"Erdoğan'ın Kürtlerle barış planının arkasındaki aşırı sağcı lider" başlıklı analiz, Bahçeli'nin PKK lideri Abdullah Öcalan'ın kendisine hediye ettiği kilimle verdiği poz hatırlatılarak başladı. Analizde, "İki ismin yıllar boyu ezeli düşman olduğu düşünüldüğünde, bu kare özellikle dikkat çekiciydi" ifadeleri kullanıldı. FT analizinde Bahçeli'nin bu hediyeyi “barış ve demokrasi kilimi” olarak nitelendirdiği ve Öcalan’a Türk-Kürt birliği konusundaki yaklaşımı nedeniyle teşekkür ettiği vurgulandı.
Analiz, şöyle devam etti: " Bir dönem Öcalan’ın idam edilmesini talep eden bir isimden gelen bu kadar sıcak sözler, Bahçeli açısından yalnızca dikkat çekici bir siyasi dönüş anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, Türkiye’nin Kürt azınlığına yönelik sert politikaların ömür boyu savunucusu olan 78 yaşındaki bu aşırı milliyetçinin, PKK ile kırk yıldır süren ve 40 bin kişinin hayatına mal olan çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan, tarihi ancak tıkanmış bir barış girişiminin en hevesli destekçisine dönüştüğünü de ortaya koyuyor."
MHP lideri için "Sadece Türkiye'nin değil, belki de herhangi bir ülkenin en ilginç siyasetçilerinden biri" ifadelerinin kullanıldığı analizde, Bahçeli ve Erdoğan'ın her yıl doğum günlerinde birbirlerine yaşları kadar sayıda gül gönderdiği hatırlatıldı.
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay, Bahçeli'nin barış sürecindeki rolüne ilişkin, "Şimdiye kadar Bahçeli önemli bir rol oynadı. Erdoğan'a kıyasla daha açık sözlü oldu. Ancak günün sonunda Bahçeli bir milliyetçi ve barış sürecinin Türkiye'nin yararına olmayacağını hissederse bundan vazgeçecektir" değerlendirmesinde bulundu.
FT analizinde Bahçeli şu ifadelerle anlatıldı:
"Yumuşak sesli, sağlık durumu kırılgan ve ekonomi alanında doktora sahibi olan Bahçeli, fiziken küçük bir profil çiziyor ancak her zaman koyu renk takım elbise ve kravatıyla kusursuz bir şıklık sergiliyor. Beyaz çoraplardan nefret ediyor, bunları bayağı buluyor. Konuşmalarını Osmanlı döneminden kalma eski ifadelerle süslüyor ve hafta sonları romantik arabesk müzik dinleyerek kullandığı klasik otomobillere özel bir ilgisi var.
Bazıları Bahçeli’yi “kral yapıcı” olarak görüyor. Zira partisinin parlamentodaki 47 sandalyesi, Erdoğan’ın AKP'sine Türkiye’nin 600 sandalyeli Meclisi’nde çoğunluk sağlıyor. Diğerleri ise Bahçeli’nin demir disiplinle yönettiği MHP’nin, Türkiye’de “derin devletin” sesi olduğuna inanıyor."
Üçüncü bir kesim ise Bahçeli’yi, Erdoğan’ın zaman zaman kendi çıkarlarıyla çelişiyor gibi görünen uç görüşleri dile getirmek için kullandığı faydalı bir araç olarak görüyor."
Ankara merkezli düşünce kuruluşu Tepav’da analist ve New Turkey and the Far Right kitabının yazarı Selim Koru, FT için yaptığı analizde, “Bazen Bahçeli’nin söyledikleri sadece onun Bahçeli olmasından kaynaklanıyor. Ama bazen de bunlar Saray’ın vermek istediği mesajlar ya da Erdoğan’ın kamuoyu önünde almak istemediği pozisyonlar oluyor" ifadelerini kullandı.
“Erdoğan Kürt sorununu çözen lider olarak tarihe geçebilir”
Analizde, 'terörsüz Türkiye' sürecinin nasıl başladığı anlatılırken şu ifadeler kullanıldı: "2024’ün sonlarında Bahçeli, hükümetin PKK’nin kurucusu Öcalan’la görüşmelere başlaması gerektiğini söyleyerek ülkeyi şaşkına çevirdi. Bu çıkış, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun aniden Hamas’la barış arayışına girmesine benzetildi. Bahçeli o dönemde yaptığı kısa açıklamada, 'Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış temennileri varken, kendi ülkemizde de barışı güvence altına almalıyız" ifadelerini kullandı."
"Riskler oldukça yüksek" denilen analizde, Suriye'de SDG ile Şam yönetimim arasında ateşkes ve entegrasyon anlaşması hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı:
"Bu durum Ankara açısından potansiyel olarak büyük bir kazanım. Zira PKK militanları için bir kaçış kapısını kapatıyor ve Türkiye’nin kendi aksayan barış sürecinin önündeki engellerden birini ortadan kaldırıyor. Bir sonraki büyük adım, parlamentonun silah bırakan PKK üyelerinin affedilmesini sağlayacak hukuki çerçeve üzerinde çalışmaya başlaması olacak.
Girişimin başarılı olması hâlinde, Erdoğan Kürt sorununu çözen Türk lider olarak tarihe geçebilir. Bu da, şiddeti komşu Suriye ve Irak’a taşan ve hükümet tahminlerine göre Türkiye’ye 1,8 trilyon dolara mal olan bir iç çatışmadan ülkeyi kurtarması anlamına geliyor."
Analistler, bunun aynı zamanda Erdoğan’ın, Türkiye’deki 15 milyonluk Kürt nüfusun desteğini alarak anayasayı değiştirmesine de yardımcı olabileceğini söylüyor. Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanlığına aday olmak istemesi hâlinde buna ihtiyaç duyacağına yaygın biçimde inanılıyor.
Yazar ve siyasi danışman Bahadır Dinçaslan, FT'ye yaptığı açıklamalarda "Türk siyaseti Game of Thrones gibi. “Bahçeli bir anda barış insanına dönüşmedi. Halk desteğini kaybeden Erdoğan’ın Kürtlere ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.
FT, Bahçeli ve MHP'nin analize ilişkin yorum yapmayı reddettiğini, bir parti yetkilisinin ise konunun basına konuşmak için fazla bir hassas bir zamanda olduğunu söylediğini aktardı.