İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2795 %0.22
50,5902 %-0.78
7.136,03 % -0,98
71.148,53 %1.269
Muhalif. GÜNDEM Osman Kavala Reuters'a konuştu: Çok iyimser olamıyorum

Osman Kavala Reuters'a konuştu: Çok iyimser olamıyorum

İş insanı ve Anadolu Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, Türkiye'de gündeme alınan hukuk reformları ile ilgili siyaset-yargı ilişkileri açısından iyimser olamadığını ve en önemli noktanın hukuk kurallarının uygulanmasında ayrımcılık yapılmayacağının kabul edilmesi olduğunu söyledi.

Okunma Süresi: 3 dk

1224 gündür tutuklu olan iş insanı Osman Kavala, cezaevinde Reuters'ın yazılı sorularını yanıtladı. Kavala, "Üç yılı aşkın bir süredir, gittikçe daha koyulaşan hukuksuzluklara maruz kalmış, bu sırada yürütülmekte olan başka siyasi davaları da gözlemiş birisi olarak siyaset-yargı ilişkilerinin geleceği konusunda çok iyimser olamıyorum" dedi.

Kavala sözlerini "Öncelikli olanın, siyasi gücü ellerinde tutanların hukuk normlarının evrensel nitelikte olduğunu, hukuk kurallarının uygulanmasında ayrımcılık yapılamayacağını kabul etmeleri olduğuna inanıyorum" diye sürdürdü.

Darbe girişiminden sonra ceza yargısının işleyişinin değiştiğini vurgulayan Kavala, "Kendimi bildim bileli Türkiye'de özgürlüklerin yargı yoluyla kısıtlandığına şahit oldum, bu durumu eleştirdim" dedi geçmişten bu yana yargıdaki değişimi şöyle açıkladı:

"Kısıtlamalar kısmen 141, 142 gibi anti-demokratik ceza yasalarından kısmen de yargı mensuplarının tehdit algılamasıyla ilgili ideolojik eğilimlerinden kaynaklanıyordu. Ancak, siyasi muhalifleri tasfiye etmek için yargıya kilit bir görev verilmesi, yargının da bunu üstlenmesi yeni bir durum. Yargıya organize biçimde müdahale süreci Gülencilerin yargıda ve Emniyet'de aktif oldukları dönemde başlamıştı. Bunun AB müzakereleri sonucunda ceza yasalarında yapılan olumlu yönde değişikliklerden, yargı mensuplarına yönelik insan hakları eğitim çalışmalarından sonra vuku bulması da tam anlamıyla trajik."

ÜLKE DIŞINDAN KOMPLO

Aleyhine açılan iki davanın da Türkiye'ye ülke dışından komplo teorisi üzerine kurulduğunu belirten Kavala, serbest bırakılması halinde bu resmi söylemin zarar göreceğini ve söylemin devamı için suç algısının sürdürülmesine ihtiyaç olduğunu savundu.

Aleyhindeki iddiaların somut olguya dayanmadığını ve bu nedenle aksini ispat etmenin mümkün olmadığını belirten Kavala söyle dedi:

"Gezi davasında beraat kararından sonra tahliye edilmiş olsaydım bu komplo teorisi ciddi bir yara almış olacaktı. Gezi protestolarını planlamış, yönetmiş ve finanse etmiş olmam son derece fantastik bir iddiaydı. Ancak, tutukluğumu devam ettirmek için daha sonra kurgulananlar, 15 Temmuz darbe girişiminin organizasyonunu ve darbeden sonra kurulacak hükümette yer alacaklarının koordinasyonunu yürütmüş olmam, sivil toplum faaliyetleriyle casusluk yaptığım iddiaları çok daha absürt. Tam manasıyla gerçek üstü kurgular. Hiçbir delile, somut olguya, gerçekliğe dayanmadıkları için yanlışlanmaları da mümkün değil. Sadece hukuk normlarından değil, mantık temelli düşünmekten de bu denli bir kopuşun olabileceğini düşünemezdim."

AİLEM İÇİN CİDDİ EZİYET

"Tutuklandıktan sonra bağımsız ve evrensel hukuk normlarına göre çalışan yargının demokrasiler için ne kadar hayati bir işlevi olduğunu daha iyi anladım" diyen Kavala sözlerini, "Maruz kaldığım yargısız infaz, yani ceza haline gelen uzun tutukluluk ailem için de ciddi bir eziyet" diye sürdürdü.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Boğaziçi protestolarından bahsederken eşi Ayşe Buğra'ya yönelik ithamları ile ilgili olarak ise Kavala, "Kullanılan üslup Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığına da zarar verici nitelikte. Ayşe'nin uzun yıllar boyunca emek vermiş olduğu, akademik kariyeri ile bütünleştirdiği Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili bir konuda benden etkilenerek tavır geliştireceğini düşünmek son derece sorunlu bir mantık yürütme" dedi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız