev kiralarını yüksekliğinden şikayet ettiler. 20 bin liraya yakın neredeyse ev kirası, zaten emekli maaşı yeni 23 bin lira oldu. ‘Geçinemiyoruz’ diyor annem. Ev sahibimiz ‘Daha maaşı almadan zammı geri aldılar’ dedi. Nasıl geri aldılar? Dedi ki ‘Zamlarla aldılar. Kaşıkla veriyor, kepçeyle alıyor.’ Bugünkü 23 bin lira ocak ayındaki 20 bin liradan daha geride aslında. Kadınlar hemen hemen hiç iş bulamamaktan şikayetçi. Erkekler ve küçük yaşta çocuklar çalışmak zorunda kalıyor. Teyzem dedi ki ‘70 yaşındayım, iş bulsam ben de çalışacağım. Geçinemiyoruz.’ Geçen gün de Burdur’da seraya gittik. 67 yaşında teyze çalışıyor. Diyor ki ‘Eskiden çocuklar evleniyor ve anneye bakıyordu. Bizim çocuk evlendi, torun var. Aldığı maaşla geçinemiyor. Ben çalışıp Antalya’ya para yolluyorum.’ Burdur’da serada domates topluyor sekiz saat. Şimdi Tayyip Bey geçmişte ‘Üç çocuk yapın, beş çocuk yapın’ diyordu. Şimdi öyle bir hale geldi ki bir kere onu dinleyenler bin pişman oldu, çocuklar hep işsiz ve evler yoksul. Şu anda Türkiye’de çocuk oranı o kadar düştü ki nüfusumuz da düşüşe geçti. Tek sebebi ekonomik. Yani gelecek kaygısı var. Evlenmeye korkuyor, nasıl çocuğu olacak? Evlenen çocuk yapmaya korkuyor, nasıl büyütecek?"
Buluşma sırasında duygulanan bir vatandaşı teselli eden Özel, bölgedeki karakol talebini yetkililere ileteceğini ifade etti. Ziyaret kapsamında bir çocuğun hediye ettiği resmi parti makam odasına asacağını belirten Özel, programın ardından Aile Sağlığı Merkezi ve eczane ziyaretinde bulunarak sağlık sistemine dair değerlendirmelerde bulundu.