CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa'da bayram namazının ardından düzenlediği basın toplantısında, parti içinde son günlerde tırmanan "yeni parti" ve "istifa" tartışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. CHP'nin 47 yıl sonra birinci parti olmasının ardından ağır siyasi saldırılarla karşı karşıya kaldığını belirten Özel, yaşanan mevcut süreci net bir dille "darbe girişimi" olarak nitelendirdi.
"Kılıçdaroğlu'nun bu hatayı yapmayacağını ümit ediyoruz"
Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik kurultay çağrısını yineleyerek, genel başkanlık makamının mahkeme kararlarıyla değil, doğrudan üyelerin iradesiyle belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Tüzük vaatleri arasında yer alan üye bazlı seçim modelini hatırlatan Özel, "2 milyon üyemiz var. Tıpkı cumhurbaşkanı adayımızı belirlerken yaptığım gibi sandığı koysun, tüm üyelerimizin kararıyla genel başkan belirlensin. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu hatayı yapmayacağını, bu mahkeme kararını bir irade gaspına döndürmeyeceğini ve seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz" dedi.
"Yüzde 85'in altında oy alırsam devam etmem"
Parti içi demokrasinin önemine dikkat çeken Özel, tüm üyelerin katılım göstereceği geniş kapsamlı bir yarışta iddialı olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün üyelerimizden yüzde 85'in altında bir oy alırsam genel başkanlığa devam da etmem. 'Demokrasi' diyeceksiniz, sonra elinizdeki mahkeme kararıyla bir siyasi profesyonel partinin genel başkanını değiştireceksiniz. O da orada oturup partiyi yönetecek; böyle bir şey olmaz. Bu durum, siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir."
"Kimse partisinden umudunu kesmesin"
Karadeniz başta olmak üzere çeşitli bölgelerdeki belediye başkanlarından gelen istifa sinyallerine karşı sağduyu çağrısında bulunan CHP lideri, "Duyuyorum, birçok belediye başkanımız 'istifa edelim, yanına gelelim' diyor. Aman diyeyim yapmayın. Kimse partisinden istifa etmesin, kimse umudunu kesmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz. Yeni bir parti kurma gibi bir durumumuz kesinlikle söz konusu değil" ifadelerini kullandı.
"Butlan kararı bir milattır"
Mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararına değinen Özel, parti binalarında yaşanan gerginliklerin son bulmasını istedi. Geçmişteki siyasi ayrılıkların bir kenara bırakılması gerektiğini ifade eden Özel, "Butlan kararının olduğu gün bir milattır. O günden sonra bu karara sahip çıkanlar 'butlancıdır' ve onlarla bir gönül bağımız yoktur. Ancak o günden önce hangi görüşte olursa olsun, bugün koşa koşa partiye gelen herkes kardeşimizdir, partilimizdir" diyerek birlik mesajı verdi.
"1 Haziran'da kurultay kararı alınırsa sıkıntı kalmaz"
Önümüzdeki sürece dair takvimi de paylaşan Özel, 1 Haziran'da toplanacak olan Parti Meclisi'ne işaret etti. Kılıçdaroğlu'nun bu toplantıda kurultay kararı alması durumunda tüm tartışmaların geride kalacağını belirterek, "Kılıçdaroğlu orada kurultay kararını aldığı takdirde kendisiyle ya da onu destekleyenlerle hiçbir derdimiz kalmaz. Asıl mesele, partiyi iktidara taşıma meselesidir" dedi.
"Milletvekili olmayan grup başkanı olamaz"
CHP Grup Başkanlığı tartışmalarına da hukuki netlik getiren Özel, Meclis Başkanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde mevcut işlemlerin usule uygun olduğunun tescillendiğini belirtti. Kılıçdaroğlu'nun milletvekili olmaması sebebiyle bu görevi yürütemeyeceğini hatırlatan Özel, "CHP'nin grup başkanını meclis grubu belirler. Grup iç yönetmeliğinde bu durum açıkça yazıyor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olsa bile milletvekili olmadığı için grup başkanı olamaz. Grupta yapılan seçim hukuka uygundur, internet sitesine işlenmiştir ve durum nettir" açıklamasında bulundu.
"Madem kazanamazdık, neden kaçıyorsunuz?"
Son olarak kurultay delegelerinin iradesinin sakatlandığı iddialarına sert tepki gösteren Özel, muhalif kanada şu soruları yöneltti: "Kurultayda hile olduğunu ve normal şartlarda kazanamayacağımızı iddia edenler, şimdi kurultaydan kaçıyor. 'Hile yaptı' dedikleri taraf ise kurultay istiyor. Bunda bir terslik yok mu? Madem kurultayı biz kazanamazdık, ne diye kaçıyorsunuz? Gelin, sandığı koyalım. Bu iki soruyu aziz milletimizin vicdanına emanet ediyorum."