İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
63.457,47 %-0.49
Muhalif. GÜNDEM İletişim Başkanlığı'ndan Netanyahu'ya sert tepki: Uluslararası yalnızlığının ve siyasi hezeyanlarının yansıması

İletişim Başkanlığı'ndan Netanyahu'ya sert tepki: Uluslararası yalnızlığının ve siyasi hezeyanlarının yansıması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına tepki göstererek, artan uluslararası yalnızlık ve iç politik korkular nedeniyle Türkiye karşıtlığının siyasi bir "can simidi" olarak görüldüğünü belirtti.

İletişim Başkanlığı'ndan Netanyahu'ya sert tepki: Uluslararası yalnızlığının ve siyasi hezeyanlarının yansıması
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 5 dk

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bir mülakatta Türkiye ve bölge ülkelerini hedef alan açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duran; ABD, İngiltere ve uluslararası toplumun İsrail'in saldırgan politikalarına yönelik tepkisinin giderek büyüdüğüne dikkat çekti.

"Türkiye düşmanlığı siyasi bir can simidi"

Netanyahu'nun açıklamalarının artan uluslararası yalnızlığının bir göstergesi olduğunu belirten İletişim Başkanı Duran, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Netanyahu'nun verdiği bir mülakatta Türkiye ve Suriye'ye yönelik dile getirdiği tehdit ve yalanlar, İsrail Başbakanı'nın artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansımasıdır. Bununla birlikte, Netanyahu'nun hayali tehditler ve düşmanlar üreterek, uluslararası kamuoyunu yanıltma çabaları artık herhangi bir etki yaratmamaktadır. Zira izlediği politikaların kötülüğüne dair uluslararası toplum hemfikirdir."

"ABD, İngiltere ve uluslararası toplumun İsrail'in saldırgan politikalarına tepkisi giderek artıyor. İsrail Başbakanı, bu akıl dışı tutuma, yaklaşan seçimler, iç politik kaygı ve korkuları nedeniyle sarılmıştır. Türkiye düşmanlığını siyasi anlamda bir can simidi olarak görmektedir. Dahası diğer radikal partilerle aşırılık rekabeti içinde, Türkiye'ye ve bölge ülkelerine olan düşmanlığı körüklemektedir."

"İsrail'in uluslararası algısı tarihin en düşük seviyesinde"

İsrail yönetiminin suçlamalarla kendi üzerindeki baskıyı dağıtmaya çalıştığını vurgulayan Duran, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Elbette bu noktada Netanyahu'nun iç politikada olduğu kadar dış politikada da bu söylemle varmak istediği bir nokta bulunmaktadır. Gazze'den Suriye'ye ve Lübnan'a kadar uyguladığı saldırgan politikalar, göz yumduğu yerleşimci terörü ve başta kabinedeki bakanları olmak üzere aşırılık yanlısı karakterlerin ifadeleri, İsrail'in algısını tarihteki en düşük noktalardan birine indirmiştir. Netanyahu ve suç ortakları başta Türkiye olmak üzere, bölgedeki ülkeleri farklı ithamlarla suçlayıp üzerindeki bu kiri pası çevresine yayma çabası içindedir. Suriye’de yaptığı saldırıdan sonra Türkiye'yi suçlama çabası bu durumun en açık göstergelerinden biridir."

"Ama unuttukları bir durum var. Sorun insanların İsrail politikalarını yeterince anlamaması değil, giderek daha fazla insanın bu politikaları anlayıp reddetmesidir. Bu da gerek bu tip suçlamaların gerekse yüksek bütçeli iletişim kampanyalarının sınırlı sonuç vermesine sebep olur."

"Bölgesel savaş projelerine karşı ortak duruş"

Netanyahu'nun bölgede çatışmayı genişletme arayışına karşı ülkelerin birleştiğini aktaran Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uluslararası toplum ve bölge ülkeleri, Netanyahu'nun işgalci zihniyetinin ve bölgesel savaş başlatma projesinin karşısında güçlü bir tutum sergilemekte ve Orta Doğu'da barış ve huzurun tesisini desteklemektedir. Stratejik istikrarsızlaştırıcı bir aktöre karşı tüm bölge bir araya gelmektedir. Keza özellikle son üç senedir tüm bölge, saldırgan bir komşunun bölgede yarattığı yıkım ve savaşı görmüştür."

