İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4315 %0.06
52,0674 %0.36
7.700,32 % 2,62
88.103,21 %-2.379
Ara
Muhalif. GÜNDEM Marmara Denizi'nde "ekolojik yıkım"

Marmara Denizi'nde "ekolojik yıkım"

Marmara Denizi'nde mart ayından bu yana giderek yayılan, balıkçılık faaliyetlerini durduran ve halkta tedirginliğe neden olan müsilaj ya da deniz salyası Çevre ve Şehircilik Bakanlığını harekete geçirdi.

Okunma Süresi: 4 dk

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, deniz salyası sorununa ilişkin, tüm tarafların katılımıyla 4 Haziran'da "Marmara Denizi'nde Müsilaj Sorunu ve Çözüm Önerileri Çalıştayı" yapacaklarını, 6 Haziran'da da "Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planını kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.

Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, deniz salyasının Türkiye'nin denizlerini tehdit eden önemli sorunlardan birisi olduğunu belirterek, Marmara Denizi'nde görülen çevresel soruna "ortak akılla" çözüm üreteceklerini ifade etti.

Bakan Kurum, deniz salyasına yol açan üç nedenin öne çıktığını belirterek, bu nedenleri şu şekilde sıraladı:

300 kişilik ekiple Marmara Denizi'nde 91 noktayı, karada da tüm arıtma tesislerini ve kirlilik kaynaklarını denetlediklerini, alınan örnekleri Çevre Laboratuvarında incelediklerini ve bu çalışmaları yerel yönetim ve üniversitelerimizle birlikte yürüttüklerini belirten Kurum bu konuda belediyelere büyük işler düştüğünü vurguladı.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Türkiye'deki denizlerde artan deniz salyasının başta Marmara Denizi’nde olmak üzere ekolojik bir yıkıma doğru gittiğine dikkat çekti. "Bugünkü Marmara neredeyse büyük bir tükeniş yaşıyor ve çoğumuz bunun farkında değiliz. Oysa başta İstanbul olmak üzere bu denizin etrafındaki iller bu ülkenin en zengin illeridir. Yoğun müsilaj ekonomik (Balıkçılık, turizm ve su boruların tıkanması), ekolojik (Biyoçeşitlilikte kayıplar, toplu deniz canlılarının ölümleri) ve kirlenme (kıyı ve koyların kirlenmesi) gibi kayıplara neden olmaktadır" ifadeleriyle uyarıda bulundu.

Balıkçıların nez, ya da salya olarak tanımladığı müsilaj tek hücreli bitkisel canlılardan bir tür fitoplankton olan Gonyalux fragilis’in yoğun çoğalması ve oluşturduğu renk sarmalı. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı sarı, beyaz, renkli çamurumsu bu maddenin son iki yıldır, Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nde suyun üstünde ve altında sıkça görülmeye ve yayılmaya başladığını belirtiyor.

TÜDAV son iki yıldır görülen bu bitkisel canlıların üstel olarak artmasının iki ana sebebinden birinin su sıcaklığındaki artış olarak belirtiyor. İlkbaharla birlikte yükselen su sıcaklıklarının organizmanın üremesini de üstel olarak arttırdığına dikkat çekiyor. Su sıcaklığının mevsim normallerinin 2°C üzerinde seyretmesi de bu sorunu körüklüyor.

Vakıf bir diğer sebebin de denizin evsel atıklarla kirlenmesi olduğunu kaydediyor:

"Marmara Denizi’nde 20 yıl önce hiçbir binanın, tesisin olmadığı kıyılar yerleşimle doldu. Ama arıtma için yeterli yatırımlar yapılmadı. Diğer yandan, bu denizde artan habitat kaybı, aşırı avcılık, kirlenme, yabancı türler ve iklim krizine karşı kendisini koruyacak tedbirleri alamadık. Mesela hiçbir ciddi koruma alanı oluşturamadık, kirlenme için ciddi tedbirler alamadık. Koruma için ciddi, gerekli yasal ve teknik altyapıyı kuramadık".

TÜDAV'a göre ilk olarak deniz üstünde biriken müsilajın fiziksel yöntemlerle mesela petrol yayılmasına engel olan teknelerin sistemleriyle toplanması gerekiyor. Bu sayede müsilajın batarak daha fazla oksijen tüketmesine engel olmanın ve dolayısıyla toplu canlı ölümlerini azaltmanın mümkün olabileceğini belirten vakıf, bunun kesin ve kalıcı bir önlem olmadığının altını çiziyor.

Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorununa 2007 yılından bu yana dikkat çeken Marmara Çevresel İzleme Projesi bu tür anomaliler denizde kirlenme düzeyinin göstergesi olduğuna işaret ediyor. Proje yöneticisi Levent Artüz çok yapışkan, bulaşkan bir yapıya sahip olan müsilajın denizdeki canlıların sonunu getirebileceğini vurguluyor.

Balık yumurtalarının büyük çoğunluğu denizin yüzeyinde bulunduğuna ve yüzeydeki yumurtalar müsilajın içinde hapsolarak yaşama şanslarını kaybettiğini belirten Artüz larvalar için de aynı şeyin söz konusu olduğunu kaydediyor. Artüz'ün 1+1'de aktardığı bilgilere göre müsilaj zamanla, hareket edemeyen (sesil) midye, istiridye, tunikatlar gibi canlıların üzerine de çöküyor, deniz çayırlarını örtüyor ve ışıkla temaslarını kesiyor.

Bu durumu yakından gözlemleyen Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi öğretim üyelerinden Prof Dr Mustafa Sarı, Marmara Denizi'nde 18 metreye kadar varan dalışı sırasında çektiği fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaştı.

Denizin dibinin müsilajla kaplandığını belirten Sarı'nın paylaştığı fotoğrafta deniz tabanının tül gibi bir maddeyle kaplı olduğu görülüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *