İttifak iktidara serbest, muhalefete yasak!
Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında 'terör örgütü üyesi' olmaktan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi! Bu karar mantık ve hukukla açıklanabilecek bir karar değildir. “Kent uzlaşısı” demokratik siyasetin bir parçasıdır. Bir çeşit ittifaktır. CHP'nin kent uzlaşısı bağlamında aday gösterdiği 40 yıl devlete hizmet eden Prof. Ahmet Özer aday gösterildiği halde seçilmeseydi hakkında soruşturma açılıp tutuklanacak mıydı? Kesinlikle hayır!
KÜRT SEÇMENLE YERELDE İTTİFAK KURMAK NEDEN YASAK OLSUN?
Ahmet Özer'in kent uzlaşısı bağlamında tutuklanıp Esenyurt'a kayyım atanmasının da, ilk mahkeme tarafından cezalandırılmasının da nedeni CHP'nin genelde kurduğu Türkiye İttifakı gibi, yerelde kurduğu Kent Uzlaşısı ittifak modelidir. CHP'nin İstanbul'daki bazı metropol ilçelerde Kürt kökenli seçmenle kontak kurmak için gösterdiği bazı Kürt kökenli belediye meclis üyesi adayları da, Esenyurt'ta belediye başkan adayı gösterdiği Özer de soruşturma öznesi oldularsa iktidar demek istiyor ki, "Ey CHP, sen Kürt kökenli isimler üzerinden kent uzlaşısı adı altında ittifak kuramazsın!"
TARİHTEN BİR YAPRAK VE İTTİFAKIN SERENCAMI
Oysa gelin görün ki 1957 genel seçimleri öncesinde DP hükümeti siyasi partiler ve seçim kanununda değişiklik yaparak ittifakı yasaklamıştı. Ancak AK Parti iktidarı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğinde kanunda değişiklik yaparak 2018'de ittifakın önünü açtı. Çünkü cumhurbaşkanı seçilmek için yüzde 50'yi geçmek gerekiyordu ve tek başına bunu sağlayamazdı.
AK Parti'nin ittifak meselesine yaklaşımını mercek altına almadan önce 1957'deki erken seçim öncesine dönelim. DP, eriyordu, sıkıntıdaydı. CHP'nin nefesini ensesinde hissediyordu. Ancak CHP'nin sonuç almak için iki küçük muhalefet partisinin desteğine gereksinimi vardı. Bu bağlamda CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, DP'den ayrılanların kurduğu Hürriyet Partisi’nin (HP) genel başkanı Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu ve Cumhuriyetçi Millet Partisi’nin genel başkanı Osman Bölükbaşı ile buluşarak Heybeliada'daki evinde bir dizi toplantı yaptı. Sonuçta üç parti güçbirliği (ittifak) için anlaştılar ve kamuoyuna basın aracılığıyla bir "Güçbirliği Deklarasyonu" yayınladılar (2023'teki Altılı Masa ve mutabakat metni, bu üçlü masadan ve deklarasyonundan esinlendi). Bunun üzerine Menderes hükümeti kanunda değişiklik yaparak İttifakı yasakladı! İki küçük parti de adaylarını CHP'nin listesinden seçime sokmayınca DP az farkla da olsa seçimleri kazandı (Halbuki DP hükümeti ittifakı yasaklamasa yakın siyasi tarih bambaşka bir seyir kazanacaktı. CHP iktidara gelecek, DP muhalefete geçecek; İki küçük parti de bakanlık isteyeceği için ilk koalisyon daha erken gündeme gelecek; seçimle gelen seçimle gittiği için çoğulcu demokrasi olgunlaşacak; dahası 27 Mayıs muhtemelen gündeme gelmeyecek ve DP kapatılıp Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edilmeyecek; yakın siyasi tarihimizin travmatik olayları yaşanmayacaktı).
AK PARTİ MUHTAÇ OLDUĞU İÇİN İTTİFAKI GETİRDİ
Günümüze dönersek... Şimdi, AK Parti'nin tek başına cumhurbaşkanlığını kazanması da mecliste çoğunluğu sağlaması da hayal. Zaten 31 Mart 2024'ten bu yana dokuz ayrı anket firmasının ortalamasında hep ikinci parti CHP'nin ardından. O yüzden ittifaka muhtaç. MHP'nin yanında birkaç küçük partiye de muhtaç. CHP'nin kent uzlaşısı üzerinden yerel seçimde doğrudan seçmenle ittifak yapması yasak! İttifakın serbest ve yasal olduğu zeminde bu nasıl bir yasak?
AK Parti hükümeti DEM ile hatta PKK'nın başındaki Öcalan ile diyalog-süreç yürütebilir, ittifak arayışlarına girebilir ama CHP Kürt kökenli sıradan yurttaşlarla kent uzlaşısı/ittifakı kuramaz!
Olmaz böyle şey! İttifak yasalsa, partiler yasa çerçevesinde siyasi partilerle de, kişilerle de çevrelerle de ittifak kurabilir.
İTTİFAK İKTİDARA SERBEST, MUHALEFETE YASAK OLUR MU?!.
"Ben iktidarım, herkesle ittifak kurabilirim, sen muhalefetsin, iktidarı değiştirmek için her ittifakı kuramazsın!" AK Parti'nin demek istediği bu... Kimse bana çıkıp da "yargı bağımsız" demesin! Yargının ne kadar bağımsız olup olmadığının o kadar çok örneği var ki... YSK'nın normal gördüğü, onayladığı adayları siyasi iktidarın gölgesinde bakan yargı anormal görebiliyor!
KALDIRSIN İTTİFAKI OLSUN BİTSİN İKTİDAR KENDİSİNE GÜVENİYORSA...
Bu bağlamda son sözüm şu olsun: Madem öyle, iktidara önerim; seçilme oranını indirin yüzde 40'a ve ittifakı da yasaklayın göreyim sizi...Ya da geçin parlamenter sisteme ve yine yasaklayın ittifakı; her parti ya tek başına iktidara gelsin ya da kimse tek başına iktidara gelemezse ortaya çıkan sonuçlara göre koalisyon kurulsun. CHP keşke "hodri meydan" dese de görsek iktidarın aldığı şekli...