"Dahası mevcut haliyle Netanyahu yönetimi, tüm diplomatik ve diyalog çabalarından vazgeçmiş durumdadır. Mevcut iktidarın temel sorunu, güvenliği istikrarla ve diplomasiyle değil, sürekli saldırganlıkla özdeşleştirmesidir. Dolayısıyla Türkiye’ye karşı olan tavrındaki temel dinamik de Türkiye'nin İsrail’e bir tehdit teşkil etmesi değil, mevcut gücü ve etkisiyle Türkiye’nin, İsrail’in bölgesel güvenlik ve istikrara verdiği zarara karşı çıkan isabetli politikalarıdır."

"İsrail muhalefeti de söylemleri sorumsuzca buluyor"

İsrail iç politikasındaki tepkilere ve iki devletli çözüm ihtiyacına işaret eden Duran:

"Elbette biz Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere bölgeye barış ve uzlaşı getirmeye çabalayan bir ülkeyiz. Temel meselemiz bölgede kanın ve gözyaşının durmasıdır ve Gazze’deki durum ve Filistin meselesi bu haliyle bizim için hayati bir unsurdur. Ayrıca şunu da ifade etmemiz gerekir ki; Netanyahu’nun yaptığı büyük hata, İsrail kamuoyunun da gündemindedir. İsrail muhalefeti sık sık Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerini 'sorumsuzca, aşırı ve aptalca' bulduklarını, toplumda kaygıya neden olduğunu dile getirmektedir."

"İsrail’in birçok müttefikini tek tek kaybettiğini ve iyice itibarsızlaştığını kendi politikacıları dahi itiraf etmektedir. Dahası Türkiye ile oluşturulmaya çalışılan gerginlik politikasının bir getirisi ortaya konulamamıştır. Türkiye, bölgesindeki ve küresel zemindeki gücünü ve etkinliğini defalarca perçinlemiş, sert gücünü tahkim etmiş ve seçkin kabiliyetlerini sürekli geliştiren bir NATO ülkesidir. Bu noktada İsrail hükümetinin geliştireceği en akılcı tutum, çevresine tehditler savurmak, Kudüs’te Mescid-i Aksa’yı hedef almak ve Batı Şeria’da yeni korsan yerleşim yerleri planlamak yerine, İsrail-Filistin anlaşmazlığını tamamen ortadan kaldıracak iki devletli çözüm için çabalamak ve bölgede daha fazla istikrarsızlaştırıcı adımları durdurmaktır."

"Figüranların oyunlarına gelmeyecek tecrübeye sahibiz"

Türkiye'nin köklü devlet geleneğine ve kararlı duruşuna dikkat çeken İletişim Başkanı Duran, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

"Türkiye olarak, soykırımcı Netanyahu'nun istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele etmeye ve Suriye başta olmak üzere bölgemizde barışçı politika izleyen tüm devletlerin yanında durmaya devam edeceğiz. Türkiye, bölgenin en tecrübeli ve köklü ülkelerinden biridir. Bizim devlet geleneğimiz derindir. Tedbirli, serinkanlı ve kudretli bir ülkeyiz."

"Tarih bizim kendi güvenliğimiz, devletimizin bekası ve milletimizin selameti için yapamayacağımız hiçbir şey olmadığını açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışımız bugün de değişmemiştir. Ancak Netanyahu gibi figüranların, bölgemizdeki barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek kadar da tecrübe sahibiyiz. Biz, bölgemizde ve dünyada barışı önceleyen, barış için gayret gösteren bu yaklaşımıyla, dünyada takdir gören bir ülkeyiz. Kendi politik geleceklerini garanti altına almak için, bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecek Netanyahu gibi itibarsızların kanlı oyunlarını, Türkiye’nin basiretli ve barışçıl dış politikası bozacaktır. Kimse, milletimizin ve dostlarımızın huzurunu kaçıramaz. Türkiye buna asla müsaade etmez."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız