İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,3549 %0.03
53,8859 %0.04
6.194,44 % 0,43
64.543,55 %-0.231
Muhalif. GÜNDEM MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den "Yeni Parti" açıklaması: 'Kimseye fayda sağlamayacaktır'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den "Yeni Parti" açıklaması: 'Kimseye fayda sağlamayacaktır'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı açıklamasında CHP ve Yeni Parti ekseninde yaşanan gelişmeleri değerlendirerek tüm taraflara sağduyu ve karşılıklı saygı çağrısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den "Yeni Parti" açıklaması: 'Kimseye fayda sağlamayacaktır'
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 8 dk

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk siyasetindeki son gelişmeler ile CHP ve "Yeni Parti" etrafında süren tartışmalara ilişkin kapsamlı bir yazılı basın açıklaması yaptı. Bahçeli, siyasi partilerin üzerinde bir devlet aklı ve millet iradesi bulunduğunu belirterek, hiçbir koltuk çekişmesinin ve parti içi mücadelenin ülkenin ortak geleceğinden daha önemli sayılamayacağını vurguladı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu CHP ile MHP arasında derin fikir ayrılıkları bulunduğunu hatırlatan Bahçeli, bu farklılıkların demokratik hayatın doğal bir sonucu ve zenginliği olduğunu ifade etti. Demokrasinin farklı seslerin yarıştığı milli bir mutabakat zemini olduğunu belirten MHP lideri, siyasi ayrılıkların düşmanlığa ve intikam duygusuna dönüştürülmesinin Türk siyasetinin itibarına zarar vereceğine dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu ve Özel Değerlendirmesi

Açıklamasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konumuna değinen Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesinin ve hukuki imkanlara başvurmasının en doğal hakkı olduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu'na yönelik değerlendirmelerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, geçmiş hesapların sürekli gündeme getirilerek yaraların kanatılmaması gerektiğini vurguladı.

Özgür Özel’in siyasi emeğine ve temsil ettiği makama da değinen Devlet Bahçeli, Özel’in Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık konumunun ve politikasına güvenen seçmen kitlesinin saygıyla karşılanması gerektiğini belirtti. Bahçeli, Özel’in gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya parti içi hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmediklerini ifade ederek, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışın kabul edilemeyeceğini aktardı.

"İç Tartışmalardan Menfaat Devşirmeyiz"

CHP çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumların tabii bir süreç olarak görülmesi gerektiğini savunan MHP Lideri, eski yol arkadaşlarının birbirini ihanet ya da vefasızlıkla suçlamasının olumsuz sonuçlar doğuracağını kaydetti. Kamuoyuna yansıyan rozet töreni ve mizansen iddialarının hukuki netlikle açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyleyen Bahçeli, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden siyasi infazlar yapılmaması uyarısında bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin başka partilerin iç çekişmelerinden ikbal üretme amacında olmadığını vurgulayan Bahçeli, MHP'nin yarım asrı aşan siyasi ahlakıyla hareket ettiğini dile getirdi. Güçlerini Türk milletinden ve "Türk ve Türkiye Yüzyılı" ülkülerinden aldıklarını belirten Bahçeli, bölgesel ve küresel tehditlerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin enerjisinin geçici gündemlerle tüketilmemesi gerektiğine işaret etti.

Son olarak Bahçeli, CHP-Yeni Parti hattındaki tartışmaların Türkiye'nin ana gündem maddesi haline getirilmemesi gerektiğini bildirdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel başta olmak üzere tüm tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade eden MHP Genel Başkanı; makamların geçici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletinin ise baki olduğunu hatırlatarak açıklamasını sonlandırdı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.

Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.

Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.
Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.
Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.

Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.

Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.

Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.

Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir. Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.

Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız.

Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir.

Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız