İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1769 %0.04
50,3373 %0.08
6.427,11 % 1,00
95.146,84 %3.041
Ara
Muhalif. GÜNDEM Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici: "Çalışan" sözcüğü gazetecinin direnişidir

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici: "Çalışan" sözcüğü gazetecinin direnişidir

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" ismindeki "Çalışan" ibaresinin kaldırılması önerisine karşı çıktı. Bildirici, bu kelimenin 1961'deki tarihi direnişi temsil ettiğini vurguladı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 3 dk

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici'nin X paylaşımı şöyle:

“Çalışan” sözcüğü, “Gazeteciler Günü”nden çıkarılamaz:
Hürriyet'te, Yalçın Bayer'in köşesinde bir okurun   “Çalışan’ı, Gazeteciler Günü’nden çıkaralım” görüşü yayımlandı. Bugün de benim yanıtım,  aynı köşede yayımlandı; özetle aktarayım: 
"Çalışan Gazeteciler Günü" ilan edilmesinin nedeni, 10 Ocak 1961'de 9 patronunun gazete çıkarmama kararına karşı verilen mücadeledir.  
Buradaki “çalışan” sözcüğü, patronların çalıştırmama kararına rağmen çalışmayı ve baskılara karşı direnişi tanımlar; çalışan-çalışmayan ayrımını değil.
O nedenle “Çalışan” sözcüğünün, “Gazeteciler Günü” ile birlikteliği, tüm gazetecileri ve hatta çalışamayan, işsiz bırakılan, özgürlüğünden yoksun kalan bütün meslektaşlarımızı da kapsar.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, “Çalışan Gazeteciler Günü” ifadesindeki “çalışan” sözcüğünün çıkarılmasına yönelik tartışmalara yanıt verdi. Bildirici, bu ifadenin bir ayrım değil, tarihsel bir direnişi ve mücadeleyi simgelediğini vurguladı.

Bildirici, Hürriyet’te Yalçın Bayer’in köşesinde yayımlanan ve bir okurun “Çalışan’ı, Gazeteciler Günü’nden çıkaralım” görüşüne verilen yanıtında, 10 Ocak 1961’in basın tarihindeki önemine dikkat çekti.

“çalışan” sözcüğünün tarihsel anlamı

Faruk Bildirici’ye göre “Çalışan Gazeteciler Günü” ifadesindeki “çalışan” kelimesi, çalışan–çalışmayan ayrımını değil, patronların “gazete çıkarmama” kararına rağmen gazetecilerin gösterdiği direnişi tanımlıyor.

10 Ocak 1961’de, gazetecilere yeni haklar getiren 212 sayılı Basın Kanunu ile Basın İlan Kurumunun kurulmasına tepki gösteren dokuz gazete patronu, üç gün boyunca gazete çıkarmama kararı aldı. Buna karşılık gazeteciler, halkın gazetesiz kalmaması için “Basın” adlı gazeteyi çıkararak tarihe geçen bir mücadele verdi.

“gazete çıkarmak çorap fabrikası işletmeye benzemez”

Bildirici, bu direnişin simge sözlerinden biri olan “Gazete çıkarmak çorap fabrikası işletmeye benzemez” ifadesinin, Türkiye gazetecilik tarihinin kıvanç duyulan anlarından biri olduğunu hatırlattı.

11 Ocak 1961 tarihli Basın gazetesinin başyazısında, patronlara yayınlara sınırsız müdahale edemeyecekleri hatırlatılmış, “Basın bir kamu hizmetidir” vurgusu yapılmıştı. Bu çıkışın, dönemin holding patronlarına değil, çoğu gazeteci kökenli yayıncılara karşı yapıldığına dikkat çekildi.

editoryal bağımsızlık sorunu

Bildirici’ye göre, gazetecilerin “Dokuz Patron Olayı” sırasındaki mücadelesi, çalışma koşullarını düzenleyen yasaların korunmasını sağladı. Ancak bu birliktelik, editoryal bağımsızlık konusunda kalıcı bir kazanıma dönüşmedi.

1980’lerden itibaren medya sahipliğinin holdinglerin eline geçmesiyle, yayınlara müdahalenin daha da arttığını belirten Bildirici, bu sürecin kamu yararı yerine ticari ve siyasi çıkarları öne çıkardığını ifade etti.

AK Parti döneminde ise siyasi iktidarla işbirliği yapan medya patronlarının editoryal müdahalelerinin daha da yoğunlaştığını, bunun da bağımsız gazeteciliği ciddi biçimde zedelediğini dile getirdi.

alternatif medyada da sorun var

Bildirici, eleştirel ve alternatif medyada da editoryal bağımsızlık sorunlarının yaşandığını belirterek, gerekçeleri farklı olsa bile patron müdahalesinin gazeteciliğe zarar verdiğini söyledi.

Medya sahiplerinin yayın süreçlerinden tamamen uzak durması gerektiğini vurgulayan Bildirici, “Medya sahipliği ile çorap fabrikası yönetmek arasında fark vardır” ifadesiyle bu ayrımı net biçimde ortaya koydu.

gazeteciler günü neden herkesi kapsar?

Faruk Bildirici’ye göre “Çalışan Gazeteciler Günü” ifadesi, yalnızca aktif olarak çalışan gazetecileri değil; işsiz bırakılan, çalışamayan ya da özgürlüğünden yoksun kalan tüm gazetecileri de kapsıyor.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici'nin bu konu hakkında yazdığı yazı şöyle:

https://www.farukbildirici.com/2022/09/19/gazete-ve-tvler-corap-fabrikasi-mi/ 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